Senin Gafan Protez Muhallebi Çocuuu
6 stories
Sumigna'nın Çiçeği by sayonararara
sayonararara
  • WpView
    Reads 133
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 1
"Gerçekten de sadece bunun için mi geldin?" Kapı pervazına yasladığı koluyla oldukça davetkar bir şekilde bana kaslarını sergiliyordu. Üzerinde hiçbir şey olmadığı için resmen 'gel beni ye' diye bağıran kaslarından gözlerimi çekip yüzüne bakabilmem epey bir zaman almıştı. İtiraf edeli çok olmuştu, benim kaslara zaafım vardı. "Ben.." Tereddütle konuşmamı yarıda kestiğimde önüme seçenek ekranı çıkmıştı. □A- 'Başka bir nedeni mi olması gerekiyor?' şeklinde alaycı bir cevap ver □B- Gözlerini kaçırıp başka bir nedenle burada olmak için yeterince yakın olmadığınızı söyle □C- 'Tabii ki de Hayır' de ve dudaklarına yapış (34 altın) C! C! C! Kesinlikle eminim, son kararım! Üç evet ile- [Uyarı! Yeterli altınınız bulunmamaktadır. Reklam izleyerek 1 altın kazanmak ister misiniz?] Hay sikeyim böyle işi! ~ Tek eğlencesi otome oyunları ve webtoonlar olan, asosyal bir liseliydim. Matematik yazılısından önce bitirmeye kararlı olduğum otome oyunu için günlerimi telefon ekranında geçirdikten sonra oyunu, her karakterin de mutlu sonunu görmek için teker teker bitirdiğimde sonunda gönül rahatlığı ile yatağa girebilmiştim. Ancak gözlerimi oyunun içinde açmayı beklemiyordum. Üstelik buradan çıkmak için oyunu tamamlamam gerekiyordu. Şey, o kadar da zor olmadığını düşünüyorum ne de olsa 4 ana karakterin her birinin de mutlu sonunu görmek için oyunu defalarca kez oynamıştım. Yani zor olmamalıydı, değil mi?
Damsel is the distress by sayonararara
sayonararara
  • WpView
    Reads 271
  • WpVote
    Votes 29
  • WpPart
    Parts 2
Sapkın ve karanlk bir romantizm hikayesinde gözlerimi açtım. Ana karakterdim ve bu büyük talihsizlikti çünkü erkek karakterlerin hepsi de kafayı bana takmış manyaklardı! Yine de pes etmedim. İlk seferinde de, ikinci seferinde de ve hatta üçüncü... Ama artık bu kadarı yetmez mi? Sanırım bu psikopatlardan kurtulmanın tek yolu onları öldürmek. ~ Kitap başlığı yarı yanlış bir ingilizce ile tamamen kelime oyunu odaklı yapılmıştır. Popüler bir tabir olan 'damsel in distress' yani tehlikedeki küçük bayan kalıbını 'küçük bayan tehlikenin ta kendisidir' anlamına gelecek şekilde orijinal halini andırması için bu şekilde kullandım. Yani evet, Damsel is the distress.
Ben Bu Kitabın Kötü Karakteriyim by sayonararara
sayonararara
  • WpView
    Reads 2,164
  • WpVote
    Votes 229
  • WpPart
    Parts 5
'İmparatorun Kılıcı' Önceki hayatımda okumaktan zevk aldığım bir fantastik aşk romanıydı. Onu diğer romanlardan farklı kılan şeyi sorsalar muhtemelen ana karakterin aptal ve masum bir kız olmaması olduğunu söylerdim. Ama yine de diğer hikayelerden çok da farklı olduğunu söyleyemezdim. Sadece okumaktan zevk aldığım romanlardan birisiydi. Evet, eğer bu hikâyenin içine girmeseydim benim için 'sadece okumaktan zevk aldığım bir roman' olarak kalacaktı da...
