tablo.
5 Geschichten
gidene güle güle denir, canımın içi. von durmuzeyyen
durmuzeyyen
  • WpView
    GELESEN 306
  • WpVote
    Stimmen 106
  • WpPart
    Teile 3
bitse ne olur, bitmese ne? 080823.
Müzeyyen•texting von intiharmelodisi
intiharmelodisi
  • WpView
    GELESEN 4,958
  • WpVote
    Stimmen 402
  • WpPart
    Teile 10
Kısa hikaye, tamamlandı• • Müzeyyen: İsimler insanların sahte kimlikleridir. 28012022' • Wattpadda müzeyyen ismiyle yazılan ilk kitaptır.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü von ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    GELESEN 46,255
  • WpVote
    Stimmen 1,685
  • WpPart
    Teile 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
Milena'ya Mektuplar von ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    GELESEN 53,517
  • WpVote
    Stimmen 2,268
  • WpPart
    Teile 17
"Sen benimsin, seni artık hiçbir zaman görmesem de! Korkunun o uçsuz bucaksız sahasına girmediği müddetçe biliyorum, ama senin bana olan ilgini kesinlikle bilmiyorum, senin ilgin tamamen korkuya ait. Sen de beni tanımıyorsun Milena..." Yayınevi: Say Yayınları Çeviren: Adalet Cimcoz Baskı yılı: 2016 İlk Baskı yılı: 2000
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu von ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    GELESEN 80,116
  • WpVote
    Stimmen 4,516
  • WpPart
    Teile 6
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Çevirmen: Ahmet Cemal Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları İlk Baskı Yılı: 2012