Canimss
42 stories
Demirhanlar by demirhan_asel
demirhan_asel
  • WpView
    Reads 276,515
  • WpVote
    Votes 10,218
  • WpPart
    Parts 25
Aile kurgusu
Benim Gibi Yazar  by Slanekli
Slanekli
  • WpView
    Reads 4,185
  • WpVote
    Votes 317
  • WpPart
    Parts 14
Başroller : Gökdeniz kaplan & Adal yener Bir Tarafta, Yıllardır içindeki Yazma tutkusunu saklayan Ünlü İş Adamı Gökdeniz Kaplan. Bir Tarafta, Ülkenin en Ünlü Yazarı Adal Yener. Adal Trabzon'da olan imzasın da talihsizlikler yaşamış ve İkiz Mafyalar tarafından. Sahneleri geride bırakmış eski şarkıcı Miray Yener. Sahnelerin zirvesinde olan ve Kariyerinin tab noktasında ki erkek kardeşi Taner Yener ile kaçırılmıştır. Normalde iki hafta sonra bırakacakları Yener Kardeşleri, Eski 3 düşmanının birlik olup onlara karşı olduğunu öğrenen Kaplan İkizleri ve Kaplan Ailesinin en büyük oğlu Aybars, Onları korumak amacı ile Ankara'daki evlerine gitmelerine engel olurlar. Adal kelimelerle savaşmayı bilen bir yazar olabilir... Ama bu kez silahlar, sırlar ve aşk kelimelerden çok daha güçlüdür. Gökdeniz Kaplan, ailesini korumak için canı pahasına savaşırken, içindeki hesaplaşma daha da derinleşir. Düşmanlar geçmişten, umutlar ise hiç beklenmedik yerden gelir. Bazı hikâyeler yazılmaz... Yaşanır. 5,33K kurgu arasından #5.
KOMUTAN | YARI TEXTİNG by ilaykaraca
ilaykaraca
  • WpView
    Reads 161,191
  • WpVote
    Votes 5,141
  • WpPart
    Parts 28
Aşık olduğu yüzbaşıya müstehcen mesajlar atan Beliz Yıldırım. Bunu yaparken iki şeyi hiç hesaba katmamıştı: 1. Yüzbaşının numarasını daha ilk günden bulacak kadar kararlı olmasını, 2. O mesajları ertesi gün bizzat kapısına dayanacak kadar ciddiye almasını. && "Şimdi gelelim bana attığın o çıldırtıcı mesajlara..." dedi Göktuğ, dudaklarında yaramaz bir gülümseme vardı. Siktir... onun da hesabı sorulacaktı, değil mi? Gözlerimi kaldırıp ona baktım, dudaklarımı istemsizce dişledim. Dudaklarımı ısırdığım noktaya dudaklarını değdirdi ama öpmedi... sadece yavaşça yaladı, adeta beni delirtmek istercesine. "Onları yazarken aklından ne geçiyordu, hm?" dedi kısık bir sesle. Sesi gülümser gibiydi ama gözlerinde tehlikeli bir parıltı vardı. "Her şeyi de sorgulayacak mısın böyle, Göktuğ Yüzbaşı?" dedim nefes nefese. Başını yana eğdi, dudaklarının kenarı kıvrıldı. "Yok... bugün sorgulamak yok. Daha işlerimiz var. Ondan sonra uzun uzun konuşuruz." Ve bir anda, hiçbir uyarı vermeden sertliği içime girdi. Çığlığım salonun duvarlarına çarpıp yankılandı. Göktuğ sertliğini aniden içime bastırdığında çığlığım boğazımdan kopup duvarlara çarptı. O ise hiç yavaşlamadı, aksine bedenimi her darbede daha da kendine çekiyordu. "Komutan... ahhh-" dudaklarımdan istemsiz iniltiler dökülüyordu. Göktuğ'un elleri kalçamda öyle güçlüydü ki, sanki bedenim ona aitmiş gibi beni yönlendiriyordu. Koltuğun altında yaylar gıcırdıyor, ama ben sadece onun ritmini, onun sıcaklığını hissediyordum. Her hareketinde içimde bir fırtına kopuyordu. Dizlerim titriyor, tırnaklarım sırtına gömülüyordu. Dudaklarını boynuma bastırıp ısırdığında, bedenim tamamen teslim oldu.
