DESTEKÇİ YAZARLAR (Kemik Kadro Yazarları🗡️)
6 stories
PUSULA | Tamamlandı par fatmakaynakk
fatmakaynakk
  • WpView
    LECTURES 32,149
  • WpVote
    Votes 12,983
  • WpPart
    Parties 89
"Seni kaybedemem." dedim. Avuç içleriyle yanaklarındaki taze ıslaklığı yok etti. "Beni kaybedeceksin." ~ Böyle, değil mi? Sadece hatıralar Aren. Önemli olan sadece, bu dünyaya bıraktığımız hatıralar." ~ Bana yönünü kaybedip boğulan, dalgalarla boğuşup denizlerin kıyılarında hayat bulan kaplumbağalar gibi hissettiriyordu. ~ PUSULA, ETKİSİNDE KALACAĞINIZ BİR KİTAPTAN DAHA FAZLASI... KİTABA GİRİN VE ROMANTİZM, DRAMA KRALİÇENİZE SELAM VERİN. ✨ 1# tablo 1# pusula 2# resim 4# ressam 6# yara 7# psikoloji 9# yeniyetişkin 10# psikolog 23# drama TÜM TELİF HAKLARI BU HESABA,BU YAZARA AİTTİR. ÇALINMASI, KULLANILMASI VB. HALİNDE YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR. 31|07|23p
NEFRETİN TOHUMLARI par senaguleryuzz
senaguleryuzz
  • WpView
    LECTURES 91,625
  • WpVote
    Votes 14,261
  • WpPart
    Parties 64
O gün, "Bir insan kaç kere ölür," demişti silahın namlusunu koluma sürterken. Geçmişi düşünürken acıyla gülümsedim. "Bir insan kaç kere ölür, gece yüzlü adam?" Ve, titreyen ellerimle tetiğe bastım. •••• Yerde bir hançer. Ve Canavar'dan önce hançere ulaşmaya çalışan 4 ayrı kişi. Araf hançere doğru koşuyor, elindeki fotoğrafı sıkı sıkıya tutarak. O fotoğraf Araf'a yaşam veriyor, Araf ise o yaşam için kendisini de etrafındakileri de ateşe veriyor. Eksen hançere doğru koşuyor, kendisini yavaşlatan yüklerden kurtulmak için ceplerini boşaltıyor. Cebinden çıkan tek şey erik, kalan yük Eksen'in ruhunda. Ödetmek istediği bedellerin yükü onu geriye çekiyor. Eksen'in koştuğu yoldan bir kadın hançere doğru koşuyor, Süveyda. Geçmişin gölgesi de onu kovalıyor. Baş koyduğu yolda yaşanacak her şeye razıydı ama yolu attığı her adımda kana bulanıyor. Eymen hançere doğru koşuyor, hançere ulaşmayı istemesinin sebebi diğerlerinden farklı. Hançeri canavara saplamaktansa, hançeri elde etmek isteyenlere saplamayı hedefliyor. Hepsi hançere ulaştığında Canavar da oradaydı. Hançeri almak için Canavar ile savaşmaları gerekiyordu. Ama dışarıdan bakan kimse canavarı ayırt edemedi, çünkü canavar artık hepsiydi... #psikoloji 8 #gizem 66
AŞKIN KILICI (TAMAMLANDI/DÜZENLENİYOR) par wpersephone0
wpersephone0
  • WpView
    LECTURES 42,306
  • WpVote
    Votes 4,788
  • WpPart
    Parties 76
19. yüzyılın sonlarında Linda, hem bir savaşçı hem de bir hanımefendi olarak kimliğini bulmaya çalışır. Babasının sayesinde aldığı kılıç ve ok dersleriyle özgür bir ruh olarak yetişmiştir, ancak annesi, onun toplumun kurallarına boyun eğen bir hanımefendi olması için baskı yapar. Linda, evlenme yaşı geldiği gerekçesiyle zorla sosyal ortamlara sürüklenirken, özgürlüğü ile tehdit edilerek kendini istemediği bir randevuya razı bulur. Linda, Nick ile bir baloda buluşur. Fakat bu randevu, sıradan bir karşılaşma değildir. Linda, bu adamın hayatını sonsuza dek değiştireceğinden habersizdir. Daha sonra ise her zaman gittiği ormanda tesadüf eseri aynı adamın kuzeni olan David ile tanışır ve kalbinin derinliklerinde bir çatışma başlar. Bir yanda kendini adadığı yol, diğer yanda David ile hissettiği çekim... Linda, tutku, ihanet ve özlemin iç içe geçtiği bir girdabın içinde kendi kaderini çizmeye kararlıdır. Aşk mı, özgürlük mü? Linda, her ikisi için de savaşmaya hazırdır.
BİRLİKTE MİYİZ? par busrauzuun99
busrauzuun99
  • WpView
    LECTURES 34,803
  • WpVote
    Votes 19,433
  • WpPart
    Parties 46
En son ne zaman görmüştüm onu? 3 yıl? ya da 4? ''Bu bizim son görüşmemiz olacak Neva.'' demişti Baran. Hayatımdan tamamen çıkıp giderken sadece bir cümle söylemekle yetinmişti. Altı kelime... Daha fazlasına gerek duymamıştı. Peki ya şimdi? Ne değişmişti? Beni ona hatırlatan neydi? Ansızın yanına çağırmasının bir sebebi olmalıydı. Sözünden döndürecek bir sebep...
