Tatlı Yazar ve Onun Tatlı Kitabı
2 stories
KİRAZ ÇEKİRDEĞİM  by hanifta_hanim
hanifta_hanim
  • WpView
    Reads 1,681
  • WpVote
    Votes 143
  • WpPart
    Parts 5
Çocuk avucunda tuttuğu kiraz çekirdeklerini kendinden 3 yaş küçük kıza gösterirken minik kalbindeki aşkın karşılığını bulmanın hayalini kuruyordu. "Bunlar ne biliyor musun Nisan?" Nisan, Ömer'in avuç içindeki kiraz çekirdeklerini görünce gülümsedi, nihayetinde bu hayatta en çok kirazı seviyordu ve onun çekirdeğini çok iyi tanıyordu. "Bunlar benim en bi' sevdiğimin çekirdekleri!" Ömer, Nisan'ın verdiği cevaba karşı iç çekti. Oysa Nisan'ın en bi' sevdiğinin kendisi olmasını istiyordu ama yine de bunu bir türlü başaramıyordu. Tabii bu pes edeceği anlamına da gelmiyordu. "Şimdi bu çekirdekleri buraya dikeceğim Nisan. Gün geçtikçe minik çekirdekler kocaman kiraz ağacına dönüşecek ve sen bu ağaçtan kiraz yediğin gün artık en bi' sevdiğin ben olacağım. Anlaştık mı?" Minik kız duyduklarından sonra dudaklarını büktü. O her kiraz mevsimi bitiminde göz yaşı döker, onlara tekrar kavuşacağı günü iple çekerdi. Şimdi nasıl olur da en çok sevdiği kirazın yerine Ömer'i koyabilirdi? Hem o, zaten Ömer'i çok seviyordu. "Kirazlardan sonra en çok seni sevsem olmaz mı Ömer?" Ömer, biraz eğilerek Nisan'ın gözlerine baktı. Ela gözleri ışıldayarak onu kendine doğru çekiyordu ama bu sefer ela gözlere kanmaması gerektiğini biliyordu. O yüzden hiç beklemeden elinde tuttuğu kiraz çekirdeklerini toprağa attı ve üzerine su dökerek hayalini kurduğu her şeyin gerçekleşmesi için dua etti. Nisan'ın onu herkesi sevdiği gibi sevmesini istemiyordu, o herkesten farklı sevilmek istiyordu. "En çok beni seveceksin Nisan ve böylece benimle evleneceksin."
HANİFTAM "Dağ Çileğim"  by hanifta_hanim
hanifta_hanim
  • WpView
    Reads 1,048,166
  • WpVote
    Votes 35,646
  • WpPart
    Parts 62
"Seni öldürürüm Demir! Öldürürüm!" "Tabii ki öldürürsün ama sen beni öldürmek yerine, ailene umut olacaksın ve benimle evleneceksin. " Mideme kramplar giriyor, bildiğin kıvranıyordum. Nefesimi yettiremediğim için bir elimle kapıdan destek alırken, bir elimle de şalımı öne doğru genişletmeye çalışıyordum. "Hemen şimdi kararını ver Beyza! 10 dakika sonra tüm adamlarımı arayıp devreye girmelerini söyleyeceğim sonrada direk ağabeyinin karşısına çıkıp, yaptıklarımı anlatacağım; seni nasıl zora soktuğumu, şirketin batması için neler yaptığımı anlatacağım ve böylece küçük Zeynep babasız büyümüş olacak... Sahi Zeynep, ölen annenin adıydı değil mi? " Dizlerim artık bedenimi taşımıyordu. Dizlerimin üzerine yığıldım ve son gayretimle nefesimi yettirmeye çalıştım. "Senden nefret ediyorum!.. " Demir yanıma doğru gelince bir dizini yere koyup, ellerini çeneme götürdü ve başımı yerden kaldırdı. Gözyaşlarım yanaklarımı sırılsıklam yapmış, şalımın çene kısmını çoktan ıslatmıştı bile. Şuan gözyaşlarım onun parmaklarını yıkarken, ben çaresizlikten ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Onunla evlenmem diri diri gömülmek demekti... Ama alabilecek bir sorumluluğu almadığım için dedemin ölmesi, ağabeyimin hapse girmesi cehennem ateşinde yakardı beni ve ben bir daha o ateşi, ömrümün sonuna kadar söndüremezdim. . . . Oysa Demir'in bilmediği şeyler vardı. Bu evlilik Beyza'nın mahkumiyetiyse Demir'in de en büyük sınavıydı.