Asker&polis&ajan
166 stories
SARFINAZAR ~İçimdeki Yıldırım~ by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 11,657,276
  • WpVote
    Votes 532,717
  • WpPart
    Parts 68
"Fazla vaktinizi almayacağım, direkt konuya gireceğim. Birçok şeyin farkındayım. Bana karşı beslediğiniz duygularınızın da, her görev emrinde dönüşümü beklediğinizin de, her yara aldığımda acı çektiğinizin de hepsinin farkındayım." Gözlerini gözlerimden ayırmadan sıkıntılı bir nefes çekti ciğerlerine. Kelimelerini özenle seçtiği o kadar belliydi ki, söyleyeceği şeyi söylemek aynı zamanda da bunu beni kırmadan yapmak için kendisini frenliyordu. "Kendinize bunu yapmayın. Size defalarca söyledim, benim hayatımda böyle bir şeye yer yok." Birkaç gündür ağlamaktan kuruyan gözlerim son cümlesiyle tekrar dolarken ona belli etmemek için başımı yere eğdim. Zorlamayacaktım, onu sevmem için onun sevgisine ihtiyacım yoktu. Ben onu, onsuz da severdim. "Anladım." dedim fısıltıyla. Eğer yüksek sesle söyleseydim ses tellerimin titrediğini anlardı. Karşısında sevgi dilenen aciz bir kız gibi durmak istemiyordum. Birini sevmek hiçbir zaman acizlik değildi. Zaaftı, her insanın tadamayacağı ama tadanın da binlerce kez şükredeceği bir duyguydu. Yaşamı boyunca bir insan için olup olabilecek en güzel zaaftı sevgi. "Başka bir şey yoksa eğer.. İyi günler." Dolu gözlerimi görmesin, bana acımasın diye başımı kaldıramadım. Yanından geçeceğim sırada kolumu tutan iri kemikli, nasırlı elleri tüm vücudumu ateşe vermiş gibi titretmişti. Sesli yutkunuşunu ve kolumdaki elinin titrediğini hissettim. Baş parmağı kolumun üzerini bilinçsizce okşarken yerde olan gözlerim kolumdaki elini buldu. Bir an için fikrini değiştirdiğini sandım ama o bunu fark ettiği gibi elini hızlıca geri çekti üzerimden. "Vazgeç.." diye mırıldandı acı çeker gibi. Sesi kısık ve pürüzlüydü. "Beni sevme. Ben ruhu olmayan, yaşamayı bilmeyen, acı hissetmeyen bir adamım. Sana acı vermek, bu hayatta isteyeceğim en son şey bile değil." 🔴 (Minimum Aksiyon/Bol Aşk)
SIRLAR ÇEMBERİ by nnillissa
nnillissa
  • WpView
    Reads 12,240
  • WpVote
    Votes 792
  • WpPart
    Parts 14
Savaşın içinde doğanlar ömür boyu savaşla büyür, derdi büyüklerim. Kendi savaşıyla. Patlayan silahlar duydu kulaklarım. Ağlayan gözler ve kanayan bedenler gördü gözlerim. Kötülüklerin içinde kalmış bir çocuktum. Katillerin elinden yiyen, zincirlerden ip yapıp zıplayan, kurşunları taş zannedip sek sek oynayan küçücük bir çocuk. Geçmişimi çaldılar, bir geleceğimse; hiç olmadı. Büyüdüm,intikam almak için... Ben hep tetiği çeken oldum. Masumiyetini kaybetmeyenlere dokunmadım ama suçu olana hiç acımadım. Öldürdüm ve gömdüm. Gerek demirlerin arasına, gerek kara toprağa. Ve kötüyü öldürmek hiçbir zaman canilik olmadı. Oysa öldürmenin canilik olduğunu herkes konuşurdu ama hakedenlerin masumlarda bıraktığı yaraları kimse görmezdi. Ben VİRA SALVAZ. Elleri kandan görünmeyen, ölü bedenlerin tek sebebi. Ve benim zincirlerim, henüz daha asıl hakeden bedenlere dolanmadı.
