Moon1Butterfly adlı kullanıcının Okuma Listesi
6 stories
BİR MEZAR por kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    LECTURAS 355,629
  • WpVote
    Votos 15,461
  • WpPart
    Partes 20
"Ki ben artık herşeyini kaybetmiş bir kızdım. Her bir yanım kimsesizdi. Ailem gitmişti benim. Ve bizi ayıran ölümdü. Ölümün çaresi yoktu ki." Liya bir gün dayısıyla kavga eder ve tek sığınağı olan mezarlığa,ailesinin yanına gider. Oradan ayrılırken bir şehit mezarı görür. Abisinin de asker olmak istediğini hatırlar ve gözleri dolar. Elinde kalan çiçekleri o mezara bırakır. O sırada ise yüzbaşı ve tüm tim onu izlemektedir. "Bu kız kim ve neden kardeşimin mezarının üstüne çiçek bırakıyor."der Yüzbaşı. Yüzbaşının hiç akrabası yoktur. Kıza baktığında birşeyler anımasamaya çalışır fakat olmaz. Birkaç yıl önce işkenceye uğradığı için hafıza kaybı yaşamaktadır. Liya ve Yüzbaşının geçmişi bir tarafta dururken gelişen tatsız bir olay onları tanıştırır. Hoşgeldiniz benim biricik dünyama. Dünyamıza...
MAVERA por cordeleima
cordeleima
  • WpView
    LECTURAS 439,679
  • WpVote
    Votos 22,726
  • WpPart
    Partes 24
Kötü kızlar hiçbir zaman kazanamazlar. Ve bu hikayenin kötü kızı benim. Şöhret Serisi, birinci kitap.
Hapisteki Emanet (KARADENİZ SERİSİ-I) por RumeysaGulhan
RumeysaGulhan
  • WpView
    LECTURAS 14,535,656
  • WpVote
    Votos 58,562
  • WpPart
    Partes 4
KİTABIMIZ RAFLARDA, TÜM KİTAPÇILARDAN ULAŞABİLİRSİNİZ. Babasından başka hiç kimsesi olmayan bir genç kız... 28 Yaşında hapishanede mahkûm bir adam... Ya bir gün olur da genç kızın babası da o cehenneme düşerse? Bir gün olur da bu yabancıya kızını emanet etmek zorunda kalırsa? *** "Sen kimsin ya? Adını bile bilmiyorum!" Dedi genç kız sinirle yanındaki adamı süzürken. Adam cevap vermemişti. Bu genç kızı daha çok sinirlendirmişti. "Hey, adını sordum?" Adam genç kızın yüzüne bile bakmadan arabayı sürmeye devam etti. "Kurt." Diye mırıldandı, sesi oldukça soğuktu. Genç kız ürktü, bu nasıl isimdi böyle? Tanımadığı bir yabancıyla nasıl yaşayacaktı? Üstelik bu adamın bir mahkûm olması genç kızın daha çok ürkmesini sağlıyordu. Yavaşça başını cama çevirdi, korkuyordu. Babası yanında yoktu ve çok korkuyordu. Ona ihtiyacı vardı, ondan başka hiç kimsesi yoktu... BİR KARADENİZ HİKÂYESİ... *** Karadeniz Serisi'nin ilk kitabıdır... © TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. HERHÂNGİ BİR KOPYALANMA DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR.
Yazın Olur Böyle Şeyler por alisrima
alisrima
  • WpView
    LECTURAS 85,646
  • WpVote
    Votos 4,891
  • WpPart
    Partes 23
"Derin polisi ara!" Diye bağırdı Irmak. "Emir bir şey yap!"Diye bağırdı Irmak'ın karşısındaki çocuk. "Bacağım kırıldı galiba."Diye yakındı Sarp denen çocuk. "Ben arıyorum polisi."Diyerek telefonuna yöneldi Ada. "Sakince konuşabilir miyiz?"Diyerek merdivenlerden indi çekik gözlü çocuk. "İndirsene bacım şunu!"Diyerek Irmak'a bağırdı karşısındaki çocuk. "Sus geçiririm kafana!"Diyerek yükseldi Irmak. "Hepiniz susun!" Sinirle bağırdığımda sonunda herkes sesini keserken Ada'nın polisi aramak üzere olduğunu görüp elindeki telefonu aldım. "Kimse polisi aramıyor," Diyerek Ada'ya yönelik konuştum. Ardından Irmak'a dönerek elindeki vazoyu işaret ettim. "Ve kimse kimsenin kafasını kırmıyor. İndir şunu." Aklıma gelen şey ne kadar sinirimi bozsa da bulunduğumuz durumun başka bir açıklamasını düşünemiyordum. Ya gerçekten sapıklardı ve eve gizlice girmişlerdi ya da evi aynı anda kiralamıştık. Mümkünse tabii.
KARANLIĞIN ORTASINDA TEK BAŞINA por carmenette
carmenette
  • WpView
    LECTURAS 46,789
  • WpVote
    Votos 2,103
  • WpPart
    Partes 8
Hayata nasıl geleceğimizi, neyin ortasına düşüceğimizi bilemiyorduk. Adımlarımız karanlığa değdiğinde, umut mu yoksa kâbus mu gelecekti? İrâ, Korvurallar'ın ilk ve tek kızıydı. Gözlerini karanlığa açmış ve devamında da hep karanlık görmüştü. Ailesi karanlığın en dibinden geliyordu. İrâ doğdu doğalı hep kısıtlanmış, hep eğitim görmüştü. Zaman geçtikçe duygularını kaybetmiş ve kalpsizleşmişti. Ama İrâ'nın içinde hâlâ bir kıvılcım vardı; öyle gizli, öyle derin ki, ne ailesi ne de eğitimleri onu tamamen söndürebilmişti. O kıvılcım, yalnızca gecenin en sessiz anlarında, yıldızların bile kaybolduğu yerde parlıyordu. Bir gün, o karanlık duvarlar arasında, İrâ beklenmedik bir fısıltı duydu; ne düşmanından ne de dostundan geliyordu bu ses-kendi ruhundan yükselen bir çağrıydı. Ve o çağrı, onu sadece kendi içinde değil, dünyada da yeni bir yolculuğa sürükleyecekti. Ama bu yolculuk, sadece İrâ'nın değil; karanlıkla aydınlığın, sevgiyle nefretin, geçmişle geleceğin de çatışması olacaktı.