Eda0_0nur adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
MASKESİZ BALO by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 29,020
  • WpVote
    Votes 2,122
  • WpPart
    Parts 16
Bu zamana kadar çok fazla erkek arkadaşım oldu. Hepsi de ölü adamlardı. Hiçbirini sevmek için değil, hepsini öldürmek için hayatıma almıştım. Takılar... Pırlantalar... Mücevherler... Lüks evler... Malikaneler... Işıltılar... parıltılar... Zenginlik... İhtişam... Nefes kesici bir yaşam. İnsanların uğruna kan dökeceği bu görkemli site hayatı, yeryüzündeki cehennemin ta kendisiydi. Ben, o kahrolası insanların ölü bedenlerini yakmak için bir kibrit çakacaktım. Sevdiğim herkes için... Tüm masum insanlar için... Hayır, hepsini unut. Yalnızca zevk almak için onları avlayacaktım. Çünkü bu... benim işim, ölüm tek arkadaşımdı. Sadece bir sorun vardı. Onları avlayan yalnızca ben değildim. Orada bir katil daha vardı. Beni bile avlamayı isteyen ama kim olduğumu bilmeyen biri daha... Oysa hiç kimse beni avlayamazdı. En acımasız olanlar bile.
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 16,046,411
  • WpVote
    Votes 1,013,991
  • WpPart
    Parts 138
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 59,319,422
  • WpVote
    Votes 2,273,785
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."