mihrileyl adlı kullanıcının Okuma Listesi
51 stories
STADYUMDA AŞK VAR!  by nuranaydnn
nuranaydnn
  • WpView
    Reads 1,064,812
  • WpVote
    Votes 54,867
  • WpPart
    Parts 39
Adımlarımı hızlandırıp artık ezberlediğim yolu takip ederek yürüdüm. Kafamı kaldırıp büyük lacivert kapının yanındaki sarı tabelayla göz göze geldiğimde aynı saniyelerde kapı büyük bir gürültüyle açıldı. Daha önce defalarca kez karşılaştığım takım arkadaşı Samet düz bir ifadeyle odadan çıkarken kafasını sola eğmesiyle bakışları beni buldu. Yüz ifadesi anında neşeli bir hal alırken kapatmakta olduğu kapıyı yeniden aralayıp içeriye doğru seslendi. - Fatih! Yenge seni görmeye gelmiş oğlum. İçeriden yükselen gülüşmeler eşliğinde kapıya doğru yaklaşan adım sesleri keskinleştikçe göğsüm hızla inip kalkmaya başladı. Sonunda üzerindeki formasıyla kapının önüne çıktığında kısa bir an nefesimi tuttum. Onu böyle görmenin verdiği heyecanı hiçbir zaman atlatamayacaktım. Gülümseyen yüzüyle bana yaklaşıp belimi kavradı. Samet çıktığı odaya yeniden girip kapıyı ardından kapatırken kafamı kaldırıp göz göze gelmemizi sağladım. "Gelmişsin," dedi. Sesli bir şekilde gülüp sağ elimle özenle düzelttiği saçlarına dokundum."Dikkatini dağıtıp gol yemen riskini göze alarak geldim hem de." Bakışları dudaklarımı bulurken kalbimin sesini duymaması için dua ediyordum. Üzerimde bıraktığı etkiden korkarak omuzlarına tutundum. Nefeslenerek güldüğünü duydum. "Merak etme," dedi kısık sesiyle, "Tek golümü, bir altmış boyunda tek bakışıyla beni etkisiz hale getiren bir kadından, tam sol tarafıma yedim." (Kapak: Cover by; Leyl Graphic and @thealisss)
Seni Bana Getirdi (Sevdim) [TAMAMLANDI] by lSeneml
lSeneml
  • WpView
    Reads 6,818,967
  • WpVote
    Votes 343,409
  • WpPart
    Parts 66
Herkesin hayatta en az bir amacı vardır. Benim amacım iyi bir hemşire olabilmek... ve yöntemim gülümsemek... Herkesin aksine gülümsemekten bir an bile vazgeçmeyecek bir hemşire olacaktım. Hastalarıma gülümseyerek iyi gelecektim. Tek amacım buydu. Tabi ilk staj deneyimimi onkoloji de yapmak planlarım dahilinde yoktu. Hele Onur gibi bir hastam olacağını hiç düşünmemiştim. Onur... zorlu bir hastaydı. İletişime kapalı, kimseyi umursamayan, konuştuğunda insanı terslemekten çekinmeyecek biriydi. İnsanı kolayca kırabilecek ve bunu düzeltmek için gram uğraşmayacak biriydi. Tüm bunlara dayanabilirdim ama ölümü kabullenmiş olması... bunu aşmakta zorlanıyordum. Herkesin hikayesi iyi bitmek zorunda değildi ama Onur'unki iyi bitmeliydi. O bunu hak ediyordu... (Sevdim isimli hikayemin kurgusu üzerinde biraz oynayacağım. Ve yeni ismi olan Seni Bana Getirdi olarak yayımlayacağım.) Not; Kapak için Sinem_Ekin isimli okuyucuma çok teşekkür ederiiim <3<3 (Kapak gönderirseniz seve seve kullanırııım ^^ )
ZEMHERİ  by okyanusbegonyasi
okyanusbegonyasi
  • WpView
    Reads 159,677
  • WpVote
    Votes 6,248
  • WpPart
    Parts 34
Asaf gözünü kırpmadan, "Korkutuyor muyum seni?" dedi. "Korkutur mu beni beklemek seni?" Sonra acı acı gülümsedi. "Dönüşsüz gidişleri hangi kadın ister ki zaten, sen de haklısın. Bir asker olarak bunu sana hiç söylememeliydim, korkuttum belki de seni." Boğazına oturdu büyükçe bir yumru. "Tamam, söylemedim say, konuşmadık say, yoluna hiç çıkmadım, soluma hiç düşmedin bil say."
