⛓️
163 stories
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 3,183,337
  • WpVote
    Votes 173,317
  • WpPart
    Parts 17
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
ÖFKE ÇİÇEĞİ  by noradelaa
noradelaa
  • WpView
    Reads 441,867
  • WpVote
    Votes 19,640
  • WpPart
    Parts 23
Bütün dünyanın aradığı katil ansızın hayatınıza girerse sizi soldurmasına izin verir miydiniz? Yoksa bütün yapraklarınız onun için mi açardı? ❝Zafer her zaman en güçlü olana ait değildir. Bazen en acımasız olan kazanır. Kanla yazılmış bir kaderi var, ruhundan söküp atamayacağı bir miras. O, şeytanın bile tereddüt ettiği yolda yürüdü. Ve sen, bu fırtınanın tam ortasındasın.❞ Hayatı her zaman soluk bir çiçek gibi olup, kendinden çok başkalarını düşünenlere...
İşgal Altında by yeyla_
yeyla_
  • WpView
    Reads 2,342
  • WpVote
    Votes 316
  • WpPart
    Parts 27
"Dün, piyano tuşlarında gezinen parmaklarım; bugün, vatanı için gizli bildiriler basan bir matbaanın soğuk demirine değiyordu." 2026'da piyano çalarken parmaklarımın ucunda sadece notalar vardı. Şimdi ise İzmir'in isli, karanlık bir matbaasında, ellerim mürekkep içinde vatanın kaderini kağıtlara döküyorum. Tarih kitaplarında okurken "geçmiş" dediğim acı, şimdi tenimi yakan bir gerçeklik. Barut kokusu parfümüm, top sesleri ise ninnim oldu. Ben bu çileli yüzyıla ait değilim ama bu yüzyılın acısı artık benim ciğerlerimde. ****** "İki haftadır her sabah seni görme ihtimali olan sokaklardan geçiyorum." "Her gün kendime bunun saçmalık olduğunu söylüyorum." "Sonra yine aynı sokaklara dönüyorum." "Sana yaklaşmamam gerektiğini biliyorum." "Sizce de geç kalınmış bir karar değil mi?" "Muhtemelen." ****** "Hiçbir şeyin değilim. Ama sen... Sen, benim felaketimsin Küçük Hanım. Ve insan bazen en çok, asla sahip olamayacağını bildiği şeyi sever." Boynumdaki kolyeyi sıktım; arkasındaki o sırrın, zamanın döngüsünü tamamlamak için beklediğini henüz bilmeden: "Andreas'tan Tomris'e..." Kuvvacı Türk Kızı 💖 Yunan Askeri Başlama Tarihi: 17 Nisan 2026
Sessizliğin Divanesi by Asenamir0y
Asenamir0y
  • WpView
    Reads 126
  • WpVote
    Votes 16
  • WpPart
    Parts 4
.
THALRON: ADANMIŞLAR by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 735,299
  • WpVote
    Votes 56,394
  • WpPart
    Parts 25
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
Kayıp Varis  by yazarssd
yazarssd
  • WpView
    Reads 50,827
  • WpVote
    Votes 4,040
  • WpPart
    Parts 23
Ailesinin öz kızı olmadığını öğrenen köylü kızı Lidya Lariv Kraliyet ailesinin tek kızı olduğunu öğrenir lakin ailesi onun kraliyet ailesine uyum sağlamayacağını sanır
KÖREBE by saniyesolak
saniyesolak
  • WpView
    Reads 29,186
  • WpVote
    Votes 846
  • WpPart
    Parts 11
Not: Dark of Pink Romance kategorisi tamamen benim uydurduğum bir kategoridir. °°° "Senden önce onunla tanıştığım için bana kızdın değil mi?" Derinden gelen o ürkütücü sesin ardında bir korkak vardı. Bunu hayat mottosuymuş gibi tekrarladı içinden. "Önceliğin bana verilmesini severim." dedi içinde doğan cesarete tutunarak. Artık tek ihtiyacı olan Çetin'in iyi olduğunu duymaktı. Sonra korkusundan eser kalmayacak, bir kasırga gibi esecek, önüne geleni yakıp yıkacaktı. O esmeyi Kenan Doğan'dan, yakıp yıkmayı ise Çetin Aral Bakırcı'dan öğrenmişti. Ve öğrendikleriyle şov yapmak en iyi bildiği şeydi. Derinden gelen o ürkütücü sesin ardında sadece bir korkak var... Sen ise gerçeksin Aymar... "Artık tüm önceliğim sensin, Küçük Karanlığım." dedi Niks keyifli bir sesle. "Bugün 23 Eylül, benim zamanım başlıyor. Geceler uzuyor karanlık büyüyor... Yüzleşmek mi istiyorsun, artık zamanı geldi." Telefonuna düşen bir bildirimin ardından "Sevgilini canlı istiyorsan bana gel..." dedi. Bir nebze rahatladı Aymar. Canlı istiyorsan diyordu. Parmakları avuç içlerine göçerken "Onun kılına zarar verirsen sana gerçekte neler yapabileceğimi gösteririm." diye tısladım dişlerimin arasından. "Tırnaklarımın kırılmasından korkan hassas bir kızdan çok daha fazlası olduğumu, sevgilimin uğruna gerekirse o çok sevdiğim tırnaklarım köklerinden sökülene kadar seni çıplak ellerimle parçalayabileceğimi gösteririm sana!" °°° Yoğun cinsel içerik, şiddet ve özendiren öğeler (uyuşturucu ve alkol vb.) yer almaktadır. Yaşınız tutmuyorsa ve bu konularda hassassanız hiç başlamamanızı öneriyorum. Bunu okuyucu çekmek için söylemiyorum, kurgu gerçekten öyle olduğu için söylüyorum. O yüzden dikkate alırsanız sevinirim.
AŞKIN ZAMAN SINIRI by lauraninnyiildizi
lauraninnyiildizi
  • WpView
    Reads 93,156
  • WpVote
    Votes 6,613
  • WpPart
    Parts 23
⏳️Eczacı Hâle, aylar süren baş ağrısı için tomografi çektirir. ⏳️Ama o tomografi cihazı değil zaman makinesidir. ⏳️Gözlerini açtığında kendisini Osmanlı sarayında şifacı olarak bulur.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,032,587
  • WpVote
    Votes 714,289
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.