xh_yldzx adlı kullanıcının Okuma Listesi
9 stories
ZEHİRLİ KALPLER by mmavi_bulutt
mmavi_bulutt
  • WpView
    Reads 7,970
  • WpVote
    Votes 582
  • WpPart
    Parts 13
Bir tarafta İtalya'da yaşayan dünyanın en büyük mafyanın torunu, en büyük mafya adamı KARAN, bir tarafta ise Türkiye'nin en zengin ailesinin torunu BADE.. Birbirlerini tanımadan yapılan bir iyilik ile kader ağları örülmeye başlar.. Peki ileride kaderin oyunu ile gerçek bir aşka dönüşebilecek miydi? Her şey bir tesadüf ile mi başladı, yoksa en başından beri planlı bir oyun muydu?? İkisinin de hayatlarındaki en büyük ortak özelliği bu zamana kadar göremedikleri SEVGİDİR.... Bu sevgi boşluğunu birbirlerinde tamamlayabilecekler mi?? ♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧ Dolan gözlerim ile onun gözlerine bakarak, tek sorduğum şey; ""Sei dolorosamente bella" ne demek?" Gözlerini benden kaçırmak ister gibiydi ama kaçıramıyordu. Ellerimi sımsıkı tuttu, kısık sesi ile; "Acı verecek kadar güzelsin.." Gözyaşlarımı tutamadım, onun karşısında öylece ağladım. Bu acılar beni fazlası ile yakıyordu, tek beni değil onu da yakıyordu.. ♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧ !!!! TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR.. İZİNSİZ (Ç)ALMA OLURSA GEREKEN İŞLEMLER YAPILACAKTIR... Yayınlanma tarihi: ♡26.07.2023♡
GECENİN İZİ by hisssizyazar
hisssizyazar
  • WpView
    Reads 644,043
  • WpVote
    Votes 29,524
  • WpPart
    Parts 54
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,279,200
  • WpVote
    Votes 1,605,392
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 3,646,991
  • WpVote
    Votes 159,660
  • WpPart
    Parts 35
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
SİYAHIN YANSIMASI by evrem_65
evrem_65
  • WpView
    Reads 8,027,487
  • WpVote
    Votes 250,056
  • WpPart
    Parts 73
Manevi ailesini kaybeden ve bundan dolayı manevi kardeşiyle arası açılan Berra Derin duyduğu hakaretlere, gördüğü dışlanmaya daha fazla dayanamayıp soluğu İstanbul'da alır. Kendine yeni bir yol çizmeye karar verirken hesapta olmadığı bir şey olur. Kaan Erdinç ile yolları kesişir. Kaan Erdinç'in geçmişi açığa çıkmasıyla beraber Berra kendini siyah beyaz dünyasında bulur. Bu dünyadan kendini uzaklaştırmak isterken Kaan'ın eli Berra'nın hep üstünde olur. ALINTI "Gideceksin dedim!" Dudağının arasından tısladı. Sinirli hali beni korkutuyordu. Fakat gitmemi istiyordu. Burasının benim için tehlikeli olduğunu söylüyordu. Beni mi düşünüyordu? Sanırım bu son soruyu bin defada tekrarlasam usanmayacaktım. Çünkü söz konusu bendim. "Benim hakkımda hiç bir şeye karar veremezsin anladın mı?" Yüzüne avazım çıktığı kadar bağırdım. İki ellerimle omzuna bastırdım. "Hiç bir yere gitmiyorum, bunu o taş kafana sok!" Kaan'ı omzundan iterek odadan koşar adımlarla çıktım. Arkamdan "Berra!" Diye kükredi. Asansörün kapısı açılınca '0' düğmesine bastım. Kapının hızlı kapanması için düğmeyi zorladım. Kapı yavaş yavaş kapanırken gözlerimi kapattım. Rahat bir nefes verip gözlerimi açtım. Asansör kapısının arasında el görünce çığlık attım. Tek eliyle asansörü durdurdu! "Sen manyaksın!" Yüz ifadesi beni çok ürkütüyordu. Üstüme doğru gelince kendimi kapana sıkışmış gibi hissettim. Hızlı bir hareketle herhangi bir asansör düğmesine bastı. Asansör ani bir çekimle durdu. Işıkların sönmesiyle gözlerimi kapattım. "Kes şunu!" Soğuk ve güçlü elini çenemde hissettim. Çenemi sıktığında acıyla inledim. Refleks olarak iki elimle, çenemi sıktığı elini tuttum. İtmeye çalışıyordum fakat gücüne karşı gelemiyordum. Ne yaptığını idrak etmeye çalışırken nefesini tenimde hissettim.
YALANCI MASAL by mirayyenerr
mirayyenerr
  • WpView
    Reads 48,891
  • WpVote
    Votes 3,856
  • WpPart
    Parts 14
"Sen, masalların büyülü yanına bel bağlayacak kadar masumsun Helen ama bana boynumu büktürecek kadar da tehlikeli bir sevimliliğin var." Helen; eğitimi, idealleri ve elde etmesi gereken para için çıkacağı çetin yolda, yürekten inandığı ve her daim hayranı olduğu masallar diyarının kapısını aralayacağını bilmiyordu. Planları, hiç beklemediği bir evreye taşınırken kalbinin sesini susturması ve amacına giden yoldan sapmaması gerekiyordu ancak hayatın onu, girdiği masalda kahraman yapmadan bırakmaya niyeti yoktu. Pars; ailesini ve kariyerini ön planda tutmaktan tek an olsun imtina etmeyen, kariyerindeki ünü sayesinde parmakla gösterilen ve ülke çapında başarıdan başarıya koşarak tuttuğunu koparan bir mimardı. Aşılmaz duvarlara sahip olan sarayının kapısının bir gün ansızın aralanmasıyla alt üst olan düzenini eski haline getirmek ve asla inanmadığı o masalların diyarına onu sürüklemeye çalışan genç kadına kapılmamak artık en önemli önceliğiydi. Ancak ikisinin de bilmediği kilit bir detay vardı. "Anlatıcı, bir varmış bir yokmuş dediği an masal başlar Efsanelerin büyülü ezgisi kulaklara dolar ve senfoni orkestrası düşleri fısıldar. Ritmik bir melodi eşliğinde kalpleri mühürleyen şarkıyla tüm hayal alemi susar Zamansızlığın içinde başlayan efsanelerin satır aralarındaki eksiği, aşk tamamlar." ©Kitabımın çalınması veya kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılır. Her detayı tarafıma aittir.
ZEVAHİR by __okuyan94__
__okuyan94__
  • WpView
    Reads 4,758,411
  • WpVote
    Votes 237,001
  • WpPart
    Parts 85
"Lütfen... Hayır," dedim adımlarım geri geri giderken. Buradan uzaklaşmalıydım. Silahtan, bağlı adamdan, karşımdaki gözü dönmüş adamdan... Hepsinden kurtulmam lazımdı. Başıma ağrı saplanmıştı ve başım dönüyordu. "Lütfen. Gitmek istiyorum." "Pekala. Demek sen yapamıyorsun ama biri yapmak zorunda," dedi mavi gözlerini üstümden çekip, bağlı adama yönlendirirken. "O zaman ben yaparım." Ne yapmaya çalıştığını anladığımda ise her şey için çok geçti. Silahı tutan kolu havalandı, durmasını söylememe fırsat vermeden parmağı tetiğe ulaştı ve ucunda susturucu olan silah patladı. Korkuyla açılan gözlerimden gözyaşı döküldüğünde ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum. "Bunun suçlusu sensin, Doğanay." Ruhuma damlatılan karanlık büyüdü ve altında kaldı.