VUSLAT  by buskrdnz
buskrdnz
  • WpView
    Reads 517,815
  • WpVote
    Votes 30,615
  • WpPart
    Parts 22
"Ben..." diye kekeledim avcumun içinde tuttuğum künyeyi bırakıp geriye çekilmeye çalıştığımda. "Asya," diyerek tuttu elimin üzerini. Künyesini tutan ben, benim elimi tutan Yavuz'du şimdi. "Sen de hissediyor musun?" "Neyi?" dedim kısık çıkan sesimle. "Bunu," dedi bakışlarını ikimizin arasındaki zaten çok az olan boşlukta dolaştırarak. "Çekiliyorum sana, görmüyor musun? Elim uzak dursa gözlerim, gözlerim uzak dursa nefesim karışıyor sana." Cevap veremedim ancak bir cevap beklediği de söylenemezdi. İkimizde aramızdaki bu çekimi hissediyorduk. Yoksa ne ben durduk yere onun kafasını karıştırırdım ne o benim. Ortada söze dökülmemiş saf duyguların gücü hakimdi ve biz o an buna boyun eğdik, kabullendik. "Yavuz..." diye fısıldadım adını. Kara gözleri nasıl bu kadar aydınlık olurdu aklım almıyordu. "Doğru söylüyormuşsun." O neyi der gibi bakınca avcumun içinde tuttuğum künyeyi daha sıkı kavradım. Sanki tenimi yarsın, kanıma karışsın istercesine. "Karışanın yalnızca kafam olmadığını..." Künyeyi asıldığımda aramızda kalan o küçücük boşluğu da yok ettim ve hiç düşünmeden benim için aralanan dudaklarının arasına sızdım.
LOTUS GİRDABI by avenoirrs
avenoirrs
  • WpView
    Reads 71,355
  • WpVote
    Votes 3,139
  • WpPart
    Parts 20
Düzenlenecek. Annesini acı bir olayla kaybeden Asteğmen Elvin Sönmez, bulunduğu timin başkomutanının değişmesi ve bir teröristin tekrardan faaliyete geçmesiyle hayatında hiç beklemediği şeyleri yaşamaya başlar. -Askeri kurgu- !KİTAPTA GÜNÜMÜZ TÜRKİYE'Sİ YOKTUR, BU SEBEPLE GÜNÜMÜZDEKİ KOŞULLARI KİTABA UYARLAMAYA ÇALIŞMAYIN LÜTFEN. HER ŞEY TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR, HER YAZILAN SADECE BİR KURGUDAN İBARETTİR. KİTAPTA GÜNÜMÜZ TÜRKİYE'Sİ İŞLENMEMİŞTİR! !ASKERLİK HAKKINDA FAZLA BİR BİLGİM OLMADIĞI İÇİN VE ARAŞTIRDIĞIMDA DA FAZLA BİLGİ BİRİKİMİNE ULAŞAMADIĞIM İÇİN KENDİMCE OLUŞTURDUĞUM KURALLAR ÇERÇEVESİNDE YAZDIĞIM BİR KİTAPTIR. MANTIK HATALARI YA DA BİLGİ EKSİLİĞİNDEN KAYNAKLANAN HATALAR VARSA AFFOLA. LÜTFEN BU YAZDIKLARIMI GÖZ ÖNÜNE ALARAK OKUYUN, TEŞEKKÜRLER! YETİŞKİN İÇERİK BULUNMAKTADIR.