RÜZGAR ESERKEN by darknesscrescent
darknesscrescent
  • WpView
    Reads 166,429
  • WpVote
    Votes 15,049
  • WpPart
    Parts 30
TAMAMLANMIŞTIR. Duygu; aynı apartmanda oturduğu, aynı okula gittiği, aynı servise bindiği Barış'a âşıktır. Hislerinin kalbini ele geçirmesine izin vermek istemediğinden kontrolü elinde tutmaya çalışır. Ancak bir gün platonik şekilde sevdiği Barış'ın ruh halinin kötüye gittiğini görmesiyle dayanamaz ve ona sahte bir hesaptan mesaj atar.
EDİBE  |Tamamlandı|  by __Katre__
__Katre__
  • WpView
    Reads 619,319
  • WpVote
    Votes 38,856
  • WpPart
    Parts 45
"Ben güzel olmak istemiyorum ki." dedim fısıldar gibi bir sesle. Başını kaldırmadı. Ağlıyordu ama görmemi istemiyordu. " Sadece..." dedi boğuk çıkan sesiyle. Yutkunup devam etti. " Sadece benim güzelim olsan?" •° •° •° •° •° •° •° Elleri dizlerimin üzerineki ellerime uzandı. Titreyerek geri çekti. " Duyamaya bile katlanamıyor insanlar. Ama bu dünyada yaşanıyor bunlar." dedim titreyen sesimle. Ellerini yere koyup bana doğru kaydı. Ben sandalyede otururken o tam önümde dizlerinin üstündeydi. "Özür dilerim güzelim."dedi başını hafifçe dizime koymadan önce. Ne yapacağımı şaşırarak ellerimi kaldırdım yukarı. Geri çekmedim kendimi. Geri çekilemedim. Başını küçük bir çocuk gibi dizime yaslamıştı. Ardından dizimde bir ıslaklık hissettim. Omuzları sarsıldı sonra. " Kerem." diye mırıldandım onunla beraber ağlarken. "Ben güzel olmak istemiyorum ki." dedim fısıldar gibi bir sesle. Başını kaldırmadı. Ağlıyordu ama görmemi istemiyordu. " Sadece..." dedi boğuk çıkan sesiyle. Yutkunup devam etti. " Sadece benim güzelim olsan?"
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,055,287
  • WpVote
    Votes 73,525
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.
KURŞUN by Kaktustugce
Kaktustugce
  • WpView
    Reads 361,856
  • WpVote
    Votes 26,261
  • WpPart
    Parts 35
(Mahallemin Polisi hikâyemdeki yan karakterler olan Kurşun ve Nergis'in hikâyesidir! Bağımsız olarak okuyabilirsiniz ^^) Derin nefesler alıp sımsıkı yumduğu gözlerini mümkünmüş gibi daha da sıktı. Biliyordu, buradaydı. Konuşmasına gerek yoktu. Ses çıkarmasına gerek yoktu. Varlığı, bütün her şeyi bir kenara itip ruhunun yanında yer alırken sese gerek yoktu. Nergis, onun geldiğini her zaman hissederdi. Öyle ki Sevda'nın çoğu zaman ona bu konuda takılmasına bile razı olurdu. Öyleydi çünkü. Nedeni veya nasılını bilmiyordu sadece Kurşun geldiğinde Nergis hissediyordu. Sevmek, ne bela bir şeydi böyle. "Nergis." O kulaklarından hiç çıkmayan tok sesi yağmurun sesine karıştığında gözyaşlarına inat başını dikleştirdi ve göz kapaklarını araladı. Gözleri Kurşun'un pişmanlık, utanç ve daha birçok duyguyla harmanlanmış gözlerini bulunca dudakları sanki duygularına inat yukarı kıvrıldı. Mutlu muydu? İnsan sadece mutluluktan mı gülümserdi? Hayır, bazı gülümsemeler içindeki acıyı dışarı vurmak için vardır. Gözyaşı mutsuzluğa, gülümseme mutluluğa esir edilmişti. "Gerçek mi?" Sesini zar zor sindiği derinlikten çıkarıp konuştuğunda Kurşun'un başını önüne eğip yutkunmasını izledi. Söze gerek yoktu işte. Duruşundan anlıyordu artık onu. Genç kızken kalbine işleyen adamı tanımaz mıydı?
YENİDEN SEV | Texting by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 1,406,573
  • WpVote
    Votes 118,897
  • WpPart
    Parts 64
bilmemkimim: İlk aşkta yaşadığın hüsrandan dolayı kalbin kırılmış olabilir, biliyorum bilmemkimim: Yeniden sevmeye korkuyorsun bilmemkimim: Yine kalbin kırılacak diye ödün kopuyor belki bilmemkimim: Belki de o da seni sever umuduyla başkasını sevmek istemiyorsun bilmemkimim: Ama bu böyle devam edemez bilmemkimim: Sen artık onu sevmiyorsun ki bilmemkimim: Sadece başkasını sevemediğin için, sevmeye korktuğun için hala sevdiğini sanıyorsun bilmemkimim: Korkma, yeniden sevebilirsin bilmemkimim: Göreceksin bilmemkimim: Yeniden sevmek sandığın kadar korkunç olmayacak
Vişne | Texting by okyanusun_begi
okyanusun_begi
  • WpView
    Reads 670,324
  • WpVote
    Votes 52,031
  • WpPart
    Parts 67
Gülşah: Hayırlı Günler. Gülşah: Ben Medine ipeği gri şalınızı almak istiyordum ve sitede sizin numaranız vardı, nasıl sipariş verebilirim? Vişne Şal: Ne? Gülşah: Şalı diyorum nasıl sipariş edebilirim? Vişne Şal: Ne şalı ne diyorsun sen? Gülşah: Sattığınız şallar işte. Vişne Şal: Deli misin nesin? Yazma bana. Gülşah: Biraz kibar olsaydınız keşke. Hemcinsim bir kadına karşı kaba olmak istemiyorum ama siz de kelimelerinizi düzgün seçin lütfen. Vişne Şal: Erkek olduğum için anlaşamıyoruzdur. Ayrıca şal falan satmıyorum ben. Ne işim olur? Gülşah: Nasıl? Siz şimdi Vişne Şal isimli sayfanın satış sorumlusu değil misiniz? Vişne Şal: Günaydın. Gülşah: Kusura bakmayın. Hayırlı Günler. Vişne Şal: Bak sen şu işe. Vişne Şal: Kusura bakasım varmış bugün. Bu kişiyi engellediniz. * * * Bir şal siparişi ile başınıza en fazla ne gelebilir? * * * #1 Vişne #1 Suçluluk #1 İslami #3 Mutluluk #4 Spiritüel #4 Dini #12 Hüzün Başlangıç: 010121 Bitiş: 070521 Kitabıma -ahsenti'nin kapağı kaçtı! 🌸
Z E M H E R İ ❄️ (TAMAMLANDI)  by BursaliGelin
BursaliGelin
  • WpView
    Reads 549,437
  • WpVote
    Votes 48,813
  • WpPart
    Parts 22
(...) -Bu yaşıma değin nâmını duymamışım. Lakin sen beni kapımızdaki yanaşmadan dahi evvel davranıp istetmişsin. Hemi başlık, hemi armağan vermiş, gelinlik bile giydirmişsin. Kimsin sen Demir Bey? Bunca şeyi bana niçin edersin?' Yeşil gözler ona en mağrur haliyle çıkışan bey kızının dillere destan güzelliğinde ağır ağır dolaşmıştı. Derin bir nefes geçmişti aralarından. Zemheri'nin çehresinde irislerinin değmediği tek bir köşe kalmamıştı. Tek bir gecede aklı, hayatı karmakarışık olmuştu. En çok da yüreği. Lakin içinde kıymık misali duran sualler huzur bulmasına müsaade etmeyecekti. Büyük elleri ağır ağır uzanıp Zemheri'nin gelin telleri arasına sıkışan saç tellerine dokunmuş, nereden nasıl bulaştığını bilemediği karahindiba tüylerini parmağıyla temizlemişti. Ve kalın dudakları kendini bildiği günden beri sol yanında büyüttüğü bir umutla aralanmıştı. -Ömrümde ilk kez sevebilmek için...'