Asker
12 stories
Son Vasiyet by gunevran
gunevran
  • WpView
    Reads 63,426
  • WpVote
    Votes 4,613
  • WpPart
    Parts 23
-ASKERİ KURGU- ❝Sevgiden yana zaten renksiz olan gözlerimle, hayatın geri kalanını da gri ve puslu görmeye razıydım. Kördüm; bunu kabul ediyordum. Ama artık sevgi için dilenen biri değildim. ❜❜ Dar bir zindanın içine hapsedilmiştim. Duvarlar üzerime eğiliyor, demirlikler pas tutmuş, kelepçelerim bileklerime değil, ruhumu delip geçecek kadar sıkı bağlanmıştı. Gözlerimin gördüğü toprak da, soluduğum hava da burnumda kalıyordu. Sanki ciğerlerim nefesi tanımayı unutmuş, her soluk alışım yarım, her verişim eksikti. Dizlerimin üzerine çöken o görünmez ağırlık, yumruklarımı toprağa gömdürüyor, gözyaşlarım benden habersiz hep aynı yere akıyordu. Toprak artık beni tanıyordu. Yetmedi bu hayatın zalimliğini de omuzlarımda taşıdım. Gülmeyi bilmeden büyüdüm, güldürmeyi öğrenemeden sustum. Ağladım ama kimseyi ağlatmadım. Acının en yakıcı ateşini tattım, küllerimi avuçlarımda sakladım. Ben Efsun. Hayatın ateşinden en ağır darbeyi alan, yine de yanmaktan vazgeçmeyen Efsun. --- "Sanmıyorum," dedim kısık bir sesle. "Sanmak ziyan eder," dedi. Çenemi tutup başımı kaldırdı. "Ziyan etme güzelim."
HEMDEM by aslihangungorzeybek
aslihangungorzeybek
  • WpView
    Reads 771,061
  • WpVote
    Votes 29,708
  • WpPart
    Parts 23
Hemdem; canciğer olmak, çok yakın dost, yoldaş olmak anlamına gelmektedir. Birlikte, manasındaki 'Hem' kelimesiyle, nefes, can, zaman manasındaki 'Dem' kelimesinden oluşmuştur. Hemdem olunan kişi ile aynı zamanda yaşamak, aynı nefesi almak, bir can olmak anlamına gelmektedir. *** Kurşunların arasında tanışacak, gerçeklerin peşine düşüp, sır perdelerini aralarken farkına bile varmadan birlikte bir yola çıkacaklar. Zaman usulca geçip gitse de onlar birbirlerinden gidemeyecekler. Çünkü gönülden gönüle yol aldıklarını, birbirlerine can, nefes olduklarını anlayacaklar.
VİSAL by Nathaliepall
Nathaliepall
  • WpView
    Reads 199,774
  • WpVote
    Votes 12,188
  • WpPart
    Parts 32
Canını kaybettiği gün özgürlüğüne kavuşursa bir insan ne gelir başına ya da kimin başına ne getirir? Hiç keşfetmediği yerleri başka bir kişiliğe bürünmüş bir kadın keşfetmeye kalkınca gideceği yeri ya kana bular ya da kan olur... Bir baba onu öldürmeden canını aldıysa bir daha birine güvenebilir mi? Kendi mi yara olur yoksa yara mı açar? Küçük Dide büyür mü? -Büyür... -Ama aynı kalmaz, Ahsen Dide olur...
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 3,816,889
  • WpVote
    Votes 139,470
  • WpPart
    Parts 53
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
DİLRUBA  by ayca_k__
ayca_k__
  • WpView
    Reads 941,291
  • WpVote
    Votes 64,171
  • WpPart
    Parts 42
İlk karşılaşmamız mı? O günü sonsuza dek hatırlayacağım. Bana bakan o öfkeli gözlerini, sert yüz hatlarını ve arsızca burun deliklerimden içeriye sızan ter ve barut kokusu... Suriyenin bilmem hangi köyünde, güneş altında alev alev parlayan o mavi harelerini ve ciğerlerime tek bir boş yer kalmayana kadar arsızca dolan kokusunu o andan sonra hep aradım. Aramaya da devam ediyorum. Bu benim hayatımın başladığı günün ve devamının hikayesi. Bu aslında benim, Dilruba'nın değil, hayatımın başlangıcı olan o adamın hikayesi, Selçuk'un hikayesi. Çünkü ben, hiçbir zaman hayatımın başrol oyuncusu olmayı başaramadım ama o adamı, hayatımın başrolü yapmayı başardım.
Mir by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 617,206
  • WpVote
    Votes 49,786
  • WpPart
    Parts 31
Ölüm ve yaşam arası bir savaşta güneşi arkasına alıp üzerimde oluşturduğu o devasa gölgede biz onunla göz göze geldik. Bu meydanda, bir savaşın orta yerinde mağlubiyetin getirdiği bir galibiyetti sanki yaşadığımız. Şerrin hayra dönüştüğü, kuşların yolunu bulduğu, kafesin yok oluşu ama bir insanın bir insana tutsaklığıydı. ''Ben Şifa Sürmeli.'' Dedim nefes nefese. Yer ayaklarımın altından kayıyorken dizlerimin üstüne çöktüm. ''1 yıldır bu topraklarda esir tutuluyorum. Şimdi burada benim ülkem için hak, hukuk, bayrak, vatan sensin! Ülkeme dönmek için adaletinle birlikte merhametine sığınıyorum.'' ... Çıkılan bazı yolların dönüşü olmaz. Bazen ise çıkılan yolda kendini bulmuş olarak dönersin. Sen benim dönmeyi düşünmediğim o yolda kendimi bulduğumsun.
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 2,969,941
  • WpVote
    Votes 115,920
  • WpPart
    Parts 16
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
Hazan Vakti ■ ASKERİ KURGU by Kullenmishikayeler
Kullenmishikayeler
  • WpView
    Reads 3,299,171
  • WpVote
    Votes 133,352
  • WpPart
    Parts 2
Hazan, iç içe olduğu tüm sorunlarını büyük bir savaşla görmezden gelerek hayatını sıradan bir mahallede devam ettirmeye çalışan genç bir kızdır. Bu deli dolu, cesur ve komik genç kız beklenmedik bir şekilde, daha önce hiç göremediği karşı komşusu Yüzbaşı Serdar' a aşık olur. Hazan, o pervasız karanlıkta, adeta ışık hızıyla genç adama çarpılırken hayatlarının, asla tahmin edemediği bir huzurla değişeceğinden ise bir haberdir. Serdar, kendi hayatında karanlıklar içindeki ketum ve sinirli hallerini bir kenara ittirmeden dünyasını durduran Hazan' ı günlerce, haftalarca sessizce izler. Adam, gördükleri karşısında girdiği sinir krizlerinde içten içe genç kızı çözmeye çalışır fakat bu, umduğundan daha zordur. Onu sokak ortasında voleybol oynadıktan ya da gece mahallenin kafesinde sahne aldıktan sonra elinde bir tabak sarmayla kapısında görmek genç adamı bilinmez bir meraka ittirir. Hazan' in birbirinden farklı güzel, tatlı. sinirli, dediğim dedik, baştan çıkartıcı ve küfürbaz halleri Serdar'da daha evvel rastlamadığı çağrılara yol açarken ikili çok kısa sürede kendini büyük bir kargaşada bulur. Hazan' ın sır dolu, eğlenceli ve bir o kadar da duygu dolu hayatı Serdar' ın fevri ve korkutucu hallerindeki karanlıkla buğulanırken hayatları hiç beklenmedik bir anda, aynı yöne, sarmaş dolaş şekillenecektir... ? Serdar kollarını bedenime sardı, yüzümü göğsüne yaslarken de o kalın ve kaba sesiyle "Ben varım." Dedi. Sesiyle soluğu titrek, boyumu aşan kalbi gümbürder vaziyetteydi. "Artık ben varım biliyorsun değil mi?" Sinirliydi evet ama bana değildi bu öfke. Biliyorum, o bu sinirle dokuz köyü yakardı da benim saçımın teline zarar vermezdi. "Bırak dokunmayı, üzerine değen en ufak bir bakışı yeryüzünden silerim. Sen gül diye, herkesin so
KOMUTANIM  by azjazjazjazj
azjazjazjazj
  • WpView
    Reads 181,822
  • WpVote
    Votes 4,023
  • WpPart
    Parts 35
UYARI: +18 sahneler içermektedir Balım ağlayarak şirketten çıktı katlanamıyordu artık bu yaptıklarına hızlı ve sinirli adımlarını durduran şeyse direğe çarpıp hızla yere yapışacak olmasıydı ama birinin belinden yakