Okunacaklar
47 story
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... ni Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    MGA BUMASA 699,569
  • WpVote
    Mga Boto 29,608
  • WpPart
    Mga Parte 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
Voleybolcu | Yarı Texting ni birazdanbiseyler
birazdanbiseyler
  • WpView
    MGA BUMASA 1,525,690
  • WpVote
    Mga Boto 64,816
  • WpPart
    Mga Parte 64
Uzun zamandır , yakından takip ettiği voleybolcuya gönlünü kaptıran bir genç kız ; Dilara Şahin. Ve kendisine sevgi besleyen bu genç kızın farkında olmayan, Bedirhan Özen. •Bu isimle yayınlanan ilk kitaptır. Gerçek kurum ve kişilerle ilgisi yoktur.Tamamen hayal ürünüdür.
Tek Teker (Texting) ni birdeliyazariz
birdeliyazariz
  • WpView
    MGA BUMASA 43,040
  • WpVote
    Mga Boto 3,329
  • WpPart
    Mga Parte 14
Yollar gidişime, kızlar duruşuma hasta. @motorculardavardır . . . ✨Bölümler kısa ve hızlı bitiyor bundan önce içerikteki karakterleri bilmek için diğer textingleri okuyabilirsiniz✨
KÜLDEN KELEBEK  ni _gamzecelik
_gamzecelik
  • WpView
    MGA BUMASA 122,575
  • WpVote
    Mga Boto 8,157
  • WpPart
    Mga Parte 13
Ailesi yurt dışında yaşama kararı aldığında kalbinin sesini dinleyerek evinde kalma kararı alan Beren tek eksiğinin ona seneler önce elini uzatan adam olduğunu düşünüyordu. Adının anlamını taşıyan Fatih kalbini fethetmiş, kendini kalbinin derin kuytularına gizlemesine izin vermişti ona elini uzatarak ancak bir kez bile dönüp görmek istediği anlamla bakmamıştı kızın gözlerine. Yıllarca ümitle bekledi kız, onun aşkını göreceğini günü sabırla bekledi... Ama sonra bir şey oldu. Boynundan hiç çıkarmadığı pusula kolyesinin yönü değişti; çıkmaz sokakta tanıştığı adama döndü. Ve kız gerçek aşkı tam olarak bu noktada öğrendi. Arkasından çevrilen intikam planlarını, yalanları görmeden yana yana, sonunda küle dönüşeceğini bile bile pusulanın gösterdiği yöne kanat çırpmaya başladı.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) ni Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    MGA BUMASA 7,835,935
  • WpVote
    Mga Boto 193,321
  • WpPart
    Mga Parte 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) ni Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    MGA BUMASA 375,129
  • WpVote
    Mga Boto 21,250
  • WpPart
    Mga Parte 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
YARALASAR(Kitap Oldu) ni Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    MGA BUMASA 17,434,891
  • WpVote
    Mga Boto 696,257
  • WpPart
    Mga Parte 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
KUTUP YILDIZI 1 ni MehtapFirat
MehtapFirat
  • WpView
    MGA BUMASA 175,322
  • WpVote
    Mga Boto 5,621
  • WpPart
    Mga Parte 25
KUTUP YILDIZI SERİSİNİN İLK KİTABI 'KUTUP YILDIZI 1 YENİDEN WATTPAD'DE SİZLERLE!
Kutup Yıldızı 1-2-3 (KİTAP OLDU!) ni MehtapFirat
MehtapFirat
  • WpView
    MGA BUMASA 4,957,960
  • WpVote
    Mga Boto 9,629
  • WpPart
    Mga Parte 1
*Kitap olduğu için bölümler kaldırılmıştır. Kutup Yıldızı Ephesus Yayınları farkıyla artık raflarda! 😌 Serinin 3 cildini bu kitap kapsamaktadır. Seri 6 kitap olacaktır. "Çünkü sen galaksinin en derinlerinden benim kalbimi aşkınla, parıltınla aydınlatmaya geldin Kutup Yıldızı." Yayınlanmaya başladığı tarih: 29 Mart 2014. Tüm hakları saklıdır. ©