madamdark0200
Bu hikaye yetişkin içerikli (18+) sahneler, yoğun cinsellik, ihtiras ve şiddet öğeleri barındırmaktadır. Karanlık bir tutkuya ve açık sahnelere hazır olmayanların okuması tavsiye edilmez.
"Gözlerindeki o kırmızılık sadece kanın değil, geçmişin de intikamıydı."
Aurelius, beş yılını dağlarda bir canavar gibi geçirdikten sonra Tizpon Sarayı'na döndüğünde, kalbinde buzdan bir zırh taşıyordu. Roma'da bıraktığı o kadim ihanetin izlerini, ancak dindiremediği vahşi bir açlıkla bastırabiliyordu.
Ta ki, Gülbahar'ın sıcak nabzı parmaklarının altında atana kadar...
Bir yanda ona ölümsüzlüğü bir lanet gibi bahşeden geçmişin soğuk nefesi, diğer yanda yasak bir meyve kadar tatlı ve yakıcı bir arzu. Aurelius, korumaya yemin ettiği bu kadını kendi karanlığında boğacak mı, yoksa onun teninde yeniden mi doğacak?
Bazı açlıklar sadece kanla dinmez; bazı sırlar ise sadece sevişirken fısıldanır.