Sevda Sokağı- 1984 by cerennokszz
cerennokszz
  • WpView
    Reads 581
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 1
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Develer tellal iken, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken... Bir mahalle varmış. Güneş orada başka doğar, rüzgâr başka esermiş. O mahallenin adı Sevda Sokağı'ymış. Bu sokakta herkes birbirini tanır, ama herkes bir sırrı saklarmış. Bir pencere varmış, her gün aynı saatte açılırmış. O pencerede bir kız otururmuş, adı Sevda'ymış. Gülerse güneş doğar, susarsa rüzgâr dinermiş, ama o pek gülmezmiş. Bir de sokaktan geçen bir delikanlı varmış... Her gün, her gece, aynı adımlarla geçermiş o evin önünden. Ne selam verirmiş, ne başını çevirirmiş. Ne seslenmiş, ne söylemiş, ama gözleri hep oradaymış. Söylese ne olurmuş? Söylemese ne değişirmiş? O mahallede herkesin bildiği ama kimsenin konuşmadığı şeyler varmış. Bir bakış. Bir suskunluk. Bir ihtimal. Ve bir sebep. İşte bu, öyle bir sevdaymış. Bu, "Darılma Hanım teyze, kızınızı sevdim..." Diyemeyen bir adamın hikâyesiymiş. Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu, bir suskunluğun nasıl sevda olduğunun hikâyesi.
TENEBRİS TEORİSİ by mishelov
mishelov
  • WpView
    Reads 257,320
  • WpVote
    Votes 24,397
  • WpPart
    Parts 20
☙ Uğruna verdiğim savaş sükunetken, hayatım acımasızlık üzerine kurulu koca bir avutmadan ibaretti. Belki de bu yüzden alacağım ilk darbenin zemini her zaman öz babama aitti. İstediğim tek şey güç. Kontrolü seviyorum. Yöneteceğimi biliyorum. Çünkü günahlar üzerine kurulu bir şehrin en hilekâr figürüyüm. İsmim Aden Valentin. Ama o bana Luna diyor. Kendine ise... Karanlığa damgalı bir fatül. Kapitollü Artur. ☙ "Bir noktada her ruh, hakikatten saptı. Çünkü Tanrı'nın da ilk hatası, şeytanı yaratmaktı." ☙
KÜSKÜN RÜZGÂRGÜLÜ | Mahalle Hikâyesi by heceligece
heceligece
  • WpView
    Reads 342,408
  • WpVote
    Votes 26,762
  • WpPart
    Parts 11
Bir mahalle, dostluklar, yaralar ve sevdalar... Meyra Alpkara; her şeyini dansa adamış, çiçekleri ve onlarla konuşmayı delicesine seven kıpır kıpır, genç bir kızdı. Her düşüşün hayatın daha dik ayağa kalkabilmemiz için yarattığı bir fırsat olduğunu düşünecek kadar da hayata bağlıydı. Fakat hayat her zaman, herkese karşı nazik davranmazdı. Meyra, bir gece öyle bir düşüş yaşamıştı ki tüm ezberleri bozulmuş, canı acımıştı. Canı çok acımıştı. Ama en önemlisi kalbiydi... Bir kalp, kambur kalabilir miydi? Onun, o akşam kalbi de kambur kalmıştı. Cihangir Alakurt ise, gidişiyle ardında bıraktığı bu kambur kalbe daha ne kadar kıyabilecekti? Bir gidiş... Hayır, bu bir terk ediş. Peki bir terk ediş, sizden en fazla ne alabilirdi?
AY IŞIĞI VE YAKAMOZ (KİTAP OLDU) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 598,533
  • WpVote
    Votes 35,069
  • WpPart
    Parts 35
Bir üsteğmen ve aşık olduğu komşu kızının hikayesi... Aşkından habersiz olduğu adam için kalbi atmaya başladığında 20 yaşındaydı Gülce. Çocukluğunu geçirdiği Bozcaadada beraber büyüdüğü adamla aynı kişiydi bu: Sancak Erkuran. Sonra bir gün karşısına geçmişti Sancak ve gözlerinin içine baka baka "Bana artık abi deme," demişti. Tek bir cümleyle kalbini altüst etmeyi başarmış ve bildiği her şeyi değiştirmişti. Aynı günün gecesinde ise gitmişti Sancak Erkuran. Çünkü işi ve aşkı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış ve hayatını, vatanı uğruna feda etmişti. Yıllardır içinde büyüttüğü sevdasının küllerini kalbine hapsedip öylece gitmişti.