nevallbeyza
Bir şehrin yıkılışı ya da bir padişahın ölümü değildi, her gün deprem olan kalpte enkazın altında kalan bir kızın vazgeçişiydi
Safir Çakır depremin ta kendisi...
"Hoşgeldin "bile demiyordu gökyüzü , gecenin sessizliği kuşlara vurmuştu adeta.koşamıyordum artık terim saçlarımla birleşiyor, elimdeki kanların göz yaşımdan kaçtığına şahit oluyordum gece yerdeydi gözlerim aydınlatıyordu etrafı ...
...
" İlk tanıştığımız zaman yoluma çıkma derken bunu kast ediyordum Gece."
Sesindeki çaresizlik yine beni kandırmaya yetiyordu.Gurur yoktu koşup sarılırdım, daha kabuk tutmamış yaralarımı aynı yerden kanatırdım.
Ben ona yara bandı olurdum o ise yara olurdu bana kapanmayacak büyük yara daha eklenirdi ruhuma...
" Zarar vermekten başka bir şey yapmadım.Seni her gün deprem olan kalbime hapsettim.Benim kalbimde sadece benim için var oldun. Seni kendime saklamıştım, sevmek ve sevgine karşılık verebilmek için almıştım ama kalbimin kirliliğini hesap edemedim Gece. "
Durdu elini duvara geçirdi,ses boşlukta yankılanmış bir ok misali sırtıma batmıştı.
"Sevgisizlikten ruhunu, duygularını, seni öldüreceğimi düşünemedim Gece."
Çırpınışlarımın gölgesine sığındım, dayanamadım Geceyi bekledim. Kestirip attığım duyguları bir kelebeğin kanadına bıraktım,ama o da dayanamadı kelebek öldü...