We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
yeni
37 stories
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,601,836
  • WpVote
    Votes 83,283
  • WpPart
    Parts 56
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 1,485,643
  • WpVote
    Votes 48,005
  • WpPart
    Parts 57
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!" ••• 29/10/2023 #ask 1 29/10/2023 #genckurgu 2 23/02/2024 #macera 1
Kırık Yemin by Mavi-Aym
Mavi-Aym
  • WpView
    Reads 13,487
  • WpVote
    Votes 1,250
  • WpPart
    Parts 12
Onu sevmek, onun en büyük hatasıydı. Efsun... Babasının gölgesinde büyüyen, kırılmış ama asla tamamen yıkılmamış bir kız. Arven... Geçmişinin yükünü sırtında taşıyan, kaçmayı seçen bir adam. Bir nişanla kesişen yolları, bir gecede paramparça oldu. Ve aradan geçen yıllar... Efsun'u güçlü bir kadına dönüştürdü. Arven'i ise pişmanlıkla yüzleşmeye zorladı. Ama bazı yaralar iyileşmez... Bazı insanlar affedilmez... Ve bazı aşklar, ne kadar kaçsan da seni bırakmaz.
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,068,243
  • WpVote
    Votes 73,975
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 1,062,281
  • WpVote
    Votes 57,470
  • WpPart
    Parts 42
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."
SİYAH ATEŞ by EzgiKrtkn
EzgiKrtkn
  • WpView
    Reads 2,559,807
  • WpVote
    Votes 79,403
  • WpPart
    Parts 36
Bir ateş yanarken o ateşe kendi ayaklarınızla yürüdüğünüzde kimi suçlayabilirsiniz? Ateşi mi? Onu yakanı mı? Kendinizi mi? Yoksa o ateşin sizi yakacak güce sahip oluşunu mu? Kimi suçlayacağımı bilmiyordum. Tek bildiğim yandığım bu ateşe kendi ayaklarımla yürüdüğümdü. Şimdi cayır cayır yanıyordum ama beni öldüren şey ateş olmayacaktı. Beni öldüren, yandığım bu ateşin karanlığıydı. Siyahtı o. Siyah bir ateşti. Yanıyordu, yakıyordu ama aydınlatmıyordu. Zifiri karanlıkta yanıyordum. Her şey için çok geçti. Bu adam benim sonumdu ve ben, beni yakan bu siyah ateşe çoktan teslim olmuştum. 🌙 "Korkuyor musun?" diye sordu sesini yumuşatarak. "Evet," dedim düşünmeden. "Evet, çok korkuyorum." "Gözlerini kapatırsan korkarsın," dedi omzuma astığı ceketi sıkıca tutup kollarını bana sardığında. İrkildim ama korkmadım. Aksine bu yabancının dokunuşu bana kendimi güvende hissettirmişti. Bu his ise beni afallatmıştı. "Gözlerini kapattığın sürece her zaman karanlıkta olduğunu düşüneceksin. Her şeyi siyah göreceksin. Gürültüyle yanan, etrafı aydınlatan bir ateşi bile." Dudaklarımı ıslatıp söylediklerini düşündüm. "Burada bir ateş yok. Burası karanlık. Baksana, tavandan sızan ay ışığı dışında etrafı aydınlatan hiçbir şey yok!" "Sen varsın," dedi nefesi boynuma dökülürken. "Sen aydınlatıyorsun." KİTAPTAKİ KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLARLA ALAKASI YOKTUR. YETİŞKİN OKURLAR İÇİN UYGUNDUR.
SESSİZLİĞİN ARDINDAN by incompatiblewriter
incompatiblewriter
  • WpView
    Reads 1,306,629
  • WpVote
    Votes 81,860
  • WpPart
    Parts 53
Kader, saatin ibresini hayatımın ortasına sapladı. Zaman durdu, zaman aktı, zaman kayboldu. Sustum, konuşturdular. Konuştum, susturmaya çalıştılar. Dilime vurulan paslı prangaları kırılan tırnaklarımla açtım, parçaladım. Parçaladığım her prangayı, beni susturmaya çalışanların dudaklarına taktım. Ortada bir ateş vardı; yakan bendim, yanan bendim. Ortada bir deniz vardı; sönen bendim, ölen bendim. Ortada bir oyun vardı; şah bendim, piyon bendim. Ortada bir sevda vardı; yıkan bendim, döken bendim. Yüzüme baktı; dudaklarıma, elmacık kemiklerime, burnuma, gözlerime. En çok gözlerime baktı, öyle derin baktı ki; cenneti gördüğünü düşündüm. "Kadere çok kızgınım," dedi gözlerimdeki bakışlarını çekmeden. "Seni bana üç yıl önce verip, üç dakika sonra aldığı için çok kızgınım." Not: Sessizliğin Ardından isimli ilk hikâyedir. Bölümler her çarşamba günü yayımlanmaktadır. 19.01.2023
NAZLI SEVDA by biromanokuyucu
biromanokuyucu
  • WpView
    Reads 1,074,263
  • WpVote
    Votes 53,110
  • WpPart
    Parts 36
Hayatın gerçekleri ile küçük yaşta tanışmış olmasına rağmen hayattan ümidini hiç kesmemiş bir kadın ile, hayata öfkeli bir adamın hikayesi. Bu nazlı bir sevdanın hikayesi... NAZLI & YUSUF "Benim güzel, Nazlı çiçeğim.."
HARESE by Beleetth
Beleetth
  • WpView
    Reads 2,890,235
  • WpVote
    Votes 86,368
  • WpPart
    Parts 46
"Kırılan dilden de, kalpten de sadece enkaz sesleri gelir."
DOKSAN ARTI DÖRT  by aurcapel
aurcapel
  • WpView
    Reads 4,663,104
  • WpVote
    Votes 242,989
  • WpPart
    Parts 47
KİTAP OLDU. (30.12.2023) Doksan Artı Dört'ün kitap haline tüm sitelerden ve kitapçılardan ulaşabilirsiniz. ☽ Galatasaray fanatiği genç iş adamı Merdan Efe Yüceer ve olduğu konuma tırnaklarını kazıyarak gelen başarılı avukat İzgi Gökyel. Maç doksan dakika, top yuvarlaktı. Belki maçın skoru uzatmalarda değişecekti, belki de onlar için asıl galibiyet beraberlikte gelecekti. "Maçın seyri değişti," dedi nefesi nefesime karışırken. "Doksan artı dörtte seni kazandım. Bu saatten sonra mağlubiyetin bile bir önemi yok." ☽ Hikayedeki tüm karakterler ve olaylar hayal ürünüdür.