🍷💋😍🎀YAŞAMA SEBEBİM🎀😍💋🍷
34 stories
GÖLGELERİN KAÇIŞI by Mehrinrova
Mehrinrova
  • WpView
    Reads 1,923,563
  • WpVote
    Votes 83,555
  • WpPart
    Parts 40
Son yirmi yedi saniye. Zaman gelmişti, kulaklıktaki ses son kez konuşacaktı. "Sonuna geldik, küçük hanım," Alacağı canları düşündükce duyduğu memnuniyet, gözlerini daha da büyütüyor, gülüşü dudaklarını aşmaya çalışıyordu. "Cana can!" Sesi sert, ancak bir o kadar da memnundu. "Kadına kadın!" Keskin nişancının parmağı yavaşça tetiğe baskı yapmaya başladı. "Kıza kız, Anıl!" Beş saniye... "İşini bitir!" "Onun gözleri, özgürlük bulduğum gökyüzü değil, boğulacağım denizdi. Ama artık boğulmaktan korkmuyordum, çünkü ben de onun yanmaktan korktuğu ateşe dönüşmüştüm." Bu kitapta bahsedilen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür; her ayrıntısı, sadece kurgusal bir dünya oluşturma amacını taşımaktadır.
LİDER (Av serisi 4) by M_Rise
M_Rise
  • WpView
    Reads 39,506
  • WpVote
    Votes 2,631
  • WpPart
    Parts 2
Lider Ephesus yayınları aracılığıyla raflarda. Tüm hakları saklıdır.
AVCI ( AV serisi 3 )  by M_Rise
M_Rise
  • WpView
    Reads 780,482
  • WpVote
    Votes 10,515
  • WpPart
    Parts 4
Avcı, EPHESUS YAYINLARI aracılığıyla raflarda! Kirli oyunlar dönüyordu ve herkes bu oyundaydı. Sırlarının ardına gizlenmiş Jay Sullivan bile... Peki, bu oyunda onun yeri neresiydi? Annabelle Jefferson henüz bunu öğrenemese de, artık kendi yerini biliyordu. Asırlar öncesinden beri her şeyin merkezinde o vardı. Peki, gerçekte neydi o? Ya da kimdi? Bu soruların cevabı birilerinin bataklığı olacaktı. Ve... bakalım kimler bu bataklıktan kurtulacak, kimler tamamen dibe batacaktı? Artık karşılarında bir Av değil, Avcı vardı. - *Tüm hakları bende saklıdır!
ÇAYLAK (AV serisi 2) by M_Rise
M_Rise
  • WpView
    Reads 72,676
  • WpVote
    Votes 1,878
  • WpPart
    Parts 3
Çaylak, EPHESUS YAYINLARI aracılığıyla raflarda! Annabelle Jefferson, zamanın çok öncesinden gelen savaşı artık biliyordu. Fakat bu savaşı sürdüren iki düşman türün ortasında kaldığını sanırken, kendisini izleyen yeni düşmanların varlığından haberdar değildi. Keşfedilen yeni türler, anlamı bilinmeyen kâbuslar, saklı kalan gerçekler, çözülmesi gereken yeni gizemler ve güç peşinde olanların bitmek bilmez mücadelesi... Tüm bunların ortasında Annabelle'in sığındığı tek bir kişi vardı; Jay Sullivan. Fakat... "Aşk, şeytanın hiç uğraşmadan kendi sonlarını yazması için insanların önüne attığı oyuncaktan başka bir şey değil," demişti Jay Sullivan. Belki de haklıydı. Tehlikeli bir hayat Tehlikeli bir avcı Ve Tehlikeli bir aşk...
