Okuyacaklarım
134 stories
KADER DEFTERİ by maysamellia
maysamellia
  • WpView
    Reads 76,799
  • WpVote
    Votes 5,746
  • WpPart
    Parts 21
Bir defter... Beş arkadaş gittikleri dağ evinde buldukları gizemli deftere bir hikaye yazarlar. Bir süre sonra yazılanların gerçekleştiğinden şüphe etselerde buna ihtimal vermek istemezler. Kader çoktan yazılmıştır. Ve o hikayede bir katil vardır... Ne gittikleri dağ evi, ne orada buldukları, ne de yaşadıkları şeyler tesadüftür. O gecenin sabahında bir kişi kehanete kurban olacak ve İnsanoğlu'nun günahlarından beslenen diğer evrende bulacaktır kendini. Buradan kurtulması için o defterdeki tek şeyi değiştirmesi gerektir: Olmaması gereken bir şeyi... ~~~ Sırtım aniden sert ağacın gövdesine çarptığında yaşadıklarımın hâlâ kâbus olmasını diliyordum. Bu kadarı çok fazlaydı. Çenemi kavrayan parmaklarına karşılık altta kalmamaya çalışarak elimi gırtlağına sarmıştım. "Nesin sen?" Yüzümün her karışını inceleyen kara gözlerinde ölümü görebiliyordum. Her an başımı gövdemden ayırmak için tetikte gibiydi. Sorduğu saçmalığa gülmeye yeltensem de bu pek mümkün olmadı. "Ne gibi görünüyorum?" Soğuk suretindeki ifade daha ürkütücü bir hâl aldı. Dudakları ölümün tehlikeli sularından baş gösterircesine yukarı kıvrıldı. "İnsan olmadığın kesin." Parmakları boğazımı kavrarken yutkunmaya çalıştım. Ben bu değildim. Bu kadar aciz hissedemezdim. "Arafa merhaba de, kaçak."
KOD ADI: GÜNEŞ  by RapunzelSeviyor
RapunzelSeviyor
  • WpView
    Reads 94,867
  • WpVote
    Votes 5,821
  • WpPart
    Parts 40
"Bana ocüymüş gibi bakmayı kes. İnsanım." Derin bir nefes aldıktan sonra dolunaya baktım. Bu gece beni aydınlatmak ona düşmüştü. "Ayrıca göbeğin sana pek yardımcı olmuyor. O ağaç senden birkaç beden daha küçük." Beklediğim gibi birkaç homurtu duyduğumda ağacın arkasına saklanan genç çocuk kendini açık etti. Titreyen bedenini gördüğümde sıkkın bir nefes bıraktım. "Şu gözlerini çek üzerimden velet."dişlerimi sıkarak söylediklerim onu daha da korkutmuş gibi titremesi arttığında kendimden bir kez daha iğrendim. Üzerimde üniformam ile birçok çocuğun hayalini süslerken başka bir çocuğu benliğimle korkutuyordum. "Korkacak bir şey yok. Bir tanıdık." Kaşlarımla arkamdaki mezarı işaret ettiğimde çocuk kalkan kaşları ile bana sanki bir hayaletmişim gibi bakmaya devam etti. "Ne var ulan?! Babamızın mezarına ziyarete geldik işte! Niye mezardaki benmişimde dirilmişim gibi bakıyorsun?" Sağ elinin işaret parmağı titrek bir şekilde havalanıp arkamdaki açık mezarı işaret ettiğinde "Babanın mezarını mı kazdın yani?"diye sordu. Sanki çok normal bir şeymiş gibi sakince omuzlarımı silktim. "Senin mezarını mı kazmalıydım?" "Hayır tabiki de!"diye cırladığında diğer eliyle hızlıca ağzına kapattı. "Abla Allah'ını kitabını seversen senin akşam akşam başka işin yok muydu ya?!" "Niye lan? Bu akşam müsait değil miydi?"
PİNOKYO PARADOKSU by cetinhusna
cetinhusna
  • WpView
    Reads 2,123
  • WpVote
    Votes 226
  • WpPart
    Parts 11
❝Dünya insanlığı yok ediyordu.❞ Uzak bir gelecekte, dünyada yaşanan nükleer savaş, tüm ülkeleri soğutmaya başlar ve zamanla dünyaya sadece kar yağar. Bazı ülkeler bu dondurucu soğuktan korunmak için şehirler inşa ederken, diğerleri yok olur. İstanbul ise, hem Avrupa hem de Anadolu yakasında şehirler kurmuştur. Ancak o zamana kadar dünyadaki çoğu kişi ölmüştür ve yaşayan insan sayısı azdır. İstanbul'un Avrupa yakasında kurulan şehir fazlasıyla büyük ve güvenilirdir fakat bu güvenli şehir bir süre sonra baskıcı bir rejimle karşı karşıya kaldığında şehirdeki çoğu asker diğer yakada olan askeri üsse taşınır fakat Avrupa yakasındaki baskıcı rejim asla son bulmadığı gibi, hükümete karşı gelenler dışarıya atılmakla tehdit edilir. Çünkü dışarıda sadece soğuk değil, mutasyona uğramış hayvanlar da vardır ve bu şehirde dışarıya atılmak resmen kendini ölümün kollarına atmakla eş değerdir. Ancak bir gün bir kadın intikam için dışarıya atılıp Kuzgunlar'a gönderildiğinde şehirde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
SENİN YÜZÜNDEN by idelirukiye
idelirukiye
  • WpView
    Reads 6,056
  • WpVote
    Votes 542
  • WpPart
    Parts 6
-Psikolojik gerilim, korku- Yeliz, sıradan bir sınav stresinin gölgesinde sıradışı bir gecenin eşiğine sürüklenir. Kapıdan içeri adım attığında karanlık sadece ışıkları değil, gerçekliği de yutmuştur. Tanıdık yüzler, yabancılaşır, en çok bildiğini sandığın şeye, aklına, güvenmek imkânsız hâle gelir. "Senin Yüzünden" insanın kendine bile düşman kesilebileceği, karanlık bir labirentte korkunun katmanlarını tek tek soyarak ilerleyen bir psikolojik gerilim-korku romanı. Her şey bir gülümsemeyle başlar. Ve bir gülümsemeyle son bulur. Cesaretin varsa kapağı aç, yoksa buradan hemen uzaklaş. "Eğer halamla eniştem dışarıdaysa... az önce salonda oturanlar kimdi?"
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 196,179
  • WpVote
    Votes 17,987
  • WpPart
    Parts 22
Kabuk bağlamamış kalpler, yaralarını nefretle iyileştirmeye çalışır. Hüma'nın hayatındaki her şey mükemmel ilerliyordu. Başarılı, genç bir kızdı ve âşık olduğu adamla evlenmek üzereydi. Birbirlerine duydukları sevgi gözlerini öyle kör etmişti ki hiçbir şeyin bu mutluluklarını bozamayacaklarını düşünüyorlardı. Yaşadıkları felakete kadar. O felaket, Hüma ve Cihangir'in dönüm noktasıydı. O felaket, kalplerine aldıkları en ağır yaraydı. Ve o felaket, Hüma ile Cihangir'i ayırmakla kalmamış, onları birbirine düşman etmişti.
BİR MEZAR by kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    Reads 350,609
  • WpVote
    Votes 15,288
  • WpPart
    Parts 19
"Ki ben artık herşeyini kaybetmiş bir kızdım. Her bir yanım kimsesizdi. Ailem gitmişti benim. Ve bizi ayıran ölümdü. Ölümün çaresi yoktu ki." Liya bir gün dayısıyla kavga eder ve tek sığınağı olan mezarlığa,ailesinin yanına gider. Oradan ayrılırken bir şehit mezarı görür. Abisinin de asker olmak istediğini hatırlar ve gözleri dolar. Elinde kalan çiçekleri o mezara bırakır. O sırada ise yüzbaşı ve tüm tim onu izlemektedir. "Bu kız kim ve neden kardeşimin mezarının üstüne çiçek bırakıyor."der Yüzbaşı. Yüzbaşının hiç akrabası yoktur. Kıza baktığında birşeyler anımasamaya çalışır fakat olmaz. Birkaç yıl önce işkenceye uğradığı için hafıza kaybı yaşamaktadır. Liya ve Yüzbaşının geçmişi bir tarafta dururken gelişen tatsız bir olay onları tanıştırır. Hoşgeldiniz benim biricik dünyama. Dünyamıza...
