erikooErta adlı kullanıcının Okuma Listesi
54 stories
DİP VE GÖK por binokurrbiryazar
binokurrbiryazar
  • WpView
    LECTURAS 95,065
  • WpVote
    Votos 6,085
  • WpPart
    Partes 4
Aydın Mahallesi kitabındaki Dilan'ın hikayesidir. Olayları daha iyi anlamak için Aydın Mahallesini okumadan başlamayınız🍒
KIZIL GERDAN (Kitap Oldu) por Piyamor
Piyamor
  • WpView
    LECTURAS 661,893
  • WpVote
    Votos 49,704
  • WpPart
    Partes 39
Balca Zorlu, çocuk yaşta tanık olduğu bir kaybın izlerini hiçbir zaman silemedi. Adli tıp uzmanı olarak, hayatını ölülerin ardında bıraktığı sessiz sırları çözmeye adadı. Ancak tıp fakültesine başladığı dönemde Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatından gelen gizli bir teklif, onu karanlıkta görev yapan bir gölgeye dönüştürdü. Yedi yıl boyunca yalnızca yazışarak iletişim kurduğu, kimliğini bilmediği bir istihbarat uzmanıyla birlikte çalıştı. Seslerini duymaları, yüzlerini görmeleri, gerçek isimlerini öğrenmeleri yasaktı. Sadece görev notları, şifreli cümleler ve zamanla kelimelerin arasına sızan yasak bir yakınlık vardı. Balca, dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayat yaşıyor gibiydi. Ta ki bir yaz tatilinde, ailesinin yanına dönene dek. Abisinin denizci arkadaşıyla tanıştığında, geçmiş yedi yılın gölgesi aniden karşısına dikildi. Onu tanımıyor olmasına rağmen Ali Cihan Gencer'de her şey olması gerekenden fazla gibiydi. Gerçekle kurgu arasındaki çizgi silinirken, Balca hem görevini hem de kalbini sorgulamak zorunda kalacaktı. Çünkü bazen bir yabancı, en derine dokunan kişi olabilir. Ve en büyük sırlar, en tanıdık yüzlerin ardına gizlenir.
BADEMLİ MAHALLESİ por ZehraAyar0
ZehraAyar0
  • WpView
    LECTURAS 3,701,396
  • WpVote
    Votos 130,755
  • WpPart
    Partes 38
"Sana her yaklaştığımda," dediğinde başını eğip dudaklarını usul usul kulağımın kenarına getirdi. Nefesi resmen nefesimdeydi. Bu çok fazlaydı.. O gecekinden daha farklıydı bu. Yirmi iki yıllık ömrümde tanıdığım Kerim abi değildi bu karşımdaki adam. "Benden sanki bir vebalıymışım gibi bir canavarmışım gibi kaçışın," sıcak nefesi önce kulağıma sonra boynuma çarptı. Gözlerim artık kendiliğinden kapandı. İşkenceden beterdi bu durum. Biz şu an ne yapıyorduk? Cümlesini tamamlamadan son kez derin bir nefes çekti ciğerlerine. Bunu yaparken burnu benim kulağımın tam üstünde, saçlarımın tam başlangıcındaydı. "Şu koskoca bedenimi bitirdi, tüketti Işıl." baştaki cümlenin amacından sapan bu cümle de ne demek oluyordu? Neler söylüyordu bu adam, neler hissettiriyordu bana!? Dudaklarının arasından usul usul bıraktığı kısık nefesler saçlarımın arasına vurduğunu ve onları yavaşça havalandırdığını hissettim. Tüm tüylerim havaya kalktığında yeni doğmuş bir bebeğin açmaya çalıştığı gözleri gibi bende araladım gözlerimi ve dudaklarımın kıyısına vuran bir hevesle mırıldandım. "Kerim a-" "Şşş," titreyerek söylemeye çalıştığım sözler bıçak gibi kesildi, irkildim. Tüm bedenime etkisi altına alan bir ürperti yayıldı. Tüm hislerim öyle bir karmaşıklığa gömülmüştü ki ne hareket edebiliyor, ne de buna itiraz edebiliyordum. O ise göz kapakları birbirine geçili, sanki boşlukta sallanıyor gibiydi. Sanki bir hayalin içindeydi ve o hayalde yalnızca ikimiz vardık. Sonra bir an kapalı göz kapakları titredi. Nabzım her geçen saniye hızlanıyor, bana yaşam alanı bırakmıyordu. Ama meğer ben daha hiçbir şey duymamışım ki. Zira saniyeler sonra duyduğum Kerim abinin işkenceden farksız pürüzlü sesi canı çekilen parmaklarımın tutunmak amacıyla bir yerlere savrulmasına sebep oldu. "Abi yok, artık abi yok güzelim."
ZAHİR | MAHALLE por lullabyendless
lullabyendless
  • WpView
    LECTURAS 392,170
  • WpVote
    Votos 12,484
  • WpPart
    Partes 30
Sevdiğinde gözü önünü göremeyenlerdendim. Bundandır ki aldatıldığımı isteme merasimimde öğrenmiştim. Daha doğrusu kabul edebilmiştim. Sevdiğim adam beni en yakın arkadaşımla aldatmıştı. Yıkıntılarımı onardığım bir buçuk yılın ardından tekrar karşı karşıya geldiğimizde umulmaz bir işe kalkıştım. Bir yalan söyledim. Yalanıma ise en olmayacak kişiyi ortak ettim. Devrim Karasu'yu. ... "Beni ne sanıyorsun sen?" Sesinde hafif alaylı bir tını vardı.Kaşları çatık değildi, yüzünde herhangi bir şaşkınlık yoktu. Öfkeli olup olmadığını kestiremiyordum. Ağzımı açmama izin vermeden konuşmasına devam etti. "Oradan bakınca nasıl görünüyorum? Dur ben söyleyeyim." Merakla ağzından dökülecek sözleri bekliyordum. "Eski sevgilini kıskandırmak için kullanabileceği bir oyuncak." söyledikleriyle afalladım. Geri çekildim bir parça. Sözlerini aklımda irdelemeye başladım. Onu kullandığımı düşünüyordu, hem de Yavuz için. Ama benim o yalanı söylerken öyle bir amacım yoktu. Ağzımı açtığım an konuşmaya başladı. "Bıkmadın mı o itin peşinden koşmaktan?"
