Mahalle
3 historias
ÇOK SEVMEK YASAKLANMALI | Mahalle Hikâyesi por senemeevren
senemeevren
  • WpView
    LECTURAS 168,653
  • WpVote
    Votos 9,760
  • WpPart
    Partes 29
"Bir adam ile yara bandının hikâyesini hiç duydun mu?" diye sordum meraksız bir tonda. Çünkü anlatmak istediğim sıradan bir hikâye değildi, kendi yazdığım bir hikâyeydi. Yüzüne bakmadığım için ne tepki verdiğini görememiştim ama onu tanıdığım kadarıyla -bu da çok uzun bir zaman dilimine tekabül ediyordu- şu anda hafif çatık kaşlarıyla bana bakıyor olmalıydı. "Hayır," dediğinde sesinde bariz bir sorgu vardı. Onunla konuşmaktan kaçındığımı çok iyi bildiğinden onunla sözlü iletişime geçmiş olmama oldukça şaşırmıştı. "Bir gün bir adamın kolunda ufak bir yara açılmış." diye başladım çatallı sesimle konuşmaya. "Çok ufak bir yaramış ama, öyle hastaneye gitmesine gerek yokmuş. Küçük bir sıyrıkmış sadece." Kalbim acıyordu. Keşke bu şekilde gelmesiydi bana. Böyle gelmeseydi. Hafifçe yutkundum. "Bir yakınından yara bandı istemiş. Kapatmış yarasını o yara bandıyla. Kısa bir süre birlikte yaşamışlar mecburen. Birkaç gün içinde iyileşmiş adam ve kolundaki yara bandını bir an bile düşünmeden atmış çöpe. İhtiyacı olduğunda hemen sarıldığı yara bandından iyileştiğinde hemen kurtulmuş." Sustum, çünkü devamını getirmek zordu. Ona hayır demek çok zordu. Hafif ıslanmış gözlerimi tekrardan gözlerine çevirdiğimde onun hâlihazırda bana bakan gözleriyle karşılaştım. Gözlerinin içine bakarak devam ettim. "Olan da yara bandına olmuş. Temiz, tertemiz yaşamı bir çöpte sonlanmış. Çok zaman geçmiş, en sonunda biri bulup temizlemiş." Keyifsizce tebessüm ettim bir anlığına dolu dolu gözlerimle. Gözlerimdeki bakışları dudaklarıma düştü. "Eskisinden daha iyi, daha temiz görünüyormuş artık. Ama..." Gözlerimiz birleşti. "İçi paramparçaymış." "Dilara..." Bu gece ikinci kez kestim sözünü. "Ben yara bandının yaşadıklarını yaşamak istemiyorum."
KARADAĞ MAHALLESİ  por benimanliyemcnm
benimanliyemcnm
  • WpView
    LECTURAS 179,570
  • WpVote
    Votos 5,817
  • WpPart
    Partes 39
"Git artık git! Gizlice eve girdiğin yetmiyor, bir de hala bir şeyler için ısrar ediyorsun. Polat abi... Allah aşkına ne sen söyledin, ne ben duydum. Bunu kimsenin duymasını istemiyorum. Bu konu burda bitiyor." Polat abinin gözleri kızarmıştı. Yine sinirlenmişti muhtemelen ama benim yapacak bir şeyim yoktu. Ellerini yumruk yaptığını farkettiğim de olası bir sıkıntıdan ve onun saçma hareketlerini görmek istemediğimden dolayı hemen onu kapıya doğru itip bir şey demesini beklemeden kapıyı üstüne kapatmıştım. "Senin bu 'kimsenin duymasını istemiyorum' dediğin sevda var ya... ben eğer sen evet desen, bütün dünyaya bile duyurmaya hazırım." Tam gideceğim sıra da kapının ardından seslenmesi ile ben de onun duyabileceği ton da tahammülsüz sesimi ona duyurmuştum. "Ben evet demeyeceğim ama!" "Canın sağolsun..." ...
Çikolata?/Texting  por Lunzeyaa
Lunzeyaa
  • WpView
    LECTURAS 2,144,395
  • WpVote
    Votos 86,017
  • WpPart
    Partes 37
Sait abi: Yanında ki o eli bir daha sana değdirirse Sait abi: O eli kırarım haberin olsun