Doğu mafya❣️
119 stories
Başı Yok Sonu Çok by rosloveros
rosloveros
  • WpView
    Reads 8,684,195
  • WpVote
    Votes 348,552
  • WpPart
    Parts 85
Bu kurguda argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunmaktadır. ●○●○● "Beni sokmaya çalıştığın kalıpta olmadığımı sen de ben de gayet iyi biliyoruz." Ne kast ettiğini gayet net anlamıştım sanırım. Ona sürekli abi dememi kast ediyordu. "Üstelik ben de seni uzun süredir o kalıpta görmüyorken," gözlerimin tam içine bakarken kısık sesle tamamladı cümlesini. "Birbirimizi kandırmanın alemi yok." Bir elini başımın yanındaki duvara yaslayıp iyice sokuldu bedenime. "Ya sen yanlış görüyorsan, ben seni tam olarak o kalıpta görüyorsam?" Yüzünü boyun girintime yaklaştırmasıyla elini yaslamadığı taraftan duvar ile arasından çıkmak için hamle yaptım. Diğer elini de duvara koyarak engel oldu bana. "Senin aksine bedenin o kadar dürüst ki Betül, inkar etmelerinin hiçbir önemi yok artık." Ellerimin her ikisini de ince gömleğin altındaki sert bedenine bastırarak kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Milim kıpırdamadı tabi ki. "Yanlış görmüşsündür." Başını boyun girintimden çıkardı. Dudaklarını aniden anlıma bastırdığında şok içinde kaldım öylece. Ani hareketiyle kapanan gözlerimi bir süre sonra dudaklarını anlımdan çekse de açmadım. "İnkar etmekte serbestsin Betül ama ben az önce adımın yazılı olduğu yere dudaklarımı bastırdım," demesiyle daha sıkı kapadım gözlerimi. Sonra beni öylece bırakarak koridorun sonundaki odasına girdi, gözlerimi açmasam da uzaklaşan bedeninden ve kapı sesinden anladım. Elimi anlımda gezdirirken şapşal gibi gülümsedim kendi kendime. Annem hep kaderimizin avuç içimizde yazdığını, alnımızda da kaderimizdeki adamın adının yazılı olduğunu söylerdi. ○●○●○● #Genelkurgu 5# 24 Temmuz #Romantizm 5# 15 Ağustos #Aşk 4# 11 Ekim #Gençkurgu 5# 21 Ekim #Mizah 1# 27 Ocak
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,969,495
  • WpVote
    Votes 127,520
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
VİSAL (Töre serisi) by aydamoz61
aydamoz61
  • WpView
    Reads 600,111
  • WpVote
    Votes 16,983
  • WpPart
    Parts 47
"Ben Zilan aşiretinin ağası Azad ağa! Kızımın yaşadığı bu rezilliği de onun onurunu da kurtaracağım ve bunu sadece bir hafta içinde yapacağım kızım Avzem Zilan'ı bir hafta içinde evlendireceğim."diyen babam ile gözyaşlarım bir kez daha süzüldü yanaklarımdan. Düğün günümde tam bu avluda terk etmişti beni Diyar Miran. Tek bir açıklama bile yapmadan sadece özürler dileyerek gelmeyeceğini söylemişti telefonun diğer ucundan. Bunu söylemek için karşıma çıkmaya bile cesareti yoktu beni gelinliğimle düğün alayının ortasında o avluda terk ederek gururumu ayaklar altına almıştı sadece benim değil bütün Zilan aşiretinin de gururunu. **** - Tüm hakları saklıdır kurgu bana aittir. - Küfür, şiddet ve +18 içerir.
HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik by Mavverra
Mavverra
  • WpView
    Reads 247,714
  • WpVote
    Votes 24,895
  • WpPart
    Parts 27
Yaralı bir ceylanın peşinden kadere koşulur mu? Annesinin köyüne hasta dedesini ziyarete gelen genç doktor Narin, ormanda ot toplarken yaralı bir ceylanla rastlaşır. Ceylanı tedavi ettikten sonra çıkan fırtınada yolunu kaybeder ve bu defa da tesadüfen avcısıyla karşılaşır. Olaylar karışıp içinden çıkılmaz bir hâl alır ve Narin Hekimoğlu'nu kurtarmaya çalışırken kendini köyün geçmişten gelen kanlı hesaplaşmalarının tam da ortasında bulur. Kader hem kendi hem de Hekimoğlu için ağlarını çoktan örmüştür. ❝Evleniyorsun Narin Hanım, hem de hemen yarın. Ya kan ya da kan...❞ Olaylar 70 - 80'li yıllar arasında geçer. ▪︎Yetişkin içerik bulundurur. Rahatsız olunduğu takdirde okunmamalıdır. ▪︎Kaba saba yorumlar yapıldığı takdirde okur direkt olarak engellenecektir.
