Konuşkan kitaplıkk
2 historias
{Tamamlandı} Çirkin Aşkı por _Aytac_
_Aytac_
  • WpView
    LECTURAS 366,646
  • WpVote
    Votos 18,430
  • WpPart
    Partes 47
Atılan tokatın sesi hala ikisinin de kulaklarında yankılanırken gözleri bir kez daha buluştu. İlk kez kadının gözleri de adamın öfkesine eşlik ediyordu. Bu adam ona binlerce kötü söz söylemiş, onu her fırsatta aşağılamış, ondan nefret etmiş, iğrenmişti. Bir çok kez ona bağırmış, insanların önünde hareketleri ile kadını rezil etmişti. Ama bu çirkin kadın bir kez bile olsun ona karşı gelmemişti. Ne yaparsa ona boyun eğmiş, söylediği her hakareti kabul edip, umursamamıştı. Bir dakika öncesine kadar. Adamın saniyeler önce söylediği tek kelime kadının varlığını öfkeyle harmanlamıştı. Adam gözlerindeki belirgin bir nefretle karısına bakarken hayatında ilk kez bir kadına vurmak istedi. Bu yüzünü kaplayan gözlüğüyle, üç tane iğrenç beniyle ve her zaman sıkı topuz yaptığı saçlarıyla çirkin kelimesinin hayat bulmuş hali olan karısından bu hareketi beklemiyordu. Hele de çenesini kaldırarak ilk kez ona meydan okuyup o cümleyi söylediğinde adam söylediği söz yüzünden pişman olmaya başlamıştı. Yine de kendinden taviz vermeyerek kadının söylediklerinden sonra arkasını dönüp çıkışa yönelmesini izledi. "Boşanma evraklarını avukatımla yollarım," demişti ona arkasını dönmeden önce. İlk kez ona karşı gelmesi yetmezmiş gibi sahte evliliklerini de bitirmek istiyordu. Üstelik genç adam bu gece evliliklerini gerçek yapmak istediğini itiraf edecekti ama o kelimeyle her şeyi mahvetmişti. Bu kitap 24.01.2000 tarihinde dünyaya gözlerini açmış olan arkadaşım Ş.Lyudmilaya ithaf edilmiştir. Tarih:24.01.2017
YARALASAR(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 17,481,677
  • WpVote
    Votos 697,584
  • WpPart
    Partes 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.