cok seviyorum.
26 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK oleh bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Membaca 9,642,779
  • WpVote
    Suara 550,344
  • WpPart
    Bagian 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
HEMDEM oleh aslihangungorzeybek
aslihangungorzeybek
  • WpView
    Membaca 744,498
  • WpVote
    Suara 29,059
  • WpPart
    Bagian 23
Hemdem; canciğer olmak, çok yakın dost, yoldaş olmak anlamına gelmektedir. Birlikte, manasındaki 'Hem' kelimesiyle, nefes, can, zaman manasındaki 'Dem' kelimesinden oluşmuştur. Hemdem olunan kişi ile aynı zamanda yaşamak, aynı nefesi almak, bir can olmak anlamına gelmektedir. *** Kurşunların arasında tanışacak, gerçeklerin peşine düşüp, sır perdelerini aralarken farkına bile varmadan birlikte bir yola çıkacaklar. Zaman usulca geçip gitse de onlar birbirlerinden gidemeyecekler. Çünkü gönülden gönüle yol aldıklarını, birbirlerine can, nefes olduklarını anlayacaklar.
SIFIR NOKTASI oleh izgocean
izgocean
  • WpView
    Membaca 2,504,089
  • WpVote
    Suara 125,157
  • WpPart
    Bagian 34
Gazetecilik son sınıf öğrencisi Gün Aksa Alatan'ın hayatı, emniyet müdürü babasının suç örgütü liderinin peşine düşmesiyle büyük bir çıkmaza dönüşür. 'Katil insandı, suç şeytana kaldı.' Varlığı öğrenilen örgüt liderinin oğlunun çıkagelişi düzeni değiştirir. Dosyalar açılır, kader baştan yazılır. Genç kız, bir sergide karşılaştığı adamla, onun da dahil olduğu kör bir karanlığın içine çekilir. Yalanlar, seçimler, şüpheler ve biçilen roller... karanlıkta vaat edilir. Peki, karanlığın ömrü ne kadardır? •
PİRUS GECESİ oleh elfsspeare
elfsspeare
  • WpView
    Membaca 120,976
  • WpVote
    Suara 8,485
  • WpPart
    Bagian 47
"Tarihin zaten iyiydi senin ama, anlatayım yine de..." Gözlerime baktı, karşımızda uçsuz bucaksız, can verdiğim ve can aldığım dağlar vardı ama o bana öyle bir bakıyordu ki yaşam da ölüm de onun gözlerindeydi. "Yani demem o ki; Pirus Zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer demek. Yani sen ne kadar bir zafer elde etsen de, öyle kayıplar vermişsindir ki o zafer bir hiçtir aslında. Tanıdık geldi mi?" Üsteğmen Burçin Elvi; gözü kara, hırslı ve en çok da başarılı bir subay olmasının yanında bir köy karakolundaki Lodos Timi'nin gözbebeği komutanıdır. Sıkışıp kaldıkları bir çatışmanın son demliklerinde, gecenin sabaha varan karanlığında karşısına çıkacak olan Üsteğmen Göktuğ Tunay onun "pirus zaferi" olur. Geçmişse onların peşinden koşmayı hiç bırakmaz.
VURGUN oleh burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    Membaca 1,947,000
  • WpVote
    Suara 117,891
  • WpPart
    Bagian 43
VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!.. Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı. ''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydım, bunca kan durmazdı,'' dedi, sesi çığ düşüren dağların aşınmaz karlarını taşıyordu. Dağlar onun yuvasıydı, sinesine sakladığı yalnızlık ise bendim. Ondan ağabeyini alan acımasızlar benden de zihnimde taşıdığım hatıraları almıştı. ''Seni bulduğum günden sağ kurtulurdum ama affet, Leylifer. Sadece enkaz altında kalırım sanırken, sana bakarken titreyen sol yanımdan vuruldum.'' Bir eşikten öbürüne atlarken anladım; kanatları siyah benekli, kırmızı zehirli kelebek, ben senin dağlanan yarana vurgundum. Eğer bir gün ümit etmekten vazgeçecek olursan hatırla; göğsünün içindeki ağrılar seni bulduğum uçurumun kalbinde sızlamaya başlar. 🌨
Savaş'ın İçinde: Doğuş oleh _TomrisMet_
_TomrisMet_
  • WpView
    Membaca 7,221
  • WpVote
    Suara 769
  • WpPart
    Bagian 11
"13 Nisan 2007/Kuzey Irak Bal'ıma.. Merhaba babacım, bal kızım. Güzel bir başlangıç olmadı biliyorum. Ama ömrünün yarısı dağın taşın arasında geçen bi adam olduğum için daha afilli sözleri bilmediğimi fark ettim. Beni bunun için affetmeni istiyorum. Bu gün çok zor bir gün babacım. Bu gün ülkenin kanatları etrafında güvenle durman için savaşacağım en zor gün. Gün geldiğinde beni affetme ama anla diye yazıyorum bunları. Çünkü ben şehit olacağımı bilerek geçiriyorum günlerimi burada. Pişmanım babacım. Sana son kez sıkıca sarılıp , seni seviyorum güzel kızım demediğim için pişmanım. Benimle güzel anılar biriktiremeden gittiğim için pişmanım. Ama gitmem gerekiyordu kızım. Benim kızım için bir ülke bırakmam gerekiyordu. Benim