Doğu mafya❣️
114 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,011,120
  • WpVote
    Votes 562,820
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
EHVENİŞER by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 754,693
  • WpVote
    Votes 35,658
  • WpPart
    Parts 49
Damarlarında, kaderin acımasızlığı ilmek ilmek gezen Mehir Mirzan, yalnızlığın en zift tonunu yaşadığı bir dönem olan klinik sürecinde kendisine yeni bir aile kurmuştur. Bir yıl iki ay sonra, madde ve nikotin bağımlılığı ile olan savaşını kazanıp, hayatla olan savaşının başladığından habersiz hayallar kurarken, kurduğu ailenin dağılma eşiğinde olduğundan da habersizdir. Habersiz olduğu bir diğer konu ise insanları ölümün ya da insanların ayırdığıdır. Geçmişten gelen yabancı bu sorularına cevap olacaktır. ❝Ölüm kapıyı çalar, kaburgandan bir kemik alır. Başka bedende vücut bulacak o kemik, ruhun bedenden ayrılışıdır. Ölüm bitiş sanılır, aslında kalanlara başlangıçtır. Bir kara kışın ortasında, yanan bir ateş, uzanan bir daldır. Yanan bir adam ise derdine belki devadır.❞ ❝Özgürdük çünkü kurtulmuştuk. Tutsaktık çünkü kurtulduğumuz sadece korktuğumuz bağımlılığımızdı.❞ ❝Zihnimiz hâlâ dolu, kalbimiz deli gibi vurgundu. Her nefesin göğüs kafesimizde bir çiçek soldurduğu dört duvarın arasından çıktığımızda bitti sandığımız bağımlılığımız yeni başlamıştı.❞
ZARİNA  by gumusbirkirlangic
gumusbirkirlangic
  • WpView
    Reads 20,663
  • WpVote
    Votes 1,599
  • WpPart
    Parts 8
Yetişkin okurlar içindir!!! Karadeniz'de aşklar fırtına gibi kasıp kavurur. Mardin'de ise sessiz yaşanır. "Bana dokunmamak için bu mücadelen," dedim yavaşça. Sesim sandığımdan daha sakindi. Gözleri gözlerimi bulduğunda bastırdığı duygular oradaydı. "Hayır," dedi ve birkaç saniye duraksadı. "Evet." İkilemi karşısında kaşlarım havalandı. Demirhan tuttuğu nefesini sertçe verdi. 
"Sikeyim! Evet," diye yükseldi aniden. "Çünkü dokunursam durmam. Sahte karıma dokunursam duramam, sikerler böyle işi."
D E L A L E M İ N  by Aysimyazaarr_
Aysimyazaarr_
  • WpView
    Reads 2,107,761
  • WpVote
    Votes 90,438
  • WpPart
    Parts 54
Alaz ağa karşısındaki güzel kadına bakarak iç çekti. "Sonunda bedewiya min.. " Dedi kimsenin duymayacağı bir fısıltıyla. "Sonunda, delalemin.. sonunda kavuştuk. Sen bana geldin." ~••• ılık bir duş alırken içeriye o girdi. üstündekileri yavaşça çıkardı..ve suyun altına girip anlını boynuma yasladı.. "Bedewiya min" diye fısıldadı. Bedenime bakmadı bile. çünkü amacı farklı değildi. O an ıslanan saçları, kirpiklerine yavaşça düşen su damlacıkları, dudaklarının arasından akan su damlaları... 'Elimden tutup eli ile belimden tutup hafifçe kendine çekti ve dudaklarımı öptü.' sıcak ve tutkuluydu..sessizce "delalemin.." dedi. ve sadece orada ılık akan bir su, aşk, çıplak bir beden, dudaklarından akan su, ıslanan saçları, gece gibi gözleri ve tutku vardı... ___________ UYARI ! Şimdiden söylüyorum, ilk kitabım ve cringe yerler olabilir. Bölümler ilerledikçe kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Saçma bulduğunuz yerler olabilir, dediğim gibi ilk kitabım. Anlayışla karşılarsanız sevinirim. ^⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠_⁠^ *Kapak tasarımı bana aittir.*