SUNGURUN PENÇE İZİ by RukiyeAslan990
RukiyeAslan990
  • WpView
    Reads 1,029,097
  • WpVote
    Votes 58,080
  • WpPart
    Parts 37
BU BİR ASKER KURGUSUDUR. "Sen nasıl özel kuvvetsin ya? Mayına bastım diyorum. Kasaturayla falan imha etsene yüzbaşı!" Bir yandan da hönkürerek ağlıyordum. "Kal böyle de aklın başına gelsin. Belki akıllanırsın ağlayan bela." Ağlarken küfrettim."Senin gelmişini geçmişini..." Beni durdurup sırıttı. "Sana yardım edecek yegâne kişi benken küfür mü edeceksin?" Telaşla bağırdım. "KÜFÜR YOK! VALLAHİ BİLLAHİ TİLLAHİ YOK!" "Tamam sus artık kızım ya! Yardım edeceğim." Bu sefer de sevinçten ağladım. "Şimdi ne yapacağız komutan. Sen benim yerime bassana şuna ben yoruldum." Yere bakmadan parmağımla işaret etmiştim mayını. Hayretler içerisinde bana baktı. "Yok yok ben gidiyorum. Dünya için bu iyiliği yapmam gerekiyor." "Ölüme mi terkedeceksin beni?" "Tek seferde anlamana sevindim." Arkasını dönüp gidecekken durup hala zırlayan bana baktı. "Neyse sana ufak bir kıyak yapayım. Sakın ayağını oynatma. Yoksa uf olursun. Hadi rastgele." Yürümeye başlamasıyla ağlayarak tek bir cümle çıktı dudaklarımdan. "ANNEMİ İSTİYORUM BEN!" *. *. *. Yüzbaşı Cihangir Demiralp. Pilot Teğmen Devrim Işık Uluöz.
TEĞMEN  by ceylintkm
ceylintkm
  • WpView
    Reads 19,428
  • WpVote
    Votes 744
  • WpPart
    Parts 59
Yeni karakola yeni bir tim gelir ama iki timin komutanları son derece inatçı ve dik kafalıdır ikisi de en yakınını şehit haberiyle sarsılır. Gece yetimhanede büyür çok küçük yaşta hayat onu yere serer. Pars ise babasıyla büyür ama sevgiyi çok az bilir, sevdiği kadın tarafından aldatılır. Gece annesinin onu terk etmesiyle hayata küserken Pars annesinin şehit haberiyle hayata küser. İki inatçı teğmenin hikayesi bu... ( Küfür içerir bi şans verin)
VATAN TARİFİ by simgemsibisi
simgemsibisi
  • WpView
    Reads 650,655
  • WpVote
    Votes 33,704
  • WpPart
    Parts 42
Her şeyin bir tarifi vardır aynı vatanın olduğu gibi. Peki Vatan sevgisi tarifli midir? Yoksa bu sevgiye bu yola kendini adamış askerlerin mücadelesinin tarifsizliği mi?
KIZIL GERDAN (Kitap Oldu) by Piyamor
Piyamor
  • WpView
    Reads 663,477
  • WpVote
    Votes 49,783
  • WpPart
    Parts 39
Balca Zorlu, çocuk yaşta tanık olduğu bir kaybın izlerini hiçbir zaman silemedi. Adli tıp uzmanı olarak, hayatını ölülerin ardında bıraktığı sessiz sırları çözmeye adadı. Ancak tıp fakültesine başladığı dönemde Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatından gelen gizli bir teklif, onu karanlıkta görev yapan bir gölgeye dönüştürdü. Yedi yıl boyunca yalnızca yazışarak iletişim kurduğu, kimliğini bilmediği bir istihbarat uzmanıyla birlikte çalıştı. Seslerini duymaları, yüzlerini görmeleri, gerçek isimlerini öğrenmeleri yasaktı. Sadece görev notları, şifreli cümleler ve zamanla kelimelerin arasına sızan yasak bir yakınlık vardı. Balca, dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayat yaşıyor gibiydi. Ta ki bir yaz tatilinde, ailesinin yanına dönene dek. Abisinin denizci arkadaşıyla tanıştığında, geçmiş yedi yılın gölgesi aniden karşısına dikildi. Onu tanımıyor olmasına rağmen Ali Cihan Gencer'de her şey olması gerekenden fazla gibiydi. Gerçekle kurgu arasındaki çizgi silinirken, Balca hem görevini hem de kalbini sorgulamak zorunda kalacaktı. Çünkü bazen bir yabancı, en derine dokunan kişi olabilir. Ve en büyük sırlar, en tanıdık yüzlerin ardına gizlenir.
