Bir şansı hakkeden kitaplar
7 cerita
KÖR İLTİCA oleh Lia_Lethe
Lia_Lethe
  • WpView
    Membaca 1,119
  • WpVote
    Vote 5
  • WpPart
    Bab 2
"Aşkın ısıtamadığı kalpleri, nefretin koruyla yakmaya geldiler." kendi kaderinden kaçarken, başkasının karanlığına sığınabilir mi insan? Ya da sığındığı o "kör" liman, aslında kendi felaketinin başladığı yerse? Kaçmak, sadece fiziksel bir eylem değildir; bazen bir kadının parçalara ayrılmış hayatından geriye kalan enkazı, yeni bir başlangıç umuduyla sırtlanmasıdır. Mehlika için bu kaçış, özgürlüğün eşiğindeyken çarptığı o masum canın toprağa düşmesiyle, hayatının en büyük yıkımına dönüştü. Bir kaza, üç hayatı tek bir kör düğümde birleştirdi; üç nefes, aynı kaderin karanlık dehlizlerinde yankılanmaya başladı. ​Mehlika, vicdanının ağırlığı altında ezilirken, asıl enkazın onu beklediği yere, öldürdüğü kadının geçmişine,savruldu. Yekta Han Şahsuvar Hükümete başkaldıran, bir örgütün liderliğini yapan ve öfkesini zırh niyetine kuşanan bir adam. Mehlika'nın gözleri, Yekta için en büyük yasın ve en taze nefretin aynasıydı. O gözler, ona en kötü gününü, kaybettiği dünyayı hatırlatan tek gerçekti. ​Yekta'nın dudaklarından dökülen her kelime, Mehlika'nın ruhuna atılan birer çentikti. ​"Çiçek mi ektin? Ektiğin o bahçeleri yakarım. Salıncakta mı sallandın? O salıncağın ipini keserim. Birilerine bakıp gülümsedin mi? Gülümsediğin kişileri yok ederim. Nefes mi aldın Mehlika? Nefesinin kesilmesini sağlayan her şeyi yaparım... Sen benim nefesimi kestin; sen değil nefes almak, yaşadığını bile hissedemezsin. Çünkü artık bir ölüden farksızsın..." Olaylar tamamen kurgudur hiçbir kurum ve kişilerle ilgisi yoktur.
BEGONYA oleh Lia_Lethe
Lia_Lethe
  • WpView
    Membaca 27,517
  • WpVote
    Vote 969
  • WpPart
    Bab 14
Ait olamadığın yerde bile köklerin tutunmayı seçer. Ve yanlış toprağa düşen bir tohum bile, sırf yaşamak için çiçek olmayı yazgı edinir... Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu bir savaş. İnsanın kendini bulmak için verdiği, sesi çıkmayan ama en çok yankılanan bir savaş. Ve bu savaşta, en keskin silahın yüreğin olduğunu öğreniyorsun. Bu bir teslimiyetin değil, bir başkaldırının hikâyesi. Çünkü bazen en derin karanlıklarda bile ışık süzülür. Ve bir yabancının bakışı, en kalın zincirlerden daha çok kırar seni. Barlas'ın gözleriyle tanışınca başlıyor kırılmak. Kırıldıkça dönüşmek. Dönüştükçe yeniden doğmak... Begonya, adını bir çiçekten almış olabilir. Ama o, toprağa değil acıya kök salmış bir kadının hikâyesi. Kumarda bir borca karşılık satılan, bir adamın ellerine zorla bırakılan bir genç kadının, en karanlık evlerde bile umut yeşertebilen direnişini anlatıyor bu roman. Bu hikâye ne sadece aşk, ne sadece acı.Bu, bir kadının kendini bulma çabası,bir adamın insan olmayı hatırlayışı, ve karanlıkta filizlenen umutların adım adım ışığa yürüyüşüdür. "Savaş alanında bile açan çiçekler vardır. Ama en çok, imkânsız bir aşkın gölgesinde büyürler."
