rianosaurus
- Reads 1,455
- Votes 332
- Parts 17
Chan, başını yavaşça kaldırdı. Gözlerinde ne bir tanıdıklık ne de bir sempati vardı. Seungmin'e sanki ilk kez görüyormuş gibi baktı; oysa Seungmin aylardır onun görüş alanındaydı.
"Sen Minho'nun yanındaki çocuksun, değil mi?" dedi Chan, sesi ruhsuz ve yorgundu. "Adın ne demiştin?"
"Seungmin... Aynı kulüpteyiz Chan. Senenin başından beri..."
Chan hafifçe omuz silkti, sanki bu bilgi hayatında hiçbir şeyi değiştirmeyecekmiş gibi. "Bak Seungmin, dürüst olacağım. Benim bir geleceğim, girmem gereken sınavlar ve bitirmem gereken besteler var. Seninle ya da bir başkasıyla burada vakit öldürecek, havadan sudan konuşacak tek bir saniyem bile yok. Vaktim çok değerli ve sen şu an onu harcıyorsun. Lütfen bir daha yanıma bu tarz boş tekliflerle gelme."
Seungmin tek bir kelime bile edemedi. Chan, daha Seungmin arkasını dönmeden defterini tekrar açmış, onu çoktan unutmuştu bile.
Arkasında odağı tamamen bozulmuş, kafası karışık bir Chan bıraktığından habersiz bir şekilde gözleri dolarak kütüphaneden ayrıldı.
Sadece onu dinleseydi, en azından ona olan hoşlantısını dile getirmesini bekleseydi, bu kadar kırgın hissetmezdi Seungmin.
düz yazı - texting