KAYIP UMUTLAR ( ASKIYA ALINDI ) +18 by Maviii_lavinia
Maviii_lavinia
  • WpView
    Reads 133,638
  • WpVote
    Votes 6,876
  • WpPart
    Parts 21
Mezopotomya topraklarına genç bir kız gelip geçti. Adı: Azra Öztürk'tü! Hayallerinin peşinden koşan umut dolu genç bir Öğretmendi Azra. İstanbul'un elit kesiminden sosyetenin gözden düşmeyen Öztürk ailesinin evlatlık, yetim kızıydı. Mücadeleci ve inatçılığıyla şehire gelip geçti amma öyle bir gelip geçti ki, umut dolu yüreğiyle ve mücadelesiyle hikayesi kimsenin hikayesine benzemedi. Tarihe damga vuran silinemez bir iz bıraktı. Umudunu yitirmiş insanlara umut ışığı oldu. Ve okuyamayan çocuklara özellikle de kız çocuklarına yardım eli uzatmak için tainini Şanlıurfa'ya aldırdı. Başına geleceklerden habersizce. Güçlü aşiret ağası; Mirza Şahman. Şanlıurfa'nın en büyük ve zengin aşiretlerinden, Şahman aşiretinin genç ağasıydı Mirza Şahman.Öyle güçlü ve yıkılmazdı ki isminin zikredildiği yerlerde yüreklere korku salıyordu. Hayat onu simsiyah sırma saçlı zümrüt gözlü bir kızı tesadüfen karşına çıkarmış ve gönlüne amansız bir sevda düşürmüştü. Ve kader... İkisinin yolunu birbirine çizmişti Bir sevda El-Ruha'da yaşandı. Öyle kanlı ve zalim bir sevda'ydı ki gelecek kuşaklara dillerden dillere anlatıldı. Çünkü bu efsanevi şehrin büyülü sevda masalıydı. Yüreğine sevda değipte kavuşamayanların efsanesiydi. Konu benzerliği olursa, en ufak bir cümle dahi benzetilirse gereken işlemler başlatılacaktır. © Uyarı: +18 kitaptır
GEÇMİŞTEN GELEN SEN 1 | DÜZENLENİYOR  by kkubraaozell
kkubraaozell
  • WpView
    Reads 166,948
  • WpVote
    Votes 8,025
  • WpPart
    Parts 49
"Vuslat Serisi'nin birinci kitabı" Hayattaki en büyük korkusu sevdiklerini kaybetmek olan çocuk ruhlu, kitap kurdu Erva. Ailesi ve sevdikleri için canını ortaya koyacak kadar cesur, gözü kara Başkomiser Kerem. Geçmişte başlayan, gelecekle şekillenen bir aşk hikayesi. ... Erva, kitap okumaya kendini kaptırdığı bir gün karşı komşusunu arkadaşı sanıp başkomiserleri kötüler. Karşısında, şaşkınlıkla onu dinleyen Başkomiser Kerem'se görür görmez aklını meşgul eden ela gözlü o şaşkın kızı unutamaz. Aklını meşgul eden elalar zamanla kalbini de meşgul edince Erva'yı sevdiğini anlar fakat Erva için işler karışıktır. Biri geçmişe, biri geleceğe bağlı iki aşığın hikâyesi... ... "İçe atılan duyguların patlaması büyük olur demiştin. Ben seni içimde o kadar çok büyüttüm ki Erva, patlamam da sana bağırarak seni sevdiğimi söylemem oldu." ... Kitapta belli başlı hatalar vardır ve düzenlemeye alınmıştır. Olumsuz eleştiri yapacakların okumaması önemle rica olunur. Wattpad'deki "Geçmişten Gelen Sen" isimli ilk kitaptır ve öyle kalacaktır. Kitabımın tüm hakları bana aittir. Kopyalanmasına hiçbir şekilde iznim yoktur. (Ç)alınması durumunda hukuken gerekli işlemler tarafımca yapılacaktır. Başlangıç tarihi: 21.01.2025 #din 1 (01.08.25) #islamiaşk 2 #başkomiser 10 #islami 5 #vuslat 3 #helalask 2 (04.08.25)
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 609,750
  • WpVote
    Votes 34,563
  • WpPart
    Parts 31
Kehanetlere inanır mısınız? Ya da aşka? "Aslında en iyi aşk, değil tanımak, hiç görmediğin kişiye duyulan aşktır." Der Orhan Pamuk. İşte bu yönüyle aşk, kehanetten ayrılır. Önceden bilemezsiniz aşık olacağınızı. Sezemezsiniz. Seçemezsiniz. Bir parçam haline gelen tarot kartlarım bile aksini söylerken kalbim delicesine onu istedi. Kapıldım rüzgarına. Savruldum ayazında. İşte o gün anladım. Aşk denilen illet, tüm kehanetleri önünde diz çöktürecek bir kudrete sahipti.
TOZLANMIŞ SEVDA by yazvekarala
yazvekarala
  • WpView
    Reads 304,355
  • WpVote
    Votes 12,401
  • WpPart
    Parts 38
"Geçecek mi peki?" Diyebildim yalnızca hafif çıkan sesimle. Yüzüne bakmak istemiyordum çünkü eğer bakarsam, gözlerinde duymaktan korktuğum cevabı görmekten çekiniyordum. "Geçmeyecek," dedi dudaklarından dökülenlerin yüreğimi bin bir parçaya ayırdığından habersizce. "Ama alışıyor insan." "Sen alıştın mı?" Dedim. "Alıştım." Dedi. "Nasıl peki acıya alışmak?" Bir süre öylece gözlerime baktı. O an anlamıştım. Gözleriyle konuşup anlatmaya çalışmasını gerektirecek kadar zordu belki de onun için sorduğum sorunun cevabı. Gözlerinin çırpınışına daha fazla dayanamayıp önüme döndüğüm sırada aramıza bıçak gibi saplanan gerçek dudaklarından dökülüverdi. "Ölüm gibi." Acı biz gibiydi demek ki...