AŞKA DÜŞÜŞ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 6,783,111
  • WpVote
    Votes 332,407
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın laneti Cihangir'in ruhuna bir veba misali çöktüğünde, Cemre'nin masumiyeti yutulması gereken bir zehir gibiydi. Yılların biriktirdiği adalet arzusu, Cihangir Arslan'ı düşmanının yuvasına saklanmış en kıymetli parçasına, Cemre Başaran'a sürükledi. Artık Cemre'nin avuçlarında babasının günahlarının bedeli vardı. Bu günahlardan örülmüş duvarların ardında kaderiyle baş başaydı. Cihangir'in intikamı, Cemre'nin nefretine çarptığında kader ikisini de aynı uçuruma sürükleyecekti. İkisinin de vazgeçmeye niyeti yoktu. Biri adaletin soğuk ağırlığını, diğeri ise yılların biriktirdiği öfkeyi taşıyordu. Cihangir'in tek istediği; içindeki boşluğu, intikamın soğuk tadıyla doldurmaktı. Ve işte o an geldiğinde; ne adaletin ne de aşkın sınırlarını bilen bu iki ruh, kendi karanlıklarında birbirlerini yok etmek veya yeniden var etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktı.
Efruz by cilek1suraT
cilek1suraT
  • WpView
    Reads 9,717
  • WpVote
    Votes 461
  • WpPart
    Parts 42
Farklı yaşantılar farklı hayatlar ama birleşen kalpler.
ROSA NERA by wezrey
wezrey
  • WpView
    Reads 807,241
  • WpVote
    Votes 33,597
  • WpPart
    Parts 32
Kara gülün anlamı kara sevda demek. Bir o kadar da umut demek. İnsan umudunu yitirdiğinde Bir hiç olur. Ona hayata bağlayan ise sevdası olur. Eğer sevdası ya da umudu kalmadıysa tek çare. Ölüm olur. ●Rosa Nera =Siyah Gül
KARADAĞ |+18| (HÜKÜMDAR SERİSİ 1) TAMAMLANDI ! by sadecegece000
sadecegece000
  • WpView
    Reads 2,414,315
  • WpVote
    Votes 105,954
  • WpPart
    Parts 85
"Unutacağını düşünüyordum ?" "Benim için önemli olan tarihleri asla unutmam" Aldığım cevapla dudaklarım da küçük bir kıvrılma meydana geldiğin de kuzguni gözleri yüz hatlarım da yavaşça gezinmişti. Bu hareketi sol yanım da küçük bir titremeye neden olurken bakışlarımı ondan kaçırdığım da hissettiğim duygu yoğunluğunu görmezden gelmek istemiştim. İşte tam o an beklemediğim zamanda kız kulesinin en üstün de art arda patlayan havai fişeklerle ağzım şaşkınlıkla aralanırken ensem de ki nefesle tüm bedenim tuzla buz etmişti. "İyi ki doğdun Ay parçası" Fısıltılı çıkan sesiyle ister istemez gözlerim aheste bir edayla kapandığı an rüzgar yel misali esmiş , onun kokusunu ilk defa hissetmemi sağlamıştı.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,452,160
  • WpVote
    Votes 575,098
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
EHVENİŞER by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 768,195
  • WpVote
    Votes 36,026
  • WpPart
    Parts 49
Damarlarında, kaderin acımasızlığı ilmek ilmek gezen Mehir Mirzan, yalnızlığın en zift tonunu yaşadığı bir dönem olan klinik sürecinde kendisine yeni bir aile kurmuştur. Bir yıl iki ay sonra, madde ve nikotin bağımlılığı ile olan savaşını kazanıp, hayatla olan savaşının başladığından habersiz hayallar kurarken, kurduğu ailenin dağılma eşiğinde olduğundan da habersizdir. Habersiz olduğu bir diğer konu ise insanları ölümün ya da insanların ayırdığıdır. Geçmişten gelen yabancı bu sorularına cevap olacaktır. ❝Ölüm kapıyı çalar, kaburgandan bir kemik alır. Başka bedende vücut bulacak o kemik, ruhun bedenden ayrılışıdır. Ölüm bitiş sanılır, aslında kalanlara başlangıçtır. Bir kara kışın ortasında, yanan bir ateş, uzanan bir daldır. Yanan bir adam ise derdine belki devadır.❞ ❝Özgürdük çünkü kurtulmuştuk. Tutsaktık çünkü kurtulduğumuz sadece korktuğumuz bağımlılığımızdı.❞ ❝Zihnimiz hâlâ dolu, kalbimiz deli gibi vurgundu. Her nefesin göğüs kafesimizde bir çiçek soldurduğu dört duvarın arasından çıktığımızda bitti sandığımız bağımlılığımız yeni başlamıştı.❞