BU SADECE BAŞLANGIÇ par demet83
demet83
  • WpView
    LECTURES 12,832
  • WpVote
    Votes 3,991
  • WpPart
    Parties 39
Elimi uzatıp onun elini tuttuğumda beni kaldırıp kucağına aldı. Kendi etrafımızda dönüp duruyorduk. Sanki dans eder gibiydik.. ***** Şimdiyse burada, bu kana bulanmış savaş alanında, yer yüzüne mahşer gününü bizzat ben getirdim. Bu günün geleceğini hep biliyordum. Üzerimde savaş zırhım, elimde gümüş kılıcım ve acımasız ordum ile onlara yaptıklarımı çoktan haketmişlerdi. Ve bu onlara sunduğum en merhametli adaletti. Bu kan vadisinde yürürken, gözlerimi kapattım ve kan kokusunun ciğerlerime dolmasına izin vererek derin bir nefes aldım. Zaaflarımdan tamamen arındım. Artık beni durdurabilecek bir güç yok. Belki de geçmişte o köprüden geçmeme izin verilmeliydi. Ama artık çok geç. Ne benim, nede bir başkasının o köprüden geçmesine asla izin vermeyeceğim. Her iki alemde de onlara cehennemi yaşatacağım. Cennet artık onlar için sadece masaldan ibaret. Bu yüzden onu yakmalıyım. O köprüyü sonsuza dek yok etmeliyim. Savaş başladı... Peki ya siz; hiç ay ışığında iblis ile dans ettiniz mi? ***** Tarihteki ilk cinayet... İyi ve kötü arasında ezelden beri devam eden savaş... Kendi çocuğunu katleden bir anne... Asırlardır süren imkansız bir aşk... Henüz işlenmemiş bir cinayet... Selam, Bu tarihi fantastik kurgu içerisinde pek çok şey bulacak ve sayısız maceraya atılacaksınız. Yer yer tanıdık isimler ve mekanlar olsa da, genel olarak hikayede ki yer, mekan ve kişilerin hemen hepsi hayal ürünü ve hikaye tamamen kurgudur. Ve tüm hakları saklıdır. Çalınması veya kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!! Keyifli okumalar dilerim..❣️ +18 ve şiddet- küfür içerebilir*
+22 autres
SON RUBLE par ilaydaK14
ilaydaK14
  • WpView
    LECTURES 216
  • WpVote
    Votes 93
  • WpPart
    Parties 15
Ona doğru hafifçe döndüm, başım koltuğun arkalığına düştü. Gözlerim bulanıktı ama ona bakmaya çalıştım. "Cerrah demek..." dedim, sesim bir fısıltı gibiydi ama tehditkârdı. "Size bir adım daha yaklaştım Uygar Bey. O masadaki makinenin, o dikişlerin arkasında kimin olduğunu biliyorum artık. Farkında mısınız? Çember daralıyor." Uygar, derin bir iç çekti. Bana bir suçluya değil, hasta bir çocuğa bakar gibi bakıyordu. "Alistair benim üniversiteden, Massachusetts Institute of Technology yıllarından arkadaşım Afra Hanım. En yakın dostlarımdan biridir. Kendisi bir kalp cerrahı, evet; ama bu onu sizin hayali suçlarınızın ortağı yapmaz. Zihniniz o kadar karanlık senaryolarla dolmuş ki, gerçek bir dost meclisini bile cinayet mahalli sanıyorsunuz." İnanmadım. İnanmak istemedim. Ama sesindeki o samimiyet, alkolün etkisiyle birleşince savunmamı düşürdü. Yol boyunca konuşmadık. İstanbul'un ışıkları camdan akıp giderken, yenilgi ve alkol başımı iyice ağırlaştırdı. Galata'daki evin önüne geldiğimizde araç durdu. Kapım açıldı ama ayağa kalktığımda dizlerim beni taşımadı. Sendelerken Uygar yine oradaydı. Koluma girdi, ağırlığımı ona vermeme izin verdi. Asansörde bile bana eşlik etti. Kapının önünde durduğumuzda, anahtarı çıkarmaya çalışırken elimden aldı ve kilidi çevirdi. Kapıyı açıp beni içeri buyur ettiğinde, gözlerindeki o tuhaf bakışı yakaladım. Acıma mıydı, yoksa başka bir şey mi? "İyi uykular Savcı Hanım," dedi, sesi gecenin sessizliğinde yankılandı. "Yarın sabah uyandığınızda, dünyayı bu kadar korkunç bir yer olarak görmemenizi dilerim." Arkasını dönüp gitti. Ben ise kapının pervazına yaslanmış, onun gidişini izlerken içimdeki o heyecanın yerini derin bir boşluğun aldığını hissettim. Avıma yaklaştığımı sanmıştım ama o, beni evime kadar bırakan bir centilmen rolüyle gardımı paramparça