Hayalet kız, cep problem ve var olmayan babası by sayonararara
sayonararara
  • WpView
    Reads 80,485
  • WpVote
    Votes 9,806
  • WpPart
    Parts 70
Öldüm. Ve gözlerimi açtığımda bir çocuk taciriydim. "E ebesinin a-" ~ Daha önce hiç öldükten sonra yeni bir hayat şansı hak eden ve başka bir bedende gözlerini açan insanların hikayelerini duydunuz mu? Duymadıysanız endişelenmenize gerek yok. Size kendi gördüklerimi anlatabilirim. Bu tarz ikinci hayatlarda okuduğu kitabın kötü karakteri olandan tutun da oyundaki ana karakterin kardeşi olana kadar pek çok kişi gördüm. Yeniden doğmak için okuduğunuz kitabın bir karakteri olmanıza da gerek yok. Sadece herhangi büyülü bir dünyada da kendinizi bulabilirsiniz. Tır çarpan çoğu kişinin başına bunlar geldi. Hepsi de öldükten sonra yabancı bir bedende ve farklı bir dünyada gözlerini açıp hayatta kalmaya çalışıyordu. Bu bilindik bir hikaye. Bana tır bile çarpmadı ama öldüğümde ben de yeni bir hayata gözlerimi açtım. Şanssız bir insan olduğuma bakılırsa kitabın sonunda ölecek kötü bir kadın olarak doğabilirdim. Ana karakter olan masum kıza zorbalık yapardım, ana erkeği elde etmeye çalışırdım ya da kötü bir kadın her neyi yapıyorsa onu yapardım işte. Bir kitabın içinde doğmasam bile herhangi bir dünyada herhangi bir hayata sahip olabilirdim ve ona göre yaşayabilirdim. Övünmek gibi olmasın ama adapte olmak en iyi olduğum şeydi. Dediğim gibi her şey olabilirdim ve buna uyum sağlardım. Ancak kesinlikle küçük bir çocuğu kaçırmazdım. Evet her şeyi tahmin edebilirdim ama öldükten sonra bir çocuk taciri olarak gözlerimi açacağımı ölsem bile (biraz ironik oldu) tahmin edemezdim. Ancak bu doğruydu. Karanlık depodaki elleri bağlı bir şekilde yerde kıvranan küçük çocuğa bakarken de bildiğim tüm küfürleri sıralıyordum. # Hikaye eğlence amaçlı yazılmıştır. Basit bir dili vardır. Ayrıca cümleye bağlaçla başlamaya bayılırım. Yanlış olsa da bırakacak değilim. Ha bir de üşenmediğim bir anda bölümleri düzenleyece
Katili bulana kadar ölmeyin by sayonararara
sayonararara
  • WpView
    Reads 381
  • WpVote
    Votes 62
  • WpPart
    Parts 3
Marissa Vigliance doğduğu anda elde ettiği güzelliği ve asil soyu ile krallığın en şanslı kadınlarından biri olarak adını unutturmayan bir leydiydi. Yüksek sosyatenin gıpta ile baktığı siyah saçları ve denizi andıran masmavi gözleri, mermer gibi beyaz teni ve kiraz gibi dudakları ile bir kere bakanın aklını başından alan bir güzelliğe sahipti. Tüm bu sahip olduklarıyla sosyetenin 'Çiçekler' olarak adlandırdığı 11 gözde kadınından biriydi. Mavi çiçek Marissa... Şımarık, narsist ve dünyayı ayakları altında isteyen kibirli Marissa... Tüm gözlerin gittiği her yerde üstünde olduğu Marissa... Tek bir hareketinin aylarca konuşulduğu en ufak bir bakışının olay olduğu Marissa... Marissa... Marissa... Kim bu Marissa gerçekten? Bu soruya sosyeteden onlarca cevap gelebilir şüphesiz. Krallığın en güzel, en sevimli, en çekici, en güzel sesli, en parlak gülüşlü, en mağrur bakışlı, en zarif yürüyüşlü, en mavi gözlü, en bir şey leydisi! Ancak benim için Marissa 3 hafta sonra acımasızca öldürülecek olan acınası bir leydi. Muhtemelen bunu da sadece ben ve müstakbel katil biliyordur. Ben nereden mi biliyorum? Hayır, katil olmadığımı söyledim. Ne yazık ki ben Marissa'nın ta kendisiyim! Ve yanlışlıkla tanrıyı kızdırmışım gibi duruyor. ~ Her şey ilk hayatımda öldükten sonra tanrıyı kızdırmam ve ölecek olan bir yan karakter olarak ikinci bir hayata gözlerimi açmamla başladı. Size tavsiye: dilediğiniz şeylere dikkat edin yoksa kendinizi benim gibi bir cinayet romanının en başında öldürülen bir yan karakter olarak bulabilirsiniz. Bu yüzden katil beni bulamadan önce ben onu bulmalıyım. Hedefim katili bulmadan ölmemek. Hayır, katili bulduğum anda da ölmemek!
Bir cadının klişe hikayesi by sayonararara
sayonararara
  • WpView
    Reads 102
  • WpVote
    Votes 16
  • WpPart
    Parts 1
'Viola Velenoso' krallıktaki yaramaz çocukların gece uyumadan önce dinlediği ve gün içinde uslu durmazlarsa gelmesinden korkup yaramazlık yapamadığı, bir dönem tüm dünyaya hükmetmiş ve hâlâ adı geçince insanın yüreğine korku salan efsanevi bir cadı. Onun hakkında sokaklarda; kadim ejderhayı dize getirdiği, koskoca bir ülkeyi yok ettiği ya da şeytanı çırağı yaptığı hikayeleri duymanız çok mümkündür. Neyse ki yüzyıllarca insanların beslediği bu korku, 43. Kral Aaron Agnar Raghnall'ın tahta geçtikten sonra cadıyı öldürmesiyle sonlandı. 'Çamurdan Krallık' ana karakter Aaron'un tahta çıkış sürecini ve kötü cadı Viola Velenoso'yu öldürüşünü anlatan basit bir fantastik kitap. İşte içinde yaşadığımız dünya bu klişe hikâyeden ibarettir. Bunu ben demiyorum elbette. Bunu karşımdaki çatlak herif söylüyor. "Seni buraya girmeden önce öldürmeliydim." "Viola! Ben bu hikâyenin ana karakteriyim! Ben Aaron'um!" "Çık dışarı ahmak! Viola değil, Viola Velenoso!"