kızım için, güvenli bir vatan toprağı bırakmam gerekiyordu. Seni ilk kollarıma verdiklerinde, koruduğum vatan toprağına iki katı sarıldım. Senin bir vatanın olmasını dileyerek canımı dişime taktım. Sakın ülkenden, vatan toprağından gitme. Ben senden gitmek zorunda kalsam bile, sen benden vatan toprağından gitme. Benim kızım olduğunu bilerek yaşa. O nur yüzünü vatan toprağından geri çevirme. Benim üniformalarımı giyerken gördüm seni. Çok gurur duydum , çok duygulandım. Ben senin gözlerinde gördüm kızım Harbiyenin tozunu. Daha o günden anladım arkamdan geleceğini. Umarım görürüm bal kızım, beraber koruruz vatan toprağını. Buralarda günler çektiğimiz bir mercan tesbih gibi, zikrimiz aynı ama ölüme yaklaştığımızı bilerek çektiriyorlar. Subay olduğunda, sakın babası yüzünden gelmiş dedirtme arkandan kızım. Eğer bir şey diyeceklerse arkandan, babasının kızı desinler. Babasının cesur, yürekli kızı desinler.Ayak bastığım hiçbir toprağı yetim bırakma babacım. Seni çok seven, Baban. Binbaşı Mehmet Duman ZEYREK. "
İKİ GÜN TEK GECE oleh ashilsy
ashilsy
  • WpView
    Membaca 234,446
  • WpVote
    Suara 14,548
  • WpPart
    Bagian 18
Sekiz yaşında, babasını kaybetse de, onu ayakta tutan, ruhunu besleyen bayrağı ve vatanıydı. Yıllar sonra babasının mesleğini göğsü gere gere, tırnaklarını kazıya kazıya alan, üsteğmenlik rütbesine kadar çıkan Elzem Karadoğan, kaos timinin komutanıydı. Ta ki, gittiği görevde, kimliğini gizlemiş bir yüzbaşı ile tanışana dek. Yüzbaşı Barut Kara Saruhan, ikisinin de kaderinin gökyüzünde çizilişinin adımını atmıştı. İki yıldız yan yana durduğunda, gün doğumunda kaybolacaklarından habersizlerdi. ** Tuttuğum silahım kabuslarımın başını çekse de vazgeçmeyen bir ben vardım. Yıkımlarım, parçalanmışlıklarım, yok sayılışlarım, ölümlere şahit gözlerim, yaşadığım darbelere karşı dik duran başım. Hepsi ama hepsi bendi. Ben kimdim? Buydum. Ölümdüm, yaşamdım, intikamdım, kaybedendim ya da kazanandım. Bir çocuk vardı geçmişte dur durak bilmez, delinin teki. Bilirdim hep, canı yanardı. Ne kadar gülse, ne kadar mutlu hissetse akşamında yalnız kalması yeterdi. Zaman, onun için milim milim işlerken, yalnız o küçük kız çocuğu büyüdü, kadın oldu. İlk vatan dedi sonra acım. Onu ve babasını yıkanları parçalamaya yemin etti. Yolunu çizdi, gücünü buldu, öfkesine sarıldı, kanayan yarasını umursamadı, kararan gözleri; ölümü fısıldıyordu. ** "Bir kaç dakika önce çok doğru söyledin. Tanışalım." Elini sıkmadım. "Batak." "Gerçek adın ne?" "Yok." dedim sertçe. "Batağım." "Bataksın," dedi boş elini kendine çekip, cebine sıkıştırırken. Anlamış gibi başını aşağı yukarı sallarken, gülümsedi. Az önceki sinirli halinden eser yoktu. Gözlerimin içine içine bakarken, "Yüzbaşı Barut Kara Saruhan." demesiyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Dudaklarım aralandığında, rütbe yukarımda olan komutanımı tehdit ettiğim gerçekliğiyle yüzleşiyordum. [30.06.23] | yetişkin içeriktir. |
BAHAR KOKUSU oleh dilanengin58
dilanengin58
  • WpView
    Membaca 2,632
  • WpVote
    Suara 1,348
  • WpPart
    Bagian 9
DÜZENLENİYOR... Bölümlerimiz hâlâ yayında fakat düzenlenme aşamasındadır. 30/03/2024 tarihinde ilk kitap finali verilecek, Nisan ayında özel bölümler paylaşılacak, Haziran ayına kadar kitap düzenlenecek ve Haziran sonunda ikinci kitap başlayacaktır. Bölümler yeterli uzunlukta olduğu için, 9. Bölüm ilk kitap finalidir. Bunun dışında 3-4 özel bölüm gelecek, ikinci kitap ise yaklaşık 25 bölüm sürecektir. Keyifli okumalar dilerimmm💞 !!!! Bu kitap bir çeşit distopya evreninde geçmektedir, olay ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. !!! KONUSU: Kendi halinde bir Albay, bir gün ülkesinin gerçekleriyle acı bir şekilde tanışır. İktidarın değişimiyle, 1989 yılından itibaren ülke, iki tarafa ayrılır. Bir tarafında hükümetin, ülke düzenini koruduğu, halkın refah içinde yaşadığı bir sistem varken, öteki tarafta sistem tamamen yok olmuş, Kara ve sisli bulutların ardına gizlenmiş kan dondurucu gerçekler ve iktidar sahiplerinin korkunç sırları vardır. 2000 yılından itibaren ortaya çıkmaya başlayan gerçekleri, gören herkes susturulmaya başlar. Acı gerceklerle tanışan Albay Selim Maral ve Arkadaşları için, Çirkin iddialarla ihraç ve idam kararları çıkmaya başlar. Ve Madolyonun iki yüzü arasında, Kanla dolu bir savaş çıkar.
SERDENGEÇTİ oleh lildilay
lildilay
  • WpView
    Membaca 49,813
  • WpVote
    Suara 2,790
  • WpPart
    Bagian 21
Özel Kuvvetler'de görevli, bombacı olarak bilinen bir tim komutanı; Üsteğmen Ayla Akdoğan. Özel Kuvvetler'de görevli, başarılı bir keskin nişancı; Kıdemli Üsteğmen Savaş Korkmaz. Ayla komutasındaki Kül timi, sınır ötesinde bir operasyonu üstlenir. Karlı dağların üzerinde, bombaların ve kurşunların arasında operasyonu başarıyla tamamlayıp haftalardır esir tutulan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin göz bebeği olan timi kurtarırlar. Ayla; işkenceden ve patlamadan etkilenmiş, yüzü kan revan içinde kalmış bir askerin yanından geçmeye yeltenirken askerin eli kalkar ve Ayla'nın dikenli tellerle çevrili yüreğine dokunur, orada bir savaş başlatır. Çünkü o asker; Ayla'yı yıllar önce veda bile etmeden terk eden eski sevgilisi, Özel Kuvvetler'de görevli Kıdemli Üsteğmen Savaş Korkmaz'dır. > 2025 | SERDENGEÇTİ
MÜNFERİT oleh RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Membaca 6,230,277
  • WpVote
    Suara 336,575
  • WpPart
    Bagian 54
Bedenini öne doğru büktü ve koyu kahvelerini kısarak dudaklarını büyük bir yavaşlıkla alnıma dokundurdu. Tam da o anda midemin aniden kasıldığını hissettim. "Eğer benden istediğin gerçekten buysa, abin olurum." Sarfettiği sözler ile kulaklarımda bir uğultu ve hemen ardından boğazımda bir yanma meydana geldi. Onu göğüsünden tutup kendimden uzaklaştırmak ve bu yakınlığın gereksiz olduğunu savunmak istedim ancak dudakları temasını kesmeden ve onu itmemden gram etkilenmeden sürtünerek burnumun ucuna kadar indi. "İhtiyaç duyduğunda, baban olurum." Dudakları burnuma küçük bir baskı uygulayarak kısa süreliğine tenimden ayrılırken çok geçmeden sıcak dudaklarının varlığını yanan yanaklarımda hissettim. Göğüsümde binbir çabayla canlı tutmak için çabaladığım, özenle sakladığım o minik kuşun kanatlarını delicesine çırptığına şahit oldum. Yutkunuşlarım arttı. Nefes alış verişlerim hızlandı. Dudaklarını aralayıp kısa bir nefes aldığı esnada burnunu bir kedi misali usulca yanağıma sürttü. "Sığınmak isteğinde, liman olurum." Ilık nefesini sertçe dışarı bırakarak aralık dudaklarımın arasından içeri sızmasını sağlarken kollarının arasında titredim. "Korktuğunda, kalkan olurum." Dudakları temasını kesmeden bir yol izlercesine dudaklarımı es geçip çeneme ilerledi ve bir sonraki durağında yumuşak bir baskıyla çeneme yaslandı. "Ne olmamı, neyin olmamı istiyorsan o olurum." Başını aşağıya eğmeden hemen önce bakışlarını gözlerime çevirerek yüz ifademi dikkatle inceledi. Rahatsız olup olmadığımı kontrol ediyor olmalıydı. Değildim. Biraz garip hisler içindeydim ancak bu senelerdir hissettiğim huzursuzluk, rahatsızlık ya da korku hislerine hiçte benzemiyordu. "İhtiyacına, isteğine göre şekillenirim ama bu durum kocan olduğum gerçeğini değiştirmez."