Dilhun Kalbimin Davası  by squerenciae
squerenciae
  • WpView
    Reads 297,086
  • WpVote
    Votes 15,411
  • WpPart
    Parts 34
Avukat Gökçe Eraslan, yanlışlıkla müvekkili yerine bir askeri arar ve o askerin hayatını kurtarır. Ardından olan olaylar nedeniyle Gökçe, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalırken şehit ve asker çocuklarını eğiten gizli Oğuz Teşkilatı'nın varlığını öğrenmesi hayatında birçok şeyi değiştirir. Diz kapağımız yara olduğunda, "Öpünce, geçer." der annelerimiz. Peki ya yüreğimizdeki yara, ruhumuzdaki yara? Onların öpülmesi mümkün değil. O yaralar; öpülünce geçen yaralar değil, sevilince geçen yaralardır. Ama sevgi her yarayı iyileştirebilir mi? "Kızların en çok diz kapakları acırmış, benim en çok yüreğim acırdı." "İyileşmek, yaralılara özgü bir şeydir. Ölüler, iyileşemez." 🌼 "Güçlü, olmayı ben istememiştim. Hayat, beni güçlü olmak zorunda bırakmıştı. Bazı kızlar annelerinin savaşçısı, bazıları ise babalarının prensesi olurken ben ne annemin savaşçısı olmuştum ne de babamın prensesi... Ama ben aldığı her davayı kazanan, zor durumda olan kadınlara, küçük kızlara yardım eden, güçlü ama aynı zamanda ruhu ölü bir kadın olmuştum. Ve bu da benim Dilhun Kalbimin Davasıydı." 🐺 "Türk Askerinin tek aşkı, vatandır." "Vatanımız, verilen binlerce şehite nasıl değiyorsa sende sevgime o kadar değiyorsun..." 🐺 & 🌼 ~ Bu kitaptaki kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. ~ (Yayınlanma Tarihi: 04.02.2023) Dilhun Kalbimin Davası adıyla yayımlanan ilk hikayedir!
Dağların Çift Başlı Kurdu (Düzenleniyor) by Nazlas0
Nazlas0
  • WpView
    Reads 463,074
  • WpVote
    Votes 2,469
  • WpPart
    Parts 2
"Sakın, sakın Ala, aklının ucundan dâhi geçirme." Diye burnundan soludu. Sinirle bir adım attım. İşaret parmağımı doğrulttum. "Sakın Yüzbaşı, sakın ola bana o isim ile seslenme. Senin o ismi demeye artık hakkın yok! Balca'yım ben anladın mı?!" Sendeledi, canı yanmıştı, yansındı. Bana bunu yapmayacaktı. "Senin adın o, ben nasıl senin adını başka bir isminle sesleneyim Ala!" Benim adım artık Ala değildi, o Ala'yı bitirmişti, Ala tekrar ölmüştü. Bir daha gelmemek üzere. Sinirle omzundan ittim. Tekrar sendeledi. Kimsenin yıkamadığı Yüzbaşı Karan Çevik'i ben bir itmeyle yıkıyordum. "Öldürdün lan Ala'yı, öldürdün. Bir daha geri getirmemek üzere öldürdün." Gözlerinde yapma der gibi bir hâli vardı. Yapacaktım. "Deme öyle, nolursun Ala yalvarıyorum sana deme öyle." Sol gözünden yaş aktı. "Ne yalvarıyorsun lan sen bana! Ne hakla? Hangi sıfatla bana yalvarıyorsun. Artık ne ölüne ne ölüme Karan Çevik." İki Yüzbaşı, iki çocukluk arkadaşı, iki asker arkadaşı, iki şehit çocuğu, iki yaralı çocuk. Bir tim komutanı, bir o timin askeri. Ya ikisi birbirini tamamlayacaktı, ya da ikisi de birbirini bitirecekti...
Dağların Asenası by birazdanbiseyler
birazdanbiseyler
  • WpView
    Reads 410,433
  • WpVote
    Votes 19,690
  • WpPart
    Parts 35
Yüzbaşı Asena Yılmaz aylar önce içlerine sızdığı teröristlerin arasındayken esir düşen askerleri kurtarmak için ifşa olur. Yuvasına döndüğünde ise yeni timinin yanında görevine döner. ** "Yüzbaşım!" "Komutanım burayı temizledik" dediğimde derin bir nefes verdiğini duydum. "Sonunda yuvaya dönüyorsun" Samimi ve içten bir şekilde söylediği cümleyle üzerimden bir yük kalktığını hissettim. 6 aydan fazla bir süredir buradaydım ve artık evime dönüyorum. Dağların Asenası artık yuvasına dönüyor. •• Bu isimle olan ilk kitaptır.