Kıyam  oleh geceninatesi1y
geceninatesi1y
  • WpView
    Membaca 1,024
  • WpVote
    Vote 221
  • WpPart
    Bab 8
Elçim, yakmayı bilen ama kül olmaktan korkmayanlar içindir. Ben Elçim Alkor. Küçüklüğümden beri sessizlikle büyüdüm. Ağlamayı öğrenmedim, çünkü ağlamak zayıflıktı. Annemi ve abimi kaybettim. Geriye sadece yüklenmiş omuzlarım ve sessiz bir kız kaldı. O boşluk, içimde hep bir gölge gibi dolaştı. Zamanla öğrendim ki hayatta kalmak, sadece nefes almak değil; hesap yapmak, planlamak, bazen sevdiklerini feda edebilmek demekti. Bu yüzden Kıyam Timi'ni yönettim. Tim benim ailem oldu. Yankı, Kara, Pusu, Çelik... Her biri bana farklı bir hatırlatma; bazen güç, bazen sıcaklık, bazen ise sadece bir nefeslik rahatlık. Onlarla birlikteyken hem bir lider hem bir koruyucu, hem de kendim olabiliyorum. Ama içimde hâlâ çocuk Elçim var; kaybettiklerini hatırlayan, sustuğunda sessizliğiyle çığlık atan, korkularıyla yüzleşen... Her görevde, her çatışmada, geçmişim peşimden geliyor. Her kararımda sorumluluğun ağırlığını hissediyorum. Her nefeste hatıraların ve kayıpların yankısı var. Bu, benim hikâyem. Acıyla, görevle ve kayıplarla yoğrulmuş bir hayat. Ama yine de yürümeye devam ediyorum; çünkü geri adım atmak bana yasak. Kıyam, sadece bir isim değil; duruş, direnç ve karanlığın içinden ışığı bulmak demek. Ve ben hâlâ o ışığı arıyorum.
PRANGALAR oleh Lia_Lethe
Lia_Lethe
  • WpView
    Membaca 9,258
  • WpVote
    Vote 108
  • WpPart
    Bab 11
Zeyana, adaletin güçlülerin elinde bir silaha dönüştüğü, suskunluğun erdem sayıldığı bir düzende büyüdü. Öğretilen her kural itaati kutsuyor, verilen her öğüt başını eğmesini buyuruyordu. Çünkü bu topraklarda düzen, sorgulayanlardan değil; kabullenenlerden yanaydı. Kutsal ilan edilen savaşlar, kanla yazılan zaferler ve korkuyla ayakta tutulan bir iktidar... Bu dünyanın zincirleri demirden değil; kaderden, korkudan ve sessizlikten yapılmıştı. Zeyana'nın mücadelesi bir kahramanlık masalı değildir. Kurtulmayı değil, bedel ödemeyi göze alan bir ruhun yolculuğudur. Çünkü burada özgürlük verilen bir armağan değil; alınan bir yaradır. İhanetle örülmüş ilişkiler, gücün soğuk yüzü ve göz göze gelindiğinde bile kaderin yön değiştirdiği anlar arasında Prangalar, insanın en ağır zincirinin kendi sessizliği olduğunu fısıldar. Kuşlar öldü, gökyüzü karardı ve hırslar uğruna her şey feda edildi. Ama maskeler düştüğünde anlaşıldı ki; bu kanlı savaşın içinde kirlenmeyen tek bir şey kalmıştı. Ve aşk, bu savaşta en masum duyguydu. " Yaşadığını sanma Zeyana, yaşadığını hisset. Acısa bile hisset; çünkü sadece ölüler acı duymaz."
ASKER(Yarı Texting)TAMAMLANDI oleh Liravella
Liravella
  • WpView
    Membaca 19,142
  • WpVote
    Vote 1,284
  • WpPart
    Bab 41
Mia rastgele bir numara salladı ama salladığı numaranın onun hayatını değiştireceğini bilmiyordu. ○Tüm hakları saklıdır Çalma gibi durumlar olursa yasal işlem başlatılıcağından emin olun