🪽
10 histoires
BÜLBÜL KAPANI par Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURES 21,099,230
  • WpVote
    Votes 1,319,186
  • WpPart
    Chapitres 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
EMARE SERİSİ par asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURES 2,476,620
  • WpVote
    Votes 132,916
  • WpPart
    Chapitres 64
"Çocukluğumuz tohumumuzdur," diye fısıldadı Sırtlan'ın kül olan kalbi. "Tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz." EMARE serisinin, birinci kitabı Sarmaşık, ikinci kitabı Pusula ve son kitabı Maske bu başlık altında toplanacaktır.
+3 autres
BRONZ SERİSİ par zanegzo
zanegzo
  • WpView
    LECTURES 13,876,155
  • WpVote
    Votes 905,708
  • WpPart
    Chapitres 102
••Kitap oldu. Yakında final olacak ve seri altı kitaptan oluşacaktır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
ÜZÜM BUĞUSU par bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURES 3,515,215
  • WpVote
    Votes 206,105
  • WpPart
    Chapitres 40
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
+4 autres
Radio | Taekook | par btsdinleaskm
btsdinleaskm
  • WpView
    LECTURES 795,136
  • WpVote
    Votes 62,064
  • WpPart
    Chapitres 20
Biri gelir sizi aşktan soğutur, Biri gelir sizi aşka aşık eder. Limonlu kurabiye! #1hayrankurgu 25/10/2023
SOKAK NÖBETÇİLERİ par asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURES 58,622,480
  • WpVote
    Votes 2,257,887
  • WpPart
    Chapitres 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
Diyetisyen |Texting  par mahvolojii-
mahvolojii-
  • WpView
    LECTURES 437,192
  • WpVote
    Votes 27,834
  • WpPart
    Chapitres 38
Sena: İŞİCEM SKWKKWWKWSMSNWNANA Alperen hocam: Tuvalete gidebilirsin Sena: 🤲 Alperen hocam: Amin de neden avuç açtın Sena: DMSMMWWLWŞWŞPEPEPĞWŞZÖXSŞAQİİQQŞŞAŞAŞWŞQŞAÇSÖ Sena: Sizi Twittere atmamak için zor duruyorum
İZLER KALIR par afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    LECTURES 15,956,916
  • WpVote
    Votes 1,057,342
  • WpPart
    Chapitres 58
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! "Sana hiç söylemedim ama sana aşıktım. Bunu yüzüne karşı söyleyememek de benim ayıbım olsun." 070822 ☁️
VESSA par lunelyss_
lunelyss_
  • WpView
    LECTURES 319
  • WpVote
    Votes 124
  • WpPart
    Chapitres 3
"Öl lütfen." "Bunu diyen çok oldu ama ölmüyorum Asi." 'Geçmişte yapılan her günahın bir bedeli vardır' Gazel Çağla Akyel geçmişinden kaçabildiğini sanıyordu. Oyunculuk için gittiği Karadeniz'de, geçmişi onu yakaladı. Bir gece ansızın kaçırıldı. Yalnız değildi; onunla birlikte yedi çocuk daha vardı. Hepsi aynı yerde, aynı kaderin içine sürüklendi. Kapalı kapılar ardında sırlar açıldı, eski yaralar kanadı. Dostlukla düşmanlık, nefretle çekim birbirine karıştı. Herkesin bildiği tek bir şey vardı. Gazel için bu sadece kaçırılmak değil, kaçtıkları ile yüzleşmekti. Bu geçmişin intikamıydı...
YARALASAR(Kitap Oldu) par Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURES 17,563,967
  • WpVote
    Votes 699,794
  • WpPart
    Chapitres 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.