FilozofYazar
Satırlar Bizi Bağladı
İnsan gerçekten bir başkasını tanıyabilir mi?
Yoksa tanıdığımızı sandığımız herkes, kendi zihnimizde tamamladığımız eksik bir cümleden mi ibarettir?
Chan, kelimelerin yalnızca düşünceleri değil, insanın kendisini de ele verdiğine inanıyordu. Changbin ise bazı şeylerin söylenmediğinde daha gerçek olduğuna.
Birbirlerini önce satırlarda buldular.
Bir düşüncenin içinde, yarım bırakılmış bir cümlenin sonunda, gecenin sessizliğinde yazılmış birkaç kelimede...
Zamanla fark ettiler ki mesele birbirlerini anlamak değildi.
Mesele, birbirlerinin dünyasına bakarken kendi dünyalarını da sorgulamaya başlamalarıydı.
Çünkü insan bazen bir başkasını severken aslında kendisiyle yüzleşir.
Özgür irade mi bizi bir araya getirir, yoksa adına kader dediğimiz şey yalnızca henüz açıklayamadığımız seçimlerden mi ibarettir?
Belki de bazı karşılaşmaların bir anlamı yoktur.
Belki anlamı biz veririz.
Ve belki de insanın hayatındaki en güçlü bağlar, aynı yerde bulunmakla değil, aynı düşüncenin içinde buluşmakla kurulur.
Onların hikâyesi bir karşılaşmayla başlamadı.
Bir cümleyle başladı.
Sonra o cümle, satırlara dönüştü.
Satırlar ise onları birbirine bağladı.