Töre ağa konulu
120 stories
Seyirlik Bebek by swmsaw
swmsaw
  • WpView
    Reads 72,399
  • WpVote
    Votes 5,633
  • WpPart
    Parts 15
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma. 💎 Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü. Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti. Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi. Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar... Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi. Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?
DÜŞMAN AŞİRET..  by Yazar_Okyanus_
Yazar_Okyanus_
  • WpView
    Reads 896
  • WpVote
    Votes 29
  • WpPart
    Parts 23
Ahu henüz 7 aylıkken Baybars aşireti tarafından Hazem aşireti tarafından zorla Aras Hazem ile beşik kertmesi yapılır.. Sebebi ise Ahunun dayısı Tuğkan Baybars Hazem aşiretinden Aslı Hazemi Kaçırıp onunla düşman ailelerin izni olmadan aşiretten uzağa şehire taşınmalarıdır bunun yüzünden kurban olarak Ahu seçilir..
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,225,329
  • WpVote
    Votes 61,839
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
Şahmeran  by avinmirza12
avinmirza12
  • WpView
    Reads 221,764
  • WpVote
    Votes 10,659
  • WpPart
    Parts 43
mecburdum İki hecelik bir kelime, aşkı kül etmeye yeter miydi? Oysa ki bu kelime, Ateş'i derbeder etmeye yetiyordu. Sinirden, iki eliyle ardı ardına vurdu başına adam. Bir şarkının en güzel noktası diye adlandırdığı ses, şimdi ölüm fermanıydı. "Sus lan, sus!" Genç adamın yanan yüreğinin feryadıydı bu. Bir adım yaklaşmak istese de kadın, adam bir adım geriledi, usulca başını iki yana salladı, işaret parmağını kadına uyarır gibi sallayıp dedi ki: "Başkasının yüz tutmuş ellerinle sakın dokunma bana, seni buna pişman ederim." Sırat köprüsünden çoktan dönüşmüştü bu aşk; ölmüştü, ama toprağa hasretti...
ŞAHSUVAR (MEHR) by 7ERAUGFZ
7ERAUGFZ
  • WpView
    Reads 104,379
  • WpVote
    Votes 2,803
  • WpPart
    Parts 46
Yavuz Demir'in bir kız kardeşi vardı değil mi ?" " Evet ağam ." "Güzel adı neydi kız kardeşinin." " Ağam adı Eylül on dokuz yaşında söylenenlere göre üniversite sınavlarına hazırlanıyormuş." " Güzel bu hayaline ara vermek zorunda kalacak bir süre." " Anlamadım ağam." " Bunda anlaşılmayacak ne var oraya onu almaya karım olarak getirmeye gidiyoruz ."
YEİS |+18| by ayla-yenen
ayla-yenen
  • WpView
    Reads 751,422
  • WpVote
    Votes 22,353
  • WpPart
    Parts 27
"Kocan seni şurada sikmemek için kendini zor tutuyor, sen başka herifleri mi düşünüyorsun Hatun!" Sertliğini usulca kalçalarıma değdirdiğinde gözlerimi zevkten sıkıca yumdum. Bunu bile onunla yapmak güzel hissetiriyordu. Yaptığımız bir şey yoktu ama küçük dokunuşlarımız bile bizi fazlasıyla yıpratıyordu. Neydi bu yoğun hisler? Kulağıma fısıldadığı ahlaksız sözler beni neden daha da heyecanlandırıyordu bilmiyorum ama kalbim sıkışıyordu. Kendimi kaybetmiştim sanırım! Udara benzemeye mi başlıyordum yoksa! "Söyle! Kocan seni siksin mi?" ||•ARA VERİLMİŞTİR. TATİLDE DEVAM EDECEKTİR. |1970'lerde köyde geçen aşk hikayesi.| |+18| |Zoraki evlilik| ||• *Kitabın tüm hakları bana aittir, çalıntı veya kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır."
ŞEHZADENİN GÖLGESİNDE (SİMURG) by 7ERAUGFZ
7ERAUGFZ
  • WpView
    Reads 64,078
  • WpVote
    Votes 1,648
  • WpPart
    Parts 30
Artık zamanı gelmişti Azer Siyam Şehzade yirmi beş yaşına gelmiş onun için konağa getirilen kızlardan birini seçip onunla imam nikahıyla evlenip babası gibi ona erkek evlat veren kızla resmi nikah kıyacaktı. Peki zalimliği, kalpsizliğiyle bilinen Azer Siyam'la bu namına rağmen kim evlenecekti.
HANİFTAM "Dağ Çileğim"  by hanifta_hanim
hanifta_hanim
  • WpView
    Reads 1,053,876
  • WpVote
    Votes 35,857
  • WpPart
    Parts 62
"Seni öldürürüm Demir! Öldürürüm!" "Tabii ki öldürürsün ama sen beni öldürmek yerine, ailene umut olacaksın ve benimle evleneceksin. " Mideme kramplar giriyor, bildiğin kıvranıyordum. Nefesimi yettiremediğim için bir elimle kapıdan destek alırken, bir elimle de şalımı öne doğru genişletmeye çalışıyordum. "Hemen şimdi kararını ver Beyza! 10 dakika sonra tüm adamlarımı arayıp devreye girmelerini söyleyeceğim sonrada direk ağabeyinin karşısına çıkıp, yaptıklarımı anlatacağım; seni nasıl zora soktuğumu, şirketin batması için neler yaptığımı anlatacağım ve böylece küçük Zeynep babasız büyümüş olacak... Sahi Zeynep, ölen annenin adıydı değil mi? " Dizlerim artık bedenimi taşımıyordu. Dizlerimin üzerine yığıldım ve son gayretimle nefesimi yettirmeye çalıştım. "Senden nefret ediyorum!.. " Demir yanıma doğru gelince bir dizini yere koyup, ellerini çeneme götürdü ve başımı yerden kaldırdı. Gözyaşlarım yanaklarımı sırılsıklam yapmış, şalımın çene kısmını çoktan ıslatmıştı bile. Şuan gözyaşlarım onun parmaklarını yıkarken, ben çaresizlikten ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Onunla evlenmem diri diri gömülmek demekti... Ama alabilecek bir sorumluluğu almadığım için dedemin ölmesi, ağabeyimin hapse girmesi cehennem ateşinde yakardı beni ve ben bir daha o ateşi, ömrümün sonuna kadar söndüremezdim. . . . Oysa Demir'in bilmediği şeyler vardı. Bu evlilik Beyza'nın mahkumiyetiyse Demir'in de en büyük sınavıydı.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 964,969
  • WpVote
    Votes 55,168
  • WpPart
    Parts 45
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Yüreğimde Zerda by meledoiess35
meledoiess35
  • WpView
    Reads 483,340
  • WpVote
    Votes 36,187
  • WpPart
    Parts 50
Bazı sevgiler sınar, bazı sevgiler imtihan ederdi. Zorlukları aştırır, güçlü diye bilenen insanları yerle bir ederdi. Allah imtihan ettiği kullarını sonunda murada kavuştururdu. İyi peki ya Zerda bunca zamandır hayalini kurduğu o murada erişebilecek miydi? Zerda Diyarbakır'dan Ankara'ya uzanan bir imtihanın içerisinde kendini bulacaktı ve bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı. *KİTABIMIN TÜM HAKLARI SAKLI OLUP, HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMUNDA TÜM HAKLAR KULLANILACAKTIR.