emircansekerr
- LECTURES 90
- Votes 18
- Chapitres 1
Bazı şehirler insanı sadece büyütmez.
Bazı şehirler insanı içten içe çürütür.
Bursa'nın ışıklı caddelerinde veya varoşunda, favelasında... herkes başka bir hayat görür.
Ama gece olunca Heykel'in altı başka konuşur.
Mahalleler, tayfalar, kavgalar, kızlar, ego savaşları, sigara dumanı, duvar diplerinde dönen muhabbetler, kulaklıkta patlayan beat'ler ve mikrofona kusulan öfke...
Biz daha yolun başındaydık.
Kendimizi yenilmez sanıyorduk.
Sokakları çözdüğümüzü, insanları okuduğumuzu, raple içimizdekini dışarı atınca her şeyin hafifleyeceğini falan düşünüyorduk.
Yanılmışız.
Çünkü bazı geceler sadece kavga çıkarmaz.
Bazı geceler hayatı ikiye böler: insana bir şeyler öğretir.
öncesi ve sonrası.
Bir yanda Bursa'nın sert sokakları,
bir yanda İstanbul'un daha büyük, daha kirli, daha acımasız yüzü.
16
e.c.s.
Birine ilk yumruğu attığında aslında ona değil, kendindeki bir şeye vuruyorsun. Bunu sonradan anlıyorsun. O an sadece elinin kemiğini, dişine gelen sertliği, kulağında patlayan uğultuyu hissediyorsun. Geri kalanı sonra geliyor. Sonra dediğim de bazen bir gece, bazen üç sene. Bazen de insan neye vurduğunu ancak yükseldikten sonra, elindekileri sayarken, kaybettiklerinin ağırlığı dizine çöktüğünde anlıyor.
Ben o gece Tdrilla tayfasından birinin ağzına ilk yumruğu geçirdiğimde saat kaçtı bilmiyordum. Bursa'nın gecesi saat tutmaz zaten. Özellikle Heykel...
Okursanız yazacağım :D ayık olun böyle bir şey okumadınız kekem.