AV by M_Rise
M_Rise
  • WpView
    Reads 6,418,521
  • WpVote
    Votes 255,039
  • WpPart
    Parts 49
AV, EPHESUS YAYINLARI aracılığıyla raflarda! * Zamanın çok öncesinden gelen bir savaş ve tüm bunlardan habersiz bir genç kız... Annabelle Jefferson, Hiddenfield kasabasına adımını attığı an bir şeylerin yolunda olmadığını biliyordu. Fakat bu kadar akıl almaz olayların tam ortasına düşeceğini asla tahmin edemezdi. Ağaçların arasındaki tapınağın anlatılmamış hikâyesi, kanlı bir tarih ve aydınlık ile karanlığın bitmek bilmez çatışması... Tüm bunların ortasında Annabelle'i, karşısına çıkan tehlikelerden koruyan ama rengini asla belli etmeyen bir genç adam: Jay Sullivan. Peki ya Annabelle'i, Jay'den kim koruyacaktı? Kendi avına âşık olan bir avcı, Yok edecek mi avını hiç düşünmeden? Ya da Koruyabilecek mi onu kendisinden? * #1 in Fantastik
Güneşi Söndürmem Gerek (FİLM OLUYOR) by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 2,975,848
  • WpVote
    Votes 108,386
  • WpPart
    Parts 70
Umut'un hayatında her şey yolunda giderken, yaşadığı bir kaza sonrasında her şey değişir. İç dünyasında kendiyle hesaplaşmaya çalışırken hiç beklemediği bir gerçekle karşı karşıya kalır. Artık önünde iki yol vardır. Ya bu gerçeği kabul edip hayatına kaldığı yerden devam edecek ya da bu gerçeğin acısına kendini mahkûm edecektir. Umut hayatına kaldığı yerden devam ettiğini düşünürken yaşanan kazayla birlikte sır perdesi aralanır ve kabul edilemez olaylar gün yüzüne çıkar. Yakınlarıyla ilgili öğrendiği gerçekle yeni bir yol ayrımına girer. Yalanlar ve kabul edilmesi güç gerçeklerin ortasında kalan Umut, yaşadığı acıların enkazından kurtulmaya çalışırken aklı ve kalbi arasında verdiği savaşı kazanabilecek miydi? * "Sakın unutma... Eğer istersen güneşi bile söndürebilecek kadar güçlüsün!"
Yalancılar ve Yabancılar by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 3,410,454
  • WpVote
    Votes 166,045
  • WpPart
    Parts 43
Her insan bir yalancıdır. Her insan bir yabancı... Bize öğretileni yapar, bir yalanı yaşarız hayat boyu. Vakti geldiğinde ise yalan hayatlarımıza yabancılaşırız. İsteyerek ya da zorunda kalarak... Biz zorunda bırakıldık ve her şey o gün başladı. Hayatlarımıza yalan o gün bulaştı. Ya da biz öyle sanıyorduk. Biz kim miyiz? Bizler yabancıyız. Belki biraz da yalancı...
YOZLAŞMIŞ HARABELER by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 344,994
  • WpVote
    Votes 20,202
  • WpPart
    Parts 31
Sürekli aynı kâbuslarla uykuları bölünen Rena, yine bir gece aynı kâbusun etkisinden korkuyla uyanır. Rüyanın üzerinde bıraktığı etkiden kurtulmak için banyoya; yüzünü yıkamaya gittiğinde aynada yansımasının kaybolduğunu görür. Banyo aynasında kendi yansımasını göremeyen Rena hala uyuduğunu ve kâbusun içinde olduğunu düşünerek kendi odasına kaçar. Odasındaki boy aynasına baktığında ise hayatının şokunu yaşar çünkü aynanın içinde kâbuslarında kaçtığı adamı görür. Aynanın içine hapsolan ve Kâbus Gözcüsü olduğunu öğrendiği Aryen'in kendisine sorduğu bilmeceye cevap verirken Kabus Lordu'nu insan diyarına getirdiğinden habersizdir. Aynı gece yansıması çalınan Rena, Kabus Lordu Aryen'le bir anlaşma yapmak zorunda kalınca geri dönülmesi imkansız bir yola ilk adımını atmış olur.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 373,439
  • WpVote
    Votes 21,230
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,224,811
  • WpVote
    Votes 723,697
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.