🖤
16 stories
GİRDAP by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 10,665,169
  • WpVote
    Votes 567,766
  • WpPart
    Parts 83
KİTAPTA +18 SAHNELER OLACAKTIR. OKUYUCULARIN BUNU DİKKATE ALMASINI, YETİŞKİNLERE YÖNELİK BİR KİTAP OLDUĞUNU UNUTMAMALARINI RİCA EDERİM. AYRICA KITABIMIZ FİNAL OLDU, KEYİFLİ OKUMALAR... Korktuğu bir hayata esir olmamak için yangından kaçtı Züleyha! Kanından olanların biçtiği kaderde yanmamak için ateşin kollarına kendi ayaklarıyla koştu. Evim dediği yerde, kurban olarak kendini adadıklarını öğrendiğinde nereye tutunduğunu bilmeden bir dalı avuçladı. Kütahya'nın küçük bir kasabasından, Adana'nın kavurucu topraklarına sürüklendi. Zalimliği dillere düşmüş, adına türlü kötü sıfatlar eklenmiş bir adamın koynuna bıraktı kaderi Züleyha'yı. Bu bir kaçış hikayesiydi aslında. Minik bir bebeğin arşı titreten ağlayışlarıyla kavuşma yazıldı kaderlerine. Küçük bir bebeğin masumiyetine ödüldü Züleyha... Doğurmadan anne olmayı öğrendi. Zalim bilinen bir mazluma yaşam verdi. Bir masuma yuva , bir zalime şifa , kendine umman oldu Züleyha! ............................... Bu bir Girdap! Aşkın, ailenin, sevginin, sadakatin, sınırsız merhametin içine kapılacağınız, kapıldıkça kendinizi sayfalarda bulacağınız eşsiz bir Girdap...
Sinekli Bakkal by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 33,692
  • WpVote
    Votes 1,172
  • WpPart
    Parts 24
Türk edebiyatının en çok okunan romanlarından biri olan Sinekli Bakkal, ilk kez, İngilizce olarak The Clown and His Daughter (Soytarı ve Kızı) adıyla, Londra'da 1935. yılında basıldı. Aynı yıl Türkçede önce Haber gazetesinde tefrika edilen roman daha sonra, 1936'da kitap olarak yayımlandı. Yapıt, 1942. yılında CHP Roman Ödülü'nü kazanmakla ününü pekiştirdi ve günümüze dek, hakkında yurt içinde ve dışında pek çok yazı kaleme alındı. Halide Edib Adıvar'ın bu çok sevilen romanı Sırpçaya, Portekizceye, Finceye ve Fransızcaya çevrildi ve filme de alındı. Yayınevi: Can Yayınları
Çalıkuşu by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 148,413
  • WpVote
    Votes 6,914
  • WpPart
    Parts 24
"Dördüncü sınıftayım. Yaşım on iki kadar olmalıydı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temrini olur" demişti. Hiç unutmam; yaramazlığımdan, gevezeliğimden bıkan sörler o sınıfta beni arkadaşlarımdan ayırmışlar, bir köşede tek kişilik bir küçük sıraya oturtmuşlardı"
Kum Kelepçe  ( Kum Diyarı Aşkları-1/ Tamamlandı) by sevimtesse
sevimtesse
  • WpView
    Reads 1,239,279
  • WpVote
    Votes 74,491
  • WpPart
    Parts 99
Ankara'nın kalabalığında başlayıp, Arap diyarının ıssız çöllerine mahkûm, deli bir sevda. İki kor yürek ve büyük bir acı. Dili ile değil ahireti ile seven bir adam, tutsaklığın da aşkı bulan güzel, mahzun bir peri. Kandırılarak, hükmü-aşka mahkum edilen Yıldız ve istediğini almak için her yol mubahtır diyen sultan Malik Bin Esved. Adamın çektiği acıya tanık olurken uslanışını görecek. Kadının, kumdan kelepçelerle kapana kısılan çırpınışlarında kurtuluşunu dileyeceksiniz... Dudaklar birbirine kilitlendiğinde ikisinin de aklında ki tek beden tek ruh olmaktı. Sırları, korkuları ve gelecek pişmanlıkları kalın siyah kumaşların gerisinde bırakıp kapattılar perdelerini. Şimdi aşk zamanıydı şimdi ellerin, dillerin, gözlerin zamanıydı. Birbirlerine yaklaştıkça ırak geliyordu milimler bedenlerine ve daha da sokuluyorlardı birbirlerinin tenlerine... MALİK KAPIDA BEKLERKEN CEHENNEMDEN KAÇIŞ YOKTUR!!!
