My Heart🫀
16 stories
ZAMANSIZ SEVGİ by Derunimeyus
Derunimeyus
  • WpView
    Reads 837,768
  • WpVote
    Votes 30,891
  • WpPart
    Parts 45
"Tüm gökyüzünü gözlerine taşımışsın. O maviliği bazen kara bulutlar örtmüş, bazen sağanak almış; hiç utanmadan akmış gözlerinden bir bir..." "Sana herkes kıymış ama sen kimseye kıyamamışsın. Nefret edenlere inat hep daha çok sevmişsin. Her yürümeye çalıştığında düşmüşsün. Sana çelme takanlar düştüğünde de, onlara el uzatan yine sen olmuşsun." "Sen, senden nefret eden bu koca gökyüzünü, hiç gocunmadan gözlerine sığdırmışsın. Yağmurun en ufak bir damlası bile kimseye değmesin diye hem de..." Gelecekten şimdiye uzanan ince bir ip... Bir gece, gördüğü bir grup adamın hayatını değiştireceğini bilemeyen bir kadın. Zamanın acı gerçeği karşısında imkansızı oldurmaya çalışan bir adam. Kapı aralandı, gelecek göründü... İki farklı zaman, iki farklı insan. Ve bundan doğan bir aşk. Zamana karşı verilen bir mücadelede kazanan kim olur? Zaman mı yoksa aşk mı? Burası, zamanın hiç görmediğiniz yüzü. Akrep ve yelkovanın, dakika ve saatin çok ötesinde... Burada, zaman hakkında bildiklerinizi unutun. Buradasınız. Zamanın durduğu o noktada.
Güzel Günler Bizi Bekler by zeynebinyeri
zeynebinyeri
  • WpView
    Reads 408,049
  • WpVote
    Votes 41,555
  • WpPart
    Parts 35
Çocukluğumdan beri doktor olmanın hayallerini kurdum. Bir de Çalıkuşu'ndaki Feride gibi uzak diyarlara gitmeyi. O öğretmen olarak gitti ben ise doktor oldum ve ninemin bana yadigar bıraktığı mavi bavul ile çıktım yollara. İnsan hayatı boyunca attığı her adımı yeni bir umut ile atardı. Daha iyisi, daha güzeli için uzun yolculuklara çıkardı. Her zaman güzelliklerle karşılaşamazdı elbet. Ama denemekten vazgeçmezdi, insanı insan yapan en önemli özelliği de buydu. Ben de çocukluğumdan beri taşıdığım umutlarla yeni bir yola çıktım. Evimi, ailemi, tanıdığım her şeyi arkamda bırakıp beni büyüteceğine inandığım bir hayata adım attım. Güzel günler bizi bekler diye umut ederek.
ÇEHRESİZ by alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    Reads 2,624,735
  • WpVote
    Votes 150,545
  • WpPart
    Parts 84
"Akıp giden şu suya atlayamadığım için dünya üzerindeki tüm denizleri kuruttum. Artık hiç su yok, Alanguva. Ve biz alev almak üzereyiz." Yara almış her çocuğa ve yara almış her çocuk için. 18 Mayıs 2015.