Küçük Sır  by hqlivelly
hqlivelly
  • WpView
    Reads 3,402,322
  • WpVote
    Votes 114,561
  • WpPart
    Parts 51
"Bana öyle bakma" dediğinde bakışlarımı kaçırdım. Verdiğim titrek nefes onun dudaklarında can bulmuştu. Bana bir adım daha yaklaşıp,elini belime attı. Ve gecenin kutsal sözcükleri o iki et parçasından fütursuzca döküldü. "Seviş benimle" Zaman durdu,akrep yelkovandan kaçmayı bıraktı,bir kum saatine sıkışıp kaldık. ♤Tüm hakları gözü kara;kalbi yara olanlarda saklıdır. °Kapak tasarımı: @yazaryolunda1
Zambak by Nurseda777
Nurseda777
  • WpView
    Reads 498,927
  • WpVote
    Votes 20,783
  • WpPart
    Parts 54
Zaman ailemi benden almıştı, babamı annemi onlarla birlikte ölen o küçük kız çocuğunun bütün duygularını... "Kızım sana emanetir Aşit ağa. Ona benim yokluğumu hissetirmeyesin, başını bağlayıp yuvasını kurasın. Benim vaktim çoktan gelmiştir." Başkası babamın yerini doldura bilir miydi? Saçlarımı okşayıp öpe biliri miydi? Saatlerce sıkılmadan çok konuşan kızını dinliye bilir miydi? Bunların hiç biri olmazdı, babamın ilk aşkımın hayran hayran izlediğim adamın yerini kimse alamazdı ki. "Merak etmiyesin Bahoz, kızın önce Allaha sonra bana emanetir." Olmak istemiyordum ki ben hala babamın küçük zambağı olmak istiyordum. "Devran razımıdır bu olacak evliliğe?" Ne evliliğiydi? Devran kimdi? "İçin rahat olsun onlar doğmadan kader onlar için çoktan yazılmıştır zaten." Yaşanacak bir kader vardı. Devran kaderinden kaçmak istesede, Zambak kaderine boyun eğmek istemesede hayat onları bir araya getirecekti... (yetişkin içerik bulundurur;) Devran ve Zambak
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 856,848
  • WpVote
    Votes 35,345
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
MADALYON CEMİYETİ by Seydanur_ipek
Seydanur_ipek
  • WpView
    Reads 1,641,320
  • WpVote
    Votes 126,958
  • WpPart
    Parts 81
Süreyya Tanya, hayatı boyunca girmek için çabaladığı bale okuluna kabul edildiğinde on sekiz yaşındaydı. Rusya'nın soğuk topraklarına adımı bastığında küçük bir kızdı. Hayata dair en kötü şeyleri unutmak için gittiği bu şehirde, kaderin onun için daha kötü süprizleri vardı. Tanya, insanların gerçek yüzlerinin kendi gördükleriyle sınırlı olmadığını öğrendiğinde on dokuz yaşındaydı. Çok sevdiği arkadaşı merdivenlerden düşünce onun rolünü aldığında bunun hayatının fırsatı olduğunu düşünüyordu. Ünlü ve efsane bale okulu Vaganoya Balo Salonu'nun açılış oyununda başrol olmak... Fakat her şey denklemin içine mor zambakların ve anlaşmaların girmesiyle değişti. Tanya, Rusya'nın baş mafyası tarafından kaçırıldığında, rolü aldığı arkadaşının başına ördüğü çoraplardan habersizdir. Daha da kötüsü hayatta kalmak için bir mafya ile evlenmek zorundadır.
