Safe place ♧
7 cerita
HAYATTA KALMA SANATI oleh HaKuGu
HaKuGu
  • WpView
    Membaca 75,553
  • WpVote
    Vote 214
  • WpPart
    Bab 1
Huzurla yaşadığın evinde yalnız mısın gerçekten? Hiç tanımadığın ve sokakta gördüğünde yüzünü çevirdiğin biri ile paylaşmak ister misin? Peki ya onu sevmeye ne dersin? Bu, evsizlerin değil, bunu sanata dönüştüren köstebeklerin hikayesi... ❥ h.k. gümüş
SARKAÇ(Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 16,982,721
  • WpVote
    Vote 628,123
  • WpPart
    Bab 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
ÖLÜMÜN KORKAK FEDAİSİ  oleh HaKuGu
HaKuGu
  • WpView
    Membaca 653,230
  • WpVote
    Vote 34,765
  • WpPart
    Bab 24
"Papatyalar da yalan söylüyor artık. Aslında beni hiç sevmemiş." Hande Kayla, karanlıkla uğraşmayı meslek edinmiş bir psikolog. Türkiye'nin dört bir yanından gelen psikologları bünyesinde barındıran özel bir kurumda çalışmaktadır. Kurum, günümüzün bilinmeyen hastalıklarını inceleyip yeni tedavi yöntemleri bularak, dünya çapında tanınmayı hedeflemektedir. Bir gün Hande, kendine zarar veren genç bir adamla tanışır. Sessizliği, hüzünlü bakışları ve gizemli karanlığıyla Hande'yi derinden etkiler. Kurum, genci denek olarak kullanmak ister; Hande ise bu fikre karşı çıkar. Ancak kurum ve genç arasında sıkışan Hande, kendini beklemediği olaylar silsilesinin içinde bulur. Papatyalar masum değildir, elma şekeri tatlı değildir, örümcek ağları görünenden fazlasını saklamaktadır. Ve bazen, iyileştirmek istediğin kişi, seni kendi karanlığında boğar.
BÜLBÜL KAPANI oleh Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Membaca 21,255,519
  • WpVote
    Vote 1,323,271
  • WpPart
    Bab 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
YANGINDA EN SON KÜLLER ÖLÜR oleh binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Membaca 424,175
  • WpVote
    Vote 40,529
  • WpPart
    Bab 6
Parmaklarım küllerinde dolaştı. Sonra birden yağmur bastırdı. Gülümsedim ve beni izledi. Sustu ve onu dinledim. Sessizliği bile güzeldi. "Çünkü Leyla, çünkü iki gözüm, yangında en son küller ölür."
Coraline Yok Olmak İstiyor oleh Bblue_Moon
Bblue_Moon
  • WpView
    Membaca 113,073
  • WpVote
    Vote 8,617
  • WpPart
    Bab 42
"Ama hayır, Coraline yemek istemiyor ve evet, Coraline yok olmak istiyor."
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) oleh Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Membaca 9,420,124
  • WpVote
    Vote 729,767
  • WpPart
    Bab 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.