Cariye'nin İkinci Hayatı by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 930,046
  • WpVote
    Votes 86,377
  • WpPart
    Parts 63
Bir cariyenin intikamı nelere yol açabilir? İHANET SEVDİĞİ ADAMDAN GELDİ Ayana, İmparatorluğa cariye olarak gelmesinin bir nedeni vardı. Sevdiği adama yardım edecek, yüzyıllardır esaret altında olan halkını kurtarmak için çağlardır kayıp olan ejderhanın gözlerini bulacaktı. Sonunda görevini başarı ile yerine getirdiğinde sevdiği adam tarafından öldürüldü. YAŞAMAK İÇİN İKİNCİ BİR ŞANS Tanrısal bir varlıkla anlaşma yapan Ayana, askeri eğitim alan ve insanlar tarafından sevilmeyen Turina'nın bedeninde gözlerini açtığında intikamının detaylarını planlamaya başlar. Kendini cariye olarak imparatorluğa giderken bulduğunda bildiği geleceği kendi yararına kullanmaya karar verir. İstediği son şeyse imparatorun ilgisini çekmekti. İmparator ve suikastçisi ona ilgi göstermeye başladığında ise bildiği gelecek belirsizleşecekti. Üstelik ölümün insan hali olarak bilinen adama çekildiğini hissediyordu. Gelecek ve geçmiş birbirine girerken ruhu ona bilmediği bir yol gösterecekti. -------------- Kitabın instagram sayfası için 👇🏼👇🏼👇🏼 https://instagram.com/c2hofficialpage?igshid=ZDdkNTZiNTM=
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 5,357,985
  • WpVote
    Votes 434,145
  • WpPart
    Parts 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
Sürgün Kasabası (Revize Edilecek) by kubra1994
kubra1994
  • WpView
    Reads 80,987
  • WpVote
    Votes 6,693
  • WpPart
    Parts 64
Tanrının bile adını unuttuğu bir sürgün kasabasına yolu düşen kayıp bir kadının hikayesi değildi bu.Tanrının seni unutmadım dediği bir adamın hikayesiydi.Ben senin kalbinden öptüğün kadın oldum fırtına misali,sen ise benim tüm hayatım.Sana veda etmeyeceğim hiçbir zaman,bilirsin ben vedaları sevmem sevgilim.Sessiz sedasız gelirim ama yakarışlarla giderim.Uğruma akıtacağın her inci tanesine minnettarım şimdiden... Kalbi ve ruhu güzel adam,yeşillerinde huzur bulduğum ve aşkı tattığım özel adam,hoşça kal. Bu kayıp kadın seni çok sevdi,kalbinden öpüldüğü her geceyi yanına alarak gitti..." Kalbinden Öptüğün Kadın...
EVSİZ by saulepleureurr
saulepleureurr
  • WpView
    Reads 262,627
  • WpVote
    Votes 11,021
  • WpPart
    Parts 17
(Ara verilmiştir. Sebepleri 'sad story' bölümünde mevcuttur.) "Tamam, tamam bulmayacaklar seni... İzin ver bana, saklayayım seni." Öyle kurdu ki bu cümleyi... Öyle bir cümle kurdu ki fark etmeden... Onun için ne anlama geldiğini bilmesem bile kalbime delik açılmış gibi hissettim, kurşun yarası gibi... Dondum, titredim, bakakaldım gözlerine, kalakaldım öylece... Nasıl derler buna? Araba çarpmış, tokat yemiş gibi? Hayır, hayır... Tokat yemek böyle hissettirmiyor ki, çok incitiyor o... Çok yaralıyor, paramparça ediyor kalbimi. Bu bambaşka... Bambaşka bir şey. Bambaşka bir his. Çok garip Allahım. Bu adamın gözlerinin içine bakmak çok garip. Açık penceredeki kısa tül uçuştu sanki, güneş çarptı gözlerime, bir şarkı ilişti kulağıma... Dedemin cızırdayan radyosundan gelen ses kesik kesik duyuldu odada. Rüzgar karıştı saçlarıma, serinletti tenimi, kıstırdı gözlerimi... Ne zaman başımı sallayıp ona evet dedim, bilmiyorum... Anımsayamıyorum bir türlü... Kurduğu cümlenin eteğine öyle çok takılı kalıyorum ki, düştüğüm yerden dizlerimin üstüne bile kalkamıyorum. Böyle bir cümle kuran adamdan gelecek zararı kabullenemiyorum. Bana zarar verme Devran. Ne olur. Beni sakla Devran. Sır gibi saklar mısın beni, gizli bir düş gibi? Beni öyle saklarsan kendimi çekip alamam Devran... Beni öyle saklama... ... Evim yoktu benim, yuva oldu bana. Gidecek bir yerim yoktu benim, yolların sonu oldu bana. Devran ve Sırma. İki evsizin birbirine yuva olma hikayesi.
KİMSESİZLER MATEMİ. by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 13,824,954
  • WpVote
    Votes 894,362
  • WpPart
    Parts 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
Adı Menekşe by DenizKuzguun
DenizKuzguun
  • WpView
    Reads 179,803
  • WpVote
    Votes 10,694
  • WpPart
    Parts 38
Gözlerim onunla kavuştuğu anda tek bir cümle dökülmüştü ellerimin arasındaki idam tahtasından. "Bana bunu yapmaya hakkın yoktu." Dudakları hafifçe aralandığında gözlerine bir ifade çöktü. Fakat ben o ifadenin tercümanını yapmak istemiyordum. İstediğim şey idam tahtasına bağlanan ipi kesmekti. "Ben dilsizim. Orada ölebilirdin. Nalan olmasaydı derdimi kimseye anlatamazdım anlıyor musun? Alerji olduğunu, kaç saat bu halde olduğunu anlatamazdım. Kimse beni anlamıyor. Ağzımdan dökülen tek şey iğrenç iniltilerken beni çaresizce bırakmaya hakkın yoktu. Ağzımdan çıkan o iğrenç seslerden nefret ediyorum! Senin yaptığın şey dilsiz oluşumu en sert şekilde yüzüme vurmaktı. Ve ben yıllarca bu duygudan itinayla kaçarken sen beni tepetaklak içine savurdun! Benim düşmeme neden oldun!" Ellerim hızlıca döktü içimde biriken tüm gerçeklikleri. Ruhumun bedenime verdiği ızdırap gün yüzüne çıktı acımasızca. Gün yüzüne acımasızca çıkan ızdırap tüm duygularıyla sertçe Barbaros'un yüzüne çarptı. Bu detayı yeni fark ediyor gibi bakıyordu bana. Sanki benim dilsiz oluşumun yeni farkına varmış gibiydi. Evrendeki tüm toprakları içine hapsettiğini düşündüğüm gözlerine cansızlık hâkim olurken ben yeniden, hayatımın her aşamasında olduğu gibi, duygularımda bir ikilem yaşadım. Dilsiz olduğumu yeni fark etmiş gibi ifadesi benim için ne anlam ifade etmeliydi? Beni sıradan bir insan olarak mı görüyordu veyahut dilsiz oluşumu sadece bir süreliğine unutmuş ve gün yüzüne çıkan gerçeklik onu hayal kırıklığına mı uğratmıştı? Cevabı neydi? Peki ya benim istediğim neydi?
VEHİC  by sessizhayals
sessizhayals
  • WpView
    Reads 1,136,554
  • WpVote
    Votes 16,646
  • WpPart
    Parts 5
"Derdim sensin hatun." Sert soluğu saçlarıma vurdu ve parmağını kaldırdı. Kirpiklerim kıpırdadı, soluğumu fark etmeden içime hapsettim. Parmağının ucu önce çeneme dokundu, sonra ise beni öldürecek bir yavaşlıkta yukarı tırmandı. "Ben miyim?" dedim tek solukta. Karnım yine büzüşmüş, kasılıyordu. Bedenim put gibi olduğu yerden kımıldamıyordu. Tenim karıncalanıyor, kalbimin sesi kulaklarımda atıyordu. Yanaklarıma güneşin sıcaklığı vurur gibi yanmaya başlamıştı. Dudaklarım hafif aralıktı. Saç tellerim onun soluğu ile titreşiyordu. "Sensin." Alt dudağımdaki yaramın üzerine baş parmağını sürttüğünde titreyen bacaklarımla yere yığılacaktım. O kadar sıcaktı ki parmakları titretiyordu yüreğimi. Göğsünden yayılan sigara kokusu ile karışmış değişik kokusu burun deliklerimden içeri sızdı. "Ne yaptım ki ben?" diye sordum kısık bir sesle. Her daim güçlü duruşum onun yanında zayıflıyordu. Ortada tüm gerçeğimle duruyordum. Alt dudağıma dokunan parmağı şifa olsun ister gibi orayı yokluyordu. "Bir bilsen, bana ne yaptığını." Üzerime eğildiğini hissettiğimde sırtım geriye hafifçe sendeledi. Bel boşluğumda sıcak avucunu hissettiğimde göğsüm kalktı. Kaburgalarım etlerimi ezer gibi öne çıkmıştı. Sıcak avucu tenimin ısısını artırdı. "Bir bilsen gözlerini, dudaklarını, nefesini." Dudaklarından kelimeler dökülürken yaramın üzerinden çekti parmaklarını. Üst ve alt dudağıma dokunan parmakları, sertçe okşadı olduğu yeri. "Kokunu. Nefesimi kesiyorsun." 🌺 1990'lı yıllarda geçen bir aşk hikayesi... Kitap argo ve yetişkin içerik barındırır. Rahatsız olacaklar okumama hakkına sahiptir. İLK 4 BÖLÜM YAYINDADIR! DİĞER BÖLÜMLERİ DREAME'DA BULABİLİRSİNİZ!