FAVORİLERİM ❤️‍🔥
5 historias
YERE YAKIN YILDIZLARA UZAK. |RAFLARDA| por matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    LECTURAS 4,145,427
  • WpVote
    Votos 123,533
  • WpPart
    Partes 26
Bir metro istasyonu, 14 rehin. Sınırlı yemek, Sınırlı su. Tuzak ve ölümler. Hayatta kalmak için neler yapardınız? Peki onlar ne yaptı? Bu oyununun sadece bir kazananı olacak, Ve herkes bir bir ölecek. Benimle bu oyunu oynar mısınız?
KIŞ GÜNEŞİM por gunesveaygibi428
gunesveaygibi428
  • WpView
    LECTURAS 82,010
  • WpVote
    Votos 6,795
  • WpPart
    Partes 23
En can yakan yara, gönül yarasıymış meğer. Sevdiği kızın başkasıyla evlendiğini gören Yiğit Ali, yaşadığı yeri terk ederek Ankara'ya gider. Yıllar geçer ve Yiğit Ali, başarılı bir yüzbaşı olur. Fakat gönül yarası bir türlü geçmez. Tam her şeyden umudunu kesecekken, dünyalar güzeli Mihriban ile karşılaşır. Mihriban kardeşi Ege ile birlikte, değerli taş ticareti yapan Artem Volkov ve adamlarından kaçmaktadır. Volkov, taşlarını Mihriban'ın babasının çaldığını düşündüğü için onları aramaktadır. Kaçarken yolları Hakkari'ye düşer. Tevafuk bu ya, Yiğit Ali ve Mihriban karmaşık bir olayın içinde karşılaşırlar. Kader, onların kalplerinin iplerini kördüğüm ile birbirine bağlamıştır. Yiğit Ali'nin asla olmaz dediği şey olur ve Yiğit Ali, Mihriban'a aşık olur. (Tamamen kurgudur.) Derin bir nefes alıp verdim ve gözlerine baktım. "Yüzbaşı." Dedim. "Mihriban?" Dedi bana doğru eğilerek. Allah'tan masa küçük değildi. "Bak paramız yetmediği için öyle yaptık biliyorum yapmamamız gerekirdi bir daha yapmayız söz. Hem sizin aradığınız kadın da değilim ben. Rica ediyorum bizi bırakın gidelim." Dedim. Bu sefer kendimi iyi ifade ettiğimi düşünüyordum. Kendimden emin bir şekilde dik durdum. "Afedersiniz, yanlış anlaşılma olmuş. İsterseniz anı kalsın diye size hediyelik bir şeyler de verebiliriz Mihriban hanım." Dedi kollarını birbirine bağlayarak. Yüzünde anlam veremediğim bir gülümseme oluşmuştu. Ciddi olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Muhtemelen ciddidir dedim ve masadan destek alarak çabucak ayağa kalktım. "Hediyeye gerek yok iyi günler." Dedim ve hevesle kapıya doğru bir adım attım ki o an duyduğum yüksek ses yüzünden olduğum yerde kaldım. "Mihriban yerine otur!" Diye kükredi yüzbaşı. İşte bu ses tonu tam da binbaşı Özçelik'in sesine benziyordu. Hiç hoş değildi beni kandırması
YARALASAR(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 17,624,904
  • WpVote
    Votos 701,442
  • WpPart
    Partes 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Gramenya  por marniemyfella
marniemyfella
  • WpView
    LECTURAS 481
  • WpVote
    Votos 101
  • WpPart
    Partes 17
1749 yılında Alman doktor, yaptığı çalışmalarda bir hata olduğunu fark edememişti.. Ta ki labaratuvar masasının üstünde ona vahşice bakan Gramenya ile göz göze gelinceye kadar.. Yanlış mutasyon sonucu oluşan bu yeni canavar türü Gramenyalar, çok hızlı üredi ve zamanla tüm dünyaya yayılarak insanların korkulu rüyalarını gerçekleştirme görevini üstlendi. Salgılarında taşıdıkları zehir, ısırıkla kan dolaşımına katılıyor, panzehir yoksa yarım saat içinde ölüme sebep oluyordu. Gramenyaları öldürmenin tek yolu, kafalarını parçalamak değil: Ayağı altında toksik üreten deriyi etkisiz hale getirmek. Yani ayağını kesmek. Ve evet, ikisini birden. Gramenyaların neslini tüketme mücadelesi Lijya'nın kaderiydi çünkü bu görev ailesinin soyundan beri sürdürülen onurlu bir hizmetti. Tıpkı ataları gibi. Ailesinin gizli sırlarını kamçıladıkça daha derin bir yolculuğa çıkan Lijya, yüklediği taşların altından kalkabilecek miydi? Tüm bu gerçeklerle yüzleşirken, kötülüğe ve tehlikeye direnebilecek miydi? Bu sadece Lijya'nın değil, tüm iyi ve kötü ruhların savaşıydı.
Nehir +18 por maviincitanesi
maviincitanesi
  • WpView
    LECTURAS 8,366,441
  • WpVote
    Votos 137,209
  • WpPart
    Partes 75
Yoğun cinsellik içeren hikayedir.!! Lütfen rahatsız olacak olanlar okumasın!! Sıradan bir hayatı olan genç kız... Arkadaşları ile eğlendikten sonra fuhuş çetesi tarafından kaçırılır. Hiç tanımadığı ve herkesin karşısında korkudan titrediği bir yer altı liderine satılır. Genç kız bu adama itaat edecek mi yada ölümü pahasına kaçacak mı? +18 içerikler bulunmaktadır. Fiziksel ve psikolojik şiddet, argo içeriklidir. Hikaye bir fuhuş çetesinin eline düşüp pazarlanan kızın yaşadıklarını anlatıyor. Hoşlanmayanlar okumasınlar lütfen.!!