MelihGl1
- Reads 258
- Votes 21
- Parts 10
Teolam kıtası, rüzgârın taşıdığı fısıltılarla hatırlanır. Bu topraklarda, kralların kılıçlarla taçlandığı, lordların ihanetle devrildiği ve sıradan insanların kaderlerinin ateş ve kanla yazıldığı bir çağ hüküm sürer. Her taşın altında bir gizem, her karanlık köşede bir hain yatar. Kılıçların çarpıştığı ve sancakların gökyüzünü boyadığı bu diyar, ne adil ne de merhametlidir.
Bu hikâye, yalnızca kahramanların değil, fahişelerin, canilerin ve piçlerin, kralların ve kölelerin, yeminlerin ve ihanetlerin hikâyesidir. Eruldin'in zaferle yükselişi, yalnızca düşmanlarının kılıçları üzerinde değil, dostlarının kemiklerinin üzerinde de inşa edilmiştir. Tahtlar kurulur, ittifaklar yıkılır; zafer, yalnızca bedelini ödeyebilenlere nasip olur.
Fakat bu destanda unutulmaması gereken tek bir gerçek vardır: Hiçbir barış sonsuza kadar sürmez. Dagen'in buz gibi dağları, Vixen'in alevleri, Tharendil'in kılıçları ve Moriathor'un dalgaları... Her biri fırtınanın yalnızca habercisidir. Karahlar'ın fısıltıları yeniden yankılanırken, hiçbir kalkan yeterince sağlam, hiçbir sur yeterince yüksek olmayacaktır.
Bu hikâye, yalnızca bir fetih ve tahta giden yol değil; ailelerin parçalandığı, kanın su gibi aktığı ve ihanetin karanlık bir gölge gibi her taşın altına sızdığı bir çağın destanıdır.
Ve unutmayın... Her zaferin ardında kaybedilmiş ruhlar ve fısıldayan hayaletler ve alınmaya yemin edilmiş intikamlar vardır.
Eruldin Destanı bu şekilde başlar.