BERDEL  { TAMAMLANDI } by AskiYeniden
AskiYeniden
  • WpView
    Reads 3,601,018
  • WpVote
    Votes 101,952
  • WpPart
    Parts 51
18 yaşında sırf abisinin mutluluğu için hiç tanımadığı ve sevmediği bir adamala berdel için evlenmeyi kabul eden Evin Güler'in hayatını okumak istermisiniz.? ******* Hadi gene iyisin! Seni akşam ağanın oğluna istemeye gelecekler." Dediğinde gözlerim kocaman açıldı. Ve Babamın dediklerini idrak etmeye çalıştım. Ne evlenmesinden bahsediyordu bu adam? Üstelik ağanın oğluyla, birden kendime geldim ve babama olacak adama bağırdım. "Ne evlenmesi!? Ben evlenmemem. istemiyorum evlenmek! " O kadar bağırmıştım ki, ses tellerim acımıştı. Ama ben bağırarak konuştuğum için babamın kahve rengli gözleri birden sinirden koyulaştı. Ona bağırdım için ellerini yumruk yaptı ve üstüme yürüyüp bağırarak konuşmaya başladı. "Nasıl evlenmiceksin lan! Yurek mi yedin sen kız!? Kimsin sen lan, kimsin de benim lafımı ikiletiyorsun." Deyip elini havaya kaldırdı. Bana bir tokat atıcakken annem onun kolundan tutu ve beni arkasına alıp babamın önüne geçti. Derin bir nefes verip, korku dolu bir ses tonuyla konuşmaya başladı. "Yapma Aziz! Sana yalvarırım kızımı evlendirme, o daha çocuk." Demesiyle babam olacak herif sinirle gülmeye başladı. Annemin elindeki kolunu serçe çekip bana bakarak parmağını salladı. "Evleneceksin! Kendin için değilse, abin için evleneceksin. Tamamı lan!" Deyip bana sert bir bakış atıp anneme döndü. "Hemen hazırlıklara başlayın." Dedi demir kadar soğuk sesiyle, yine sinirle bana döndü. "Git hazırlan hemen, beni deli etme." Dedikten sonra arkasını dönüp siktir olup gitti. Nasıl evlenecektim ben, hemde tanımadığım sevmediğim bir adamla. Istanbull'da yaşıyordu ama herkesin söylediğine göre zalim bir adamdı. Murat Haznedaroğuları.. Kapak tasarımı için@ kimliksizzbiryazar çok teşekür ederim♥
BERDEL( Bölümler güncellendi) (Tamamladı) by BernaDogan3
BernaDogan3
  • WpView
    Reads 211,153
  • WpVote
    Votes 6,094
  • WpPart
    Parts 60
Mardin, Taşın dile geldiği masal şehirdi. Acıların yaşadığı, yaşandığı şehirdi. Ya hayata meydan okuyacaksın ya da hayata boyun eğeceksin. "Coğrafya kaderdir" dedikleri çok doğruymuş. Bu topraklarda kaderin daha anne kucağındayken belirleniyordu. Bu topraklar nice kanlar döktü,nice ayrılıklar yaşattı, nice bedeller ödetti ve nice hayatlar son bulmuştu. Bu topraklar da sevmeyi kimse cesaret edemezdi. Ya ölürsün ya da öldürülürsün. Bir insanın kaderi bir saniye de bile değişirmiş. Tıpkı Mahperi ve Azad'ın kaderi gibi. Biri beyaz diğeri siyah. Orta yol yoktu ikisinin de hayat onlara gri bir renk sunmuştu. Hayat bir kere daha Mahperi'nin kaderine gülmemişti. Berdele mahkum olan kız bu sefer öleceğini hissetmişti. Azad, Mardin'in öfkeli ağasıydı. Yürüdüğü sokakta ondan korkan hiç bir insan yoktu. Öfkesini bu sefer koca taşlı duvarlar bile şahit olmuştu. Onların kaderlerini bu topraklar belirlemişti. Ya kan ya da can..