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 6,024,274
  • WpVote
    Votes 467,815
  • WpPart
    Parts 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
Kayıp Yazma by serinyazar_
serinyazar_
  • WpView
    Reads 1,647,644
  • WpVote
    Votes 74,982
  • WpPart
    Parts 43
Eski bir gelenekle evlenmek zorunda kalan iki gencin hikayesi. Gerçek hikayeden alıntıdır. 1968-1972 arasında geçen hikayedir. Yetişkin içerik içerir. 31.03.2022
HARRAN MASALI  by purplesky64
purplesky64
  • WpView
    Reads 38,700
  • WpVote
    Votes 3,454
  • WpPart
    Parts 25
Dicle ile Fırat nehirlerinin iki yandan kuşattığı Kuzey Mezopotamya'nın uçsuz bucaksız toprakları...Tarih boyunca Babiller'den tut Emeviler'e, Abbasiler'den tut Selçuklular'a kadar birçok kadim medeniyete ev sahipliği yapmış Harran... Yüksek duvarlı taş evleri ve geçit vermez töreleri... Yıl 1998... Bu topraklarda, kan davası ve töre uğruna evlendirilen iki genç... Ferzan ile Şilan'ın Masalı... 🖤🥀🍀 Gece yarısı... Koltuğa uzanmış, simsiyah dalgalı saçları omuzlarına dökülmüş, güzeller güzeli kız kim bilir kaçıncı düşünü görürken, uykusunda iki güçlü el tarafından sıkıca kavrandığını hissetti. Esmer, nasırlı ellerin sahibi, onu omuzlarından kavrayarak yatağa bıraktıktan sonra uzun bir süre başında dikildi. Elleri siyah buklelerin arasında gidip geldi. En sonunda nefsine yenik düştü. Ay ışığında parıldayan beyaz gerdana minik bir buse kondurdu. 🖤🥀🍀 Bu platformda "Harran Masalı" adıyla yazılan ilk ve tek kitaptır. Kurgusu yazara aittir. Herhangi bir çalınma durumu söz konusu olduğunda yazar tarafından yasal yollara başvurulacaktır.
Uğultulu Tepeler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 59,609
  • WpVote
    Votes 3,312
  • WpPart
    Parts 34
İngiltere'de XIX. yüzyılın ikinci yarısı, "Victoria Dönemi" olarak adlandırılan bu dönem, orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Brontë kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce bir erkek kimliğiyle şiirler, sonra kendi adlarıyla klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmıştır. Emily Brontë 1848'de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel romanlarından birini, Uğultulu Tepeler'i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı, kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser, ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir. Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler'deki kişilerin yalnızca hayal ürünü kişiler olmadığı, Brontë'nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçektir. Sevgi, kin, nefret, öç alma tutkusu gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, patladı patlayacak bir cinsellikle doludur. Daha otuz yaşındayken veremden ölen, son derece duyarlı, hiç evlenmemiş bu genç kadın yazar, tüm canlılığıyla bu romanda vardır. Okuyanın yaşına, deneyimlerine ve duyarlılığına göre değişkenlik gösteren, farklı zamanlarda okunduğunda değişik tatlar veren, tekrar tekrar okuma isteği uyandıran bir başyapıt.
ŞİİRLER by rugneray_2
rugneray_2
  • WpView
    Reads 1,857
  • WpVote
    Votes 307
  • WpPart
    Parts 24
Kendi yazdığım şiirleri paylaşmak istedim, birbirinden farklı şiirlerimde kendinizi bulabilirsiniz. (ŞİİRLERİN HEPSİ ŞAHSIMA AİTTİR! TÜM HAKLARI SAKLIDIR.)