00
9 stories
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,860,868
  • WpVote
    Votes 4,587,291
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
SIR (1) by BC-Valerie
BC-Valerie
  • WpView
    Reads 710,172
  • WpVote
    Votes 46,493
  • WpPart
    Parts 33
Oda çoktan dumanla kaplanmış görüşümü engelliyordu. Ciğerlerime hava çekmek için öksürüp hırlarken bir yandan da odadaki rafların arasında koşar adımlarla ilerleyip Brad'i arıyordum. Sonunda onu duvar boyunca uzanan dolabın dibine tünemiş bir şekilde buldum. Yanına eğilerek onu sarsmaya başladım ama kıpırdamıyordu bile. Canlı olduğunun tek belirtisi nefes alırken inip kalkan omuzlarıydı. "Brad!" Burada biraz daha kalırsam yanına da ben yığılacaktım. Kafamdaki bütün soruları bir kenara ittim, elimi çabuk tutmalıydım. Onu doğrultarak yüzüne vurmaya başladım. Uyanmalıydı. Tanımıyor olsam da onu burada bırakmazdım. Tüm vücudum yanıyor, durmaksızın öksürüyordum. Bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm son şey Brad'in bağırarak burada ne aradığımı sormasıydı.
KIŞ GÜNDÖNÜMÜ  by -zehradogan
-zehradogan
  • WpView
    Reads 997,606
  • WpVote
    Votes 61,219
  • WpPart
    Parts 52
Umut, en karanlık anda doğar ve bazı kıvılcımlar, devrimi başlatacak gücü taşır. Kış Gündönümü; robot teknolojisi, nükleer kış ve baskıcı bir rejimin kıskacındaki bir toplumun hayatta kalma ve umudu yeniden inşa etme mücadelesini anlatıyor. Aşk, arkadaşlık ve direnişin iç içe geçtiği bu hikâye, okuru karanlık bir gelecekte bile inancın ve cesaretin izini sürmeye davet ediyor.
17 by shinobin0ku
shinobin0ku
  • WpView
    Reads 19,966
  • WpVote
    Votes 1,813
  • WpPart
    Parts 7
Yusuf, arada kaçamaklar yapıyor olsa bile tekrardan Psikiyatristi'nin yanına gelmişti. Bu sefer farklıydı ama, gelme sebebi de, kalma sebebi de. "Her hafta Pazartesi günleri sana bir görev vereceğim, o hafta bitene kadar o görevi tamamlayacaksın. Bunun haricinde Kelebek diye bir hastam var, ona her akşam 1 saat boyunca kitap okuyacaksın." diyerek özet geçti kendini Psikiyatrist. "Niye? Otursun kendisi okusun kör mü." dedi patavatsız bir şekilde Yusuf. Anlam verememişti her akşam kitap okumasına, bir kere sabrı bile dayanamazdı buna. "Evet Yusuf." "Ne?" Kaşlarını çatarak, tekrardan gözlerine baktı. "Kelebek, travmalara sahip göremeyen genç bir kız. Her akşam onun yanına gidip, sakin bir şekilde, duygularını kontrol altına alarak kitap okumanı istiyorum." • Psikiyatri hastanesi, Psikiyatristler ve davranış biçimleri gerçek hayatla uyuşmayabilir, her şey kurgudan ibarettir.
Sana Nasıl Öldüğümü Anlatacağım by nisangorgulu
nisangorgulu
  • WpView
    Reads 39,170
  • WpVote
    Votes 2,385
  • WpPart
    Parts 8
"Artık ölmek kulağıma o kadar kötü gelmiyor." Onun on iki kuralı vardı. Hayatıma girdiğinde öğrendiğim o on iki kural. Gerçekleştirmek için oldukça az vaktimiz olmuştu. Ama tamamlayabilmiştik. Sanki tüm olacakları hissetmiş gibi hepsini tam zamanında bitirmiştik. Benim gerçekten hayatı tadımlamama vesile olacak on iki kuralı gerçekleştirdiğim gün kapadım gözlerimi. Bir daha da açamadım. Bu bir başlangıcın değil, sonlanışın hikayesi. Şimdi, sana nasıl öldüğümü anlatacağım.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,481,644
  • WpVote
    Votes 697,581
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SAKLANANLAR by Carna4Maya
Carna4Maya
  • WpView
    Reads 862,946
  • WpVote
    Votes 63,154
  • WpPart
    Parts 78
"Eğer farklıysak..." Kelimeler boğazında düğümlenmiş, cümleyi tamamlayamamıştı. "Biz kardeşiz. Bundan en ufak bir şüphe duymuyorum." diyerek yatıştırdım onu. Sonra devam ettim: "Ama elbette tuhaf olan şeyler var. Mesela; genetik yapımız inanılmaz derecede mükemmel. Hücrelerimiz kendini çok hızlı yenileyebiliyor. Hasta olmuyoruz ve yaralarımız çok çabuk iyileşiyor. İnsanlar gibi değiliz yani..." Ne söylediğimin farkına varınca birdenbire irkildim ve son cümleyi kısık ve düşünceli bir ses tonuyla tekrar mırıldandım: "İnsanlar gibi değiliz!..." Tüm Hakları Saklıdır.
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,584,824
  • WpVote
    Votes 1,485,865
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
BUZ-2 KAN by RosenWine
RosenWine
  • WpView
    Reads 7,120
  • WpVote
    Votes 316
  • WpPart
    Parts 5
Yıllar önce tecrübe ettiği travmatik olayların etkisinde kalmış olan Hilal, çaresizce bir çıkış yolu aramaktadır. Fakat yüzleşmek zorunda olduğu tek sorun bu da değildir. O her ne kadar geçmişinde kalmışsa da, zaman onu beklemeden acımasızca ilerlemiştir ve Hilal şimdiye ayak uydurmakta zorlanıyordur. Zihninin ve bedeninin kanayan, iltihaplı yaralarını iyileştirebilecek midir? Geçmişten bu yana üzerinde bir lanet misali taşıdığı acılarından ve beyninin zincirlerinden kurtulmayı başarabilecek midir?