aksamiyazar's Reading List
4 historias
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 7,881,902
  • WpVote
    Votos 194,373
  • WpPart
    Partes 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Buzdan Kıvılcım (Tamamlandı) por adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    LECTURAS 1,690,726
  • WpVote
    Votos 121,429
  • WpPart
    Partes 61
İklim Akağaç, yaşıtlarının arasında en iyi patencilerden biridir, ancak etrafa saçtığı gülümsemelerin, kazandığı ödüllerin ve zarafetinin ardında başka bir hikaye vardır. Onu son noktalarına kadar zorlayan, mükemmel olması için elinden geleni yapan bir anne. Karza Dinçer ise hırs kelimesinin anlamını öğrendiğinden beri yalnızca kazanmaya oynamıştır. Umurunda değilmiş gibi davranıyor olmasına rağmen buz patenine büyük bir önem veriyordur. Bu yüzden partneri yaralandıktan sonra Karza ile eşleştirilen İklim, bunu reddetmeye çalışsa da zirveye ulaşabilmek için ona ihtiyacı vardır. Tek sorun ikilinin birbirinden öldüresiye nefret ediyor olmasıdır. Bunu görmezden gelip kendilerini kandırmaya devam etseler de partnerliklerine başladıkları anda aralarındaki gerilimi inkar edemezler.
BEYAZ LEKE por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 38,398,457
  • WpVote
    Votos 2,074,846
  • WpPart
    Partes 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
Psikiyatristin Savaşı (+18) ~Kitap Oldu~ por vilesheed
vilesheed
  • WpView
    LECTURAS 509,506
  • WpVote
    Votos 2,417
  • WpPart
    Partes 5
Sarsılmaz prensipler, akademik bir zırh ve tertemiz bir geçmiş. Dr. Lizge Koral için Aras Ertekin, çözülmesi gereken karmaşık bir vakadan fazlası değildi. Ancak demir parmaklıkların ardındaki o zihin, Lizge'nin kutsalı saydığı tüm tıp literatürünü tek bir bakışla küle çevirecek kadar zehirliydi. Aras; bir sosyopatın keskin zekasına, bir katilin buz gibi soğukkanlılığına sahipti. O, iyileşmek için değil; kendisini iyileştirmeye çalışan ruhu, kendi karanlık krallığına çekmek için oradaydı. Terapi odasının soğuk duvarları arasında başlayan bu oyun, kısa sürede bir tedaviden çıkıp karşılıklı bir imha operasyonuna dönüştü. Lizge, analiz ettiği her karanlık düşüncenin içinde kendi sonunu hazırlarken farkına vardı: Bazı yaralar iyileşmek için değil, daha büyük bir yangınla mühürlenmek için açılırdı. İyileşmeyi reddeden bir adamın, şifayı onun kanlı ellerinde arayan kadını... Geri dönmek için çok geç, bu yangından sağ çıkmak ise artık imkansız.