mrayshe adlı kullanıcının Okuma Listesi
22 stories
UNUTULANLAR DURAĞI by mrcedric
mrcedric
  • WpView
    Reads 36
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 3
14 Ekim 1974, Saat 09:05 Ayrılıkların sesi vardır. Kimisi bir kapının çarpılmasıdır; sert, kesin ve geri dönüşsüz. Kimisi bir telefonun yüzüne kapanmasıdır; cılız bir "çıt" sesi ve ardından gelen o sağır edici boşluk. Ama bazı ayrılıklar, metalin metale sürtünme sesidir. O sabah, düdük sesi istasyonun yüksek tavanında yankılandığında, Agah bunun bir veda olduğunu bilmiyordu. O, bunu sadece kısa bir virgül sanıyordu. Hayatının cümlesine konmuş, nefes alıp devam edilecek basit bir virgül. Nergis, vagonun penceresinden sarkmış, başındaki yeşil şapkayı rüzgar uçurmasın diye eliyle tutuyordu. Gözleri... O bal köpüğü gözleri, sabah güneşinde hare hare parlıyordu. "Çok bekletmem Agah!" diye bağırmıştı lokomotifin gürültüsünü bastırmaya çalışarak. "Dönüşte simit alırım, çayı sen koy!" Agah gülümsemiş, el sallamıştı. "Pencereyi kapat, üşütürsün!" diye seslenmişti arkasından. Bir koca, karısını son kez görürken ona "Seni seviyorum" demezdi belki ama "Üşütürsün" derdi. Bu, "Senin canın benim canımdır" demenin en eski yoluydu. Tren hareket etti. Tekerlekler dönmeye, buhar gökyüzüne yükselmeye başladı. Vagonlar birer birer Agah'ın önünden aktı. Nergis'in yüzü, dumanların arasında flurlaştı, küçüldü ve sonunda ufuk çizgisinde kaybolan siyah bir noktaya dönüştü. Agah, tren gözden kaybolduktan sonra bile el sallamaya devam etti. İçinde tuhaf, tanımlayamadığı bir huzur vardı. Bilmiyordu. O trenin bir daha asla perona yanaşmayacağını bilmiyordu. O rayların birkaç saat sonra bükülüp, demir bir mezarlığa dönüşeceğini bilmiyordu. Ve en önemlisi... O an el salladığı elini, tam kırk yıl boyunca bir daha hiç indirmeyeceğini bilmiyordu. Saat 09:06 oldu. Zaman, Agah Bey için o dakikada durdu. Dünya dönmeye devam etti, mevsimler değişti, çocuklar büyüdü, hükümetler yıkıldı. Ama Agah Bey, hep o peronda,
YALANCI BAHAR by mrcedric
mrcedric
  • WpView
    Reads 70
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 11
Geleceğin Liderleri Programı için seçilen beş farklı genç: Lavin, Barlas, Uraz, Efe ve Derin. Hayatlarının fırsatını yakaladıklarını sanarak Ilgaz Dağları'nın zirvesindeki otele adım attıklarında, onları bekleyen şeyin bir eğitim değil, kan donduran bir kâbus olduğunu bilmiyorlardı. Kar fırtınası bastırdığında dış dünyayla iletişim kesildi. Kapılar üzerlerine kilitlendi. Ve şömineye bırakılan isimsiz notlar, onların en karanlık sırlarını fısıldamaya başladı. Artık onlar birer öğrenci değil, görünmez bir "Oyun Kurucu"nun piyonlarıydı. Birbirlerini tanımadıklarını sanıyorlardı ama onları bir araya getiren şey tesadüf değildi. Bir yanda dondurucu soğuk ve dışarıda bekleyen aç kurtlar... Diğer yanda geçmişin günahları ve aralarındaki güvensizlik... Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirsiniz? Vicdanınızı mı dinlersiniz, yoksa hayatta kalma içgüdünüzü mü? "Kapılar kapandı. Oyun başladı. Ve karlar eridiğinde, geriye sadece güçlüler kalacak."
KAZAZEDE by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 11,054,013
  • WpVote
    Votes 514,444
  • WpPart
    Parts 52
❝Bende iki sevdanın ucu, bucağı yok, Kaza. Gönlümü almışım elime, ikiye bölmüşüm; sonu, sınırı olmayan iki sevgi sığdırmışım o iki parçaya.❞ ❝Neymiş onlar?❞ ❝Biri vatan, diğeri sen.❞ ★ KURGU, VATAN İÇİN CAN VEREN, MİLLETİNİ KORUYAN ASKERLERİN HATIRASINA YAZILMIŞTIR. GERÇEK ASKERİ OLAYLARDAN VE BİLGİLERDEN BAĞIMSIZDIR. DURUMLAR, OLAYLAR VE YERLER DEĞİŞTİRİLEREK YAZILMIŞTIR. KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMİYLE YANSITMAZ.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 21,275,605
  • WpVote
    Votes 1,323,764
  • WpPart
    Parts 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,998,796
  • WpVote
    Votes 910,355
  • WpPart
    Parts 102
••Kitap oldu. Yakında final olacak ve seri altı kitaptan oluşacaktır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
SENİ BIRAKMADIM by mrcedric
mrcedric
  • WpView
    Reads 174
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 21
Bazı insanlar ömür boyu unutmaya çalışır, bazılarıysa hatırlayamadıkları şeylerin gölgesinde yaşar. Mira, geçmişiyle arasına duvarlar örmüş bir kızdı. Ama en sessiz gecelerde bile, adını bilmediği bir nefes kulağının ucundan gitmiyordu. Kimi kapılar kilitlenir, kimi kapılar unutulur, kimi kapılar ise yıllar sonra bile insanın içinde aynı sesi yankılar. Mira'nın kaçtığını sandığı şey aslında ondan hiç ayrılmamıştı. Ve her adımında, geçmişinden çok uzakta yürüdüğünü düşündükçe, aynı karanlık ona biraz daha yaklaşıyordu. Bir gün, kaderine hiç istemediği bir tanık daha eklenince Mira anlar ki; insan bazı izleri siler, ama bazı izler insanın kendisidir. Kimseye söylemediği bir sır, yüzünü hatırlayamadığı bir nefes, gitgide sertleşen bir sessizlik ve dışarıdan bakıldığında sıradan görünen iki hayat... Oysa gerçek, hiçbir zaman göze görünen yerde durmaz. Mira kaçmıştı. Bir başkası kalmıştı. Ve şimdi ikisi de yarımdı. Bu, unutulmayanların değil... unuttuğunu sananların hikâyesi.
OYUNBAZ 7 TUTSAK 1 ÖLÜ by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 5,949,012
  • WpVote
    Votes 446,156
  • WpPart
    Parts 96
KİTAP OLDU. Tüm seri bu çalışma içinde yer almaktadır. 1. Kitap: Oyunbaz | 2. Kitap: Düzenbaz | 3. Kitap: Cambaz adıyla kitapları kitap satan her yerde bulabilirsiniz! 1 KIZ, 6 ERKEK, ÖLÜMCÜL BİR EV. Afra'nın diğer tutsaklardan dört farkı vardı: Birincisi, bir kız olmasıydı. İkincisi, tutsak alınan son kişi olmasıydı. Üçüncüsü, Ölüm'ün gözdesi ve favori oyuncağı olmasıydı. Dördüncüsü ise... Ölüm'ün telefon ve görevler verdiği tek kişi olmasıydı. Kameralar yerine, onları her an öldürebilecek silahların asıldığı bir ev. İçinde neden orada olduğunu bilmeyen altı erkek ve bir kız. Kendine 'Ölüm' diyen ve tutsaklarıyla haylaz bir çocuk gibi oynayan bir 'oyunbaz'. Gelecek ve şimdiki zaman arasında dokunmuş, sınırları zorlayan, sizi Ölüm'ün oyununu çözmeye davet eden bir ev burası. Ah, uyarmam gerekiyor. Oyunbaz'a yetişmek ve 'Bir Ölü' olmak istemiyorsanız... Sizin de tıpkı Ölüm gibi oyunbaz olmanız gerekli. Ölüm sizi bulmacayı andıran gizemli bir oyuna davet ediyor! Hazır mısın? ● յՅ ɴᴜᴍᴀʀᴀʟı ᴇᴠᴇ ᴋᴀᴛıʟᴍᴀʏı ᴋᴀʙᴜʟ ᴇᴅɪʏᴏʀᴜᴍ. ● ⚠️🔞 Bu kitap ağır, travma tetikleyici olaylar içeriyor olup psikolojisi hassas olanlara uygun değildir. Kurgu Oluşturulma Tarihi: 14.07.2019 İlk Yazılma Tarihi: 15.05.2020 Birinci Kitap Bitiş Tarihi: 20.08.2021 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,619,872
  • WpVote
    Votes 701,317
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
22 | GECENİN SANRISI by darkpsykhe
darkpsykhe
  • WpView
    Reads 3,017,766
  • WpVote
    Votes 222,060
  • WpPart
    Parts 38
*14 Kasım 2023 güncellemesi* İlerleyen bölümlerde yorumlarda birçok spoi ile karşılaşabilirsiniz. Her ne kadar uyarı geçsem, o yorumları silsem de maalesef devam edenler var. Bu nedenle özellikle kritik sahnelerde yorumlara bakmamanızı öneriyorum. Gözlerinizi kapatıp tepkinizi yazabilirsiniz elbette :) Keyifli okumalar dilerim. ** Lilith her zaman günahkârdı. O ki en isyankâr, planını kusursuz yapmıştı. Ve insanoğlu bundan nasibini alacaktı. 22 gün, ardından dolunay kana bürünecekti. Ve melek, kan kırmızı kanatlarını kaybedişinin intikamını alacaktı. 🝳 Akıl hastanesindeki yakınını ziyarete giden Gece, hiç ummadığı bir durumla karşı karşıya kalır. Orada bulduğu mektup, tüm gerçekleri sorgulatacaktır. O geceden itibaren 22 gün başlar. Zaman gittikçe kısalıyor, bu oyunu kim kazanacak dersiniz? Küçük kardeşinizin hayali arkadaşının gerçek olduğunu öğrenseydiniz şayet, siz de delirmek isteyebilirdiniz.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,386,519
  • WpVote
    Votes 2,074,620
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.