Evlatlarım
32 stories
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,993,171
  • WpVote
    Votes 126,861
  • WpPart
    Parts 50
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 619,172
  • WpVote
    Votes 44,223
  • WpPart
    Parts 30
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
KALBİMDEKİ HANÇER  by contextlove
contextlove
  • WpView
    Reads 817,107
  • WpVote
    Votes 57,894
  • WpPart
    Parts 34
Sibel mesleğinde tecrübe kazanmak istediği için bakıcılık yapmak ister. Babasının önerisiyle geldiği ailenin oğlu bekâr bir babadır. Kızına bakıcı bulunduğundan habersiz olduğu için görüşmeye gelen kadını, ailesinin seçtiği anne adaylarından biri sanar. Yanlış anlaşılmalarla tanışan ikili, içine kapanık bir kız çocuğu sayesinde günden güne birbirlerine alışırlar. "Hap kullanıyor musun?" "Anlamadım?" "Buraya evlilik görüşmesine gelmedin mi?" diye sordu Hazar gergince. "Siz yanlış anladınız." dedi aceleyle. "Buraya sizin için gelmedim." "Ne için geldin?" "Kızınız için." diye hızla cevap verdi Sibel. "Bakıcı olarak geldim."
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 4,037,133
  • WpVote
    Votes 211,243
  • WpPart
    Parts 20
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
ZİYAN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 794,274
  • WpVote
    Votes 62,431
  • WpPart
    Parts 50
"Benim güzel ateşim... Sana yalan söyledim." Gözleri aralanmış kız, onu anlamak ister gibi bakıyordu. Siyah incilerinden yayılan ışıltı bir kulu kör edecek kadar büyüleyiciydi. "Senden bir şey değil bir çok şey bekliyorum Ahu Nar." "Korhan..." "Seni istiyorum Ahu Nar. Tenini, nefesini, kalbini, ruhunu deli gibi istiyorum. Benim olmanı her şeyden çok istiyorum. Beni kabul etmeni, beni istemeni deli gibi arzuluyorum. Nefesin olmak istiyorum Ahu Nar. Nefesim olan kadının her şeyi olmak istiyorum..." ***************************** Bir ateş yandı, arşa sıçrayan... Herkesi kör, iki kişiyi köz bırakan! Ahu Nar kaybıyla bitti sandı. Hayat artık bitti! Korhan karşısına çıkana kadar... Aynı acıda kavrulan iki kişi, iki mezarın başında can çekişti. İkisi de yaşatılanın karşılığını istedi. Onlar iki mezar kazdılar, yarılarını da içine kattılar. Kazılan mezar, gencecik iki canı yuttu. Yerine sır dolu bir hayat sundu! Cehennem dünyaya sıçradı. Biri 'KOR' diğeri 'NAR'dı. Acı bir ateş yaktı, onu dünyaya yaymak ikisine kaldı... ZİYAN oldular ama birbirlerini de böyle buldular... ********************************
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,483,286
  • WpVote
    Votes 182,845
  • WpPart
    Parts 37
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
BİR KURŞUN İKİ VURGUN by simaara
simaara
  • WpView
    Reads 59,644
  • WpVote
    Votes 4,301
  • WpPart
    Parts 28
❝Sanrılardan ibaretti sanki bütün yaşananlar... Boğazıma oturan o koca yumru, elimden kayıp giden, bir daha da sahip olamayacağım hayallerim, hayatımdı sanki... Ağlayamadım. Bağıramadım. Durduramadım. 26 yıllık yaşamımın, 7 yılında adım atmadığım şehirde, onun tarafından bir başıma bırakılmıştım. Son umudumda da dalından acımasızca koparılıp alınmış gibi hissediyordum... Varlığımdan nefret eden insanlarla doluydu etrafım. Kaçmak isteyip, kaçamadığım bir labirentin içimdeydim sadece. Karanlık yolumu aydınlatan tek bir mumum vardı. Cılız ateşi bir sağa, bir sola savrulurken, koşmam için umut olmuştu bana... Yoktu. Artık o da yoktu. Karanlığın ortasında bir başımaydım. "Sözler hiçbir zaman tutulmaz anne... tutulmaz. Dedim sana. Ben ne sevmeyi hak ediyorum, ne de sevilmeyi. O gün... o gün ölmesi gereken bendim. Bendim." Ucunda oturduğum kayalara içindeki nefreti döküyormuş gibi çarpan o hırçın dalgalar, sanki sesim olmaya çalışıyordu. Gök gürledi. Bulutlar ağladı... Göğsüme ince bir sızı yayıldı. "Beni sevdiğine inanmamıştım zaten..." Titreyen dudaklarımı zapt etmeye çalışırken, gözlerimi karşımdaki hırçın denize çevirdim. "...şayet sen bile sevmekten vazgeçtin." Karadeniz acımasızdı. Aldığını vermez, verdiğini de acımadan ellerinin arasından alırdı... sonra elinde avucunda bir şey kalmazdı. Almıştı. Hepsini ellerimin arasından çekip almıştı. Ben Güneş. Kolu kanadı acımadan koparılan, omuzlarına tonlarca yük konulan kadın.❞ 🌑 0 4 /0 3 /2 0 2 4 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 Written by: simaara 🪶 #Yargı 1. 📌 23/12/2025 #Yargı 1. 📌 10/01/2026 #Adalet 1. 📌 18/05/2026
Kül Ateşten Korkmaz by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 39,714
  • WpVote
    Votes 4,018
  • WpPart
    Parts 14
"Bayraktepe 1, 112 Merkez." "112 Merkez, Bayraktepe 1 dinlemede." "Akseki mevkine doğru çıkış yapalım. Vakanız ateşli silahla yaralanma. Olay yerine yaklaştığınız anda askeri birlikler tarafından karşılanacaksınız." "Anlaşıldı. Çıkış yapıyoruz." Her insanın hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim hayatımın dönüm noktası ise KKM ile 112 istasyonumuza verilen bu vaka anonsu olmuştu. Bir asker, kar tanelerinin düştüğü soğuk ve toprak zemine uzanmış, bası uygulamalanmasına rağmen göğsünün altından sızan kan damlaları ile toprağa can veriyordu. Elimdeki yetişkin sırt tahtası ile en önde koşarken bir şey dikkatimi çekti. Vurulan askerin yüzü. Tanımıyordum ancak yüzü bembeyaz bir ışık tutulmuşçasına parlarken, dudaklarında eşsiz bir tebessümle semaya bakıyordu. Sanki yıllardır beklediği, aradığı huzura ermiş gibi. Sanki erişmek için çabaladığı bulutlara uzanmış gibi. Sanki... Sanki şehadet şerbetini içeceğini anlamış gibi... P. Yzb. Korhan Temur Ozanalp & Prm. Meva Yalım Yaltaray
SARFINAZAR ~İçimdeki Yıldırım~ by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 12,297,062
  • WpVote
    Votes 548,233
  • WpPart
    Parts 68
"Fazla vaktinizi almayacağım, direkt konuya gireceğim. Birçok şeyin farkındayım. Bana karşı beslediğiniz duygularınızın da, her görev emrinde dönüşümü beklediğinizin de, her yara aldığımda acı çektiğinizin de hepsinin farkındayım." Gözlerini gözlerimden ayırmadan sıkıntılı bir nefes çekti ciğerlerine. Kelimelerini özenle seçtiği o kadar belliydi ki, söyleyeceği şeyi söylemek aynı zamanda da bunu beni kırmadan yapmak için kendisini frenliyordu. "Kendinize bunu yapmayın. Size defalarca söyledim, benim hayatımda böyle bir şeye yer yok." Birkaç gündür ağlamaktan kuruyan gözlerim son cümlesiyle tekrar dolarken ona belli etmemek için başımı yere eğdim. Zorlamayacaktım, onu sevmem için onun sevgisine ihtiyacım yoktu. Ben onu, onsuz da severdim. "Anladım." dedim fısıltıyla. Eğer yüksek sesle söyleseydim ses tellerimin titrediğini anlardı. Karşısında sevgi dilenen aciz bir kız gibi durmak istemiyordum. Birini sevmek hiçbir zaman acizlik değildi. Zaaftı, her insanın tadamayacağı ama tadanın da binlerce kez şükredeceği bir duyguydu. Yaşamı boyunca bir insan için olup olabilecek en güzel zaaftı sevgi. "Başka bir şey yoksa eğer.. İyi günler." Dolu gözlerimi görmesin, bana acımasın diye başımı kaldıramadım. Yanından geçeceğim sırada kolumu tutan iri kemikli, nasırlı elleri tüm vücudumu ateşe vermiş gibi titretmişti. Sesli yutkunuşunu ve kolumdaki elinin titrediğini hissettim. Baş parmağı kolumun üzerini bilinçsizce okşarken yerde olan gözlerim kolumdaki elini buldu. Bir an için fikrini değiştirdiğini sandım ama o bunu fark ettiği gibi elini hızlıca geri çekti üzerimden. "Vazgeç.." diye mırıldandı acı çeker gibi. Sesi kısık ve pürüzlüydü. "Beni sevme. Ben ruhu olmayan, yaşamayı bilmeyen, acı hissetmeyen bir adamım. Sana acı vermek, bu hayatta isteyeceğim en son şey bile değil." 🔴 (Minimum Aksiyon/Bol Aşk)
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 974,004
  • WpVote
    Votes 67,448
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)