CemileSahin073 adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
Tutsak Ağıtlar by sessizyazar15
sessizyazar15
  • WpView
    Reads 30,652
  • WpVote
    Votes 88
  • WpPart
    Parts 3
"Tutsak edilmiş hayatlarımıza ağıtlar yakıyorduk.." Her bir kelime bana aittir. Çalıntı durumunda gereken işlemi yaparım. Umarım emeğe saygısızlık olmaz❤️
TAN VAKTİ KELEBEĞİ  by Sidelayn_kitplari
Sidelayn_kitplari
  • WpView
    Reads 111,151
  • WpVote
    Votes 5,225
  • WpPart
    Parts 11
mahalle kurgusudur! Mahallenin ağır abisi Ömer'e, deli divane aşık olan Yasemin'in hikayesi... Yasemin, sevdiği adamın başkasıyla evleneceğini duyunca yıkılır. Acısı taze olan genç kadın; yıllarca savaştığı, uğruna binlerce gözyaşı döktüğü aşkını kalbine gömer. Ve mahalleye ona görücü bulmaları için haber salar. Ama bilmediği bir şey vardır...Ona görücü gelen adam, Ömer'in can dostudur. ... ⚜️ALINTI⚜️ Sevdiği adamı mahallenin ortasında başka bir kadına sarılırken görür... Pencereye çıkıp bağırır, "Duyduk duymadık demeyin! Yarından itibaren bütün görücülere kapım açık. Gelin görüşelim!" ... ⚜️ALINTI⚜️ Saklanma gözlerimden, Ömer'im. Gör, kanayan yaralarımı. Ağlama sakın, dayanamam. Ben ağlarım senin yerine. Saklama kalbini benden; bırak, ömrümün sonuna kadar seveyim. Öleyim... Ölüm bile, her zerresi ile sana aşık olarak gömülsün kara torağa. Yanı başımda gözyaşı dökecek olan sensen eğer, bırak bugün öleyim; sabahı göremeden, geceyi çıkaramadan, son nefesimi vereyim. Bana çıkmayan yollarını ateşe vereyim. Seni, bana göstermeyen göğü dumanlarla örteyim. Senin için tüm cihanla savaşayım; ödülüm sensen eğer, bırak askerlerimi topraklarında şehit vereyim. Bir damla aşk hediye et bana; nesiller boyu konuşulacak destanlar yazayım, tek damla aşkına. .... Tan Vakti Kelebeği... "Ve ben bir çiçektim; soldum. Bir gemiydim; battım. Bir trendim; raydan çıktım. Ama aşkımı hiçbir zaman kaybetmedim. Tam göğsümün ortasına, jiletlerle kaplayarak yerleştirdim. Çünkü o bana haramdı ve ben, her sabah göğsümün tam ortasında, o jiletlerin kestiği yaradan akan kanla avundum." ... #Yasemin 🥈 08.09.2025 #Ömer 4️⃣ 08.09.2025 #Aldatılmak🥉10.09.2025
GÜMÜŞBEY  by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 79,305
  • WpVote
    Votes 8,853
  • WpPart
    Parts 14
Eski dönem kurgusu..🕊️ Heyecanlı bir bekleyiş içindeydi güvey odasında Suna. İçindeki heyecan öyle büyüktü ki, kendini sanki bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyordu. Kırmızı duvağın ardından avuç içine bakmış ve gülümsemişti. Kınası tutmuştu ve Suna bunun anlamını çok iyi biliyordu. Güzel başlamamışlardı ama güzel olacaklardı; Suna buna tüm kalbiyle inanıyordu. Derken, dışarıdaki davul zurnanın sesi kesilmişti; damadı güvey odasına yolcu ediyorlardı. İçindeki heyecanla yataktan kalktı. Dışarıdan gelen bağırış sesleriyle odasının kapısı açılmış ve kocası içeriye girmişti. Kalbi küt küt atarken, Yavuz Ali ona hiç bakmadan geçmiş ve odadaki koltuğun üzerine oturmuştu. Suna, ne olduğuna anlam verememişti. Az önceki heyecanından eser kalmamış, yerini korku ve hayal kırıklığı almıştı. Duyduğu cümlelerle ise az önceki rüyası kabusa dönmüştü. "Ne bekliyorsun?" dedi sert bir sesle. Cebinden tütünü çıkarıp dudaklarının arasına yerleştirdi ve metal çakmağıyla tütünü yakarken ciğerlerini derin bir dumanla doldurdu. Saliseler sonra titretmişti beyaz dumanın sardığı gözbebeklerini. "Bu gece yahut sonraki tüm geceler... Ne olacağını sanıyorsun?" En az bakışları kadar sertti ses tonu. Döktüğü her kelimede boynundaki damarlar hiddetle kabarmaktaydı. Derken bir anda öfkeyle çevirivermişti bakışlarını yatağın önünde dikilmekte olan karısına. Genç kız kocasının bakışlarında gördüğü manayı tanıyamamıştı. Kin mi, nefret miydi bu? Yoksa koskoca bir hayal kırıklığı mı? Bilememişti. Ve o an kulakları geceler boyu kalbini kor bir ateşle yakan o sözlerle çınlamıştı. "Yapmayacam Suna! Yapmayacam ! Bilesin ki bir lahza huzurun olmayacaktır bu odada. Çünkü ben emmoğlumun oynaştığı kızı değil gönlüme , yatağıma dahi almayacam !" Kitabın içeriği tamamen hayal ürünüdür
ŞEHADET by tubux2
tubux2
  • WpView
    Reads 109,749
  • WpVote
    Votes 8,095
  • WpPart
    Parts 40
Bu hikaye gerçek kişiler, olaylar ve mekanlar içermektedir. Mesleki gizlilikten ötürü isimlerde ufak kelime oyunları yapılmıştır. Lütfen okurken sadece kurgu gözüyle değil, yaşanmış olay örgüsüne bakın. Hikayenin çıkış noktası ilk bölümdedir. Keyifli okumalar... * Burası ne han ne de saray... Burası öfkeyle kederin, neşeyle hasretin yaşandığı zalim Hakkâri Dağları. Yaşamak için öldürmeye mahkûm olan yer. Bana anlat diyorlar, neresini anlatayım? Çeltik Dibini mi, Kerem Deresini mi, Şem dillisini mi? Yoksa mermi ile selamlaşıp silahla kucaklaştığım yerleri mi anlatayım? Dedim ya, burası zalim Hakkâri Dağları. Burada hata bir kez yapılır. Kanla yazılır, canla ödenir. Ben Kurmay Yüzbaşı Olcay Karahanlı. Türk Milletine göre kahraman, aileme göre şehit olacağım bir bölgede vatani görevimi yapmaktayım. Hakkari... Kanla sulanmış yeryüzünü gizlemek için sisle kaplanmış gökyüzüne sahip olan şehir. Doğup, büyüdüğüm Trakya'nın aksine, dört tarafım dağlarla çevrilmiş bir yerde nefes alıyorum. Ölümle yaşam arasındaki pamuk ipliğinin üzerinde ustaca ilerliyorum. Kopup kopmayacağı Allah'tan, ne zaman kopacağıysa düşmanın namlusunun ucundan... Şehadet serisinin ilk kitabıdır.
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 691,744
  • WpVote
    Votes 29,480
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.