zaynahara
- LECTURES 169,796
- Votes 10,583
- Chapitres 13
Nefretin duruşmasında görülen davada ikimiz de suçluyduk.
Kafamı yukarıya kaldırıp yüzüne baktım. Kaşlarını çatmıştı, yüzü ifadesizdi. Kalbim sızlamıştı. Ağlamamak için direniyordum, öfkemi görsün istiyordum sadece. Artık ona, o hâlimi göstermeyecektim.
Hâlâ bileklerimi tutarken,"Senden nefret ediyorum, "diye fısıldadım.
Yüzünü yüzüme yaklaştırdı. " Kendinle gurur duy yavrum, "dedi. Burnunun ucu, benim burnumun ucuna değiyordu. " Bugün ve bugünden sonra göreceğin adamı sen kendin yarattın. "
"Senden nefret ediyorum. " Sessiz ama öfkeli çıkmıştı. "Bana nasıl yaparsın? " Transa girmiş gibi hâlâ aynı şeyi söylüyordum. Bileklerimi bırakmamış, kendini bir adım geriye çekmemişti. Sonbaharda yuvasına tutunan son yaprağı düşüren rüzgar gibi hayatıma esmiş, beni hiçliğe bırakmıştı.
"Beni o gün kanlar içinde bırakan sendin. Beni ilk sen öldürdün, bende seni yavaş yavaş öldüreceğim."
Dediğini yapacaktı. Benden her şeyimi almaya yemin etmiş gibiydi.
Sehven, onu istemeyen adamla evlenirken seveceğini düşünerek yola çıkmıştı. Hayatı boyunca dürüst ve idealist olan bir savcıydı. Ama kalbine yuva yapan aşk, onun çatısını başına yıkacaktı. Karadenizli bir ailenin karanlık adamı olan Soylukan Maçkalı ile olan evliliği bir eşten çok düşman sokmuştu hayatına.
İki evli insan.
İki düşman insan.
Aralarında büyüyen nefret ve aşk onları ya vezir edecekti ya da rezil edecekti.
ZAYNAHARA'DAN