Çiçekler ve Yasemin  por SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    LECTURAS 844,101
  • WpVote
    Votos 104,235
  • WpPart
    Partes 25
Yasemin, kendine ait dünyasında ona bu dünyayı veren birçok dostuyla beraber yaşayan, kalbi yaralı ama yaralarından en güzel çiçekler inşa eden bir kızdır. Sonra biri çıkar gelir. Yaralardan inşa edilen o çiçeği görür. Koparmaya kıyamaz, koklamaya da. "Yasemin," der. "Çiçeklerin en güzeli."
MAVİ GÖZLÜ DEV por hobitsu
hobitsu
  • WpView
    LECTURAS 49,041
  • WpVote
    Votos 3,831
  • WpPart
    Partes 25
Hazal Arapçada kuruyup dökülen ağaç, yaprak anlamına gelir. Kelebek misali tek bir bahar yaşayacağını bilir gibi salınan, kısacık vaktini de kendinden çalarak ya gölgesini mesken edinenleri serinleten ya da yeryüzünde nefes alan onlarca canlının soluğunun sebebi olan bir garip canlı... Kendini düşünmeden veyahut düşünecek vakti olmadan vadesini doldurup cansızlaşan; küçücük bir ayazda, hatta bazen hiç buna gerek kalmadan kendiliğinden hayat kaynağından koparak süzülen varlıktı hazal. Genç kız sıklıkla ismiyle müsemma bir insan olduğunu düşünürdü. Ona göre de kendisi dünyada kendine dair hiçbir keyfi an yaşamadan, öylece süzülüp toprağa karışacaktı. Ve her bahar binlerce hazala olduğu gibi ona da dönüp bakan olmayacaktı. Fark edilmeyecekti bile, öylece solup gidecekti hatırası. Bilemezdi. Masmavi gözleri olan koca bir adamın gözü kapalıyken bile kendini düşleyeceğini, yokluğunda da varlığında da aynı kıymetle sevileceğini bilemezdi. En sıcacık düşlerini bir devin kocaman kollarının gerçek kılacağını bilemezdi.
DİLRUBÂ por ezgiyll
ezgiyll
  • WpView
    LECTURAS 2,611,036
  • WpVote
    Votos 94,823
  • WpPart
    Partes 138
"Yanlış yerdesin öğretmen hanım." hayal kırıklığı ruhumu parçalıyordu, lakin dinmiyordu belki de son kez akıtıyordu gözyaşını Ahu. "Yolun ben değilim, olmak istediğin yer yanım değil. Orası zaten birisine aitken, çıkmaz sokaklarda kayboluyorsun." Neden canım ruhumdan çekiliyormuş gibiydi? Birisi vardı. Bana, yılların mühür vurduğu yere seni almam demişti, ama bir başkası o kalbine fazla gelmemişti. Teninde yolumu kaybettiğim adam beni ilk kez üzmüyordu, ilk kez kırmıyordu. Ancak bu, diğerleri gibi değildi, beni o uçuruma sürüklüyordu. Yanıp da yok olmam için usul usul fısıldıyordu. Yandım ve yok oldum. Kanım damarlarımda buz keserken akmaya hazır yaşlarım sızlattı her bir yanımı. Senin yüreğimde yerin yok, dedi. Bir beni sevmedi. ... 2022 Ocak ayında yazılmaya başlanmıştır. İlk yayımlanma tarihi: 24.04.2022 #Dilrubâ 1. #Hayalkırıklığı 1. #Acı 1.
AYDIN MAHALLESİ por binokurrbiryazar
binokurrbiryazar
  • WpView
    LECTURAS 7,183,066
  • WpVote
    Votos 276,560
  • WpPart
    Partes 41
"Peki ya sen?!" diye sordum çatallaşan sesimle. Anın stresiyle dudaklarımı yaladığımda gözlerini dudaklarıma indirip bir müddet orada tuttu. Alnında beliren mavi damarı soluk ışığa rağmen fark edebiliyordum. "Sen de çıkacak mısın benim hayatımdan Dinçer abi?!" Gözlerimiz tekrar buluştuğunda, alev alev yanan hareleri içimde bir ateşi yaktı, yandığımı hissettim. Bu his, elimi kolumu bağlamıştı sanki. "Hayır!" taviz vermeyen katı sesi benliğimde yankılandı, yankılandı... Üstüme daha da eğilerek çenemden tutup kendi yüzüne doğru yaklaştırınca heyecandan titredim. Hiç bilmediğim bu duyguyu, pembe nevresim takımımın içinde, yirmi sekiz yaşında olan Dinçer abiyle yüzlerimizin arasında milimler varken yaşamak... Hele ki hala abi diyordum, boğazıma taş gibi oturdu. "Ben senin bu dünya da ahirette de elini tutacağın tek adamım.." ◾
BEYAZ LEKE por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 38,207,622
  • WpVote
    Votos 2,070,700
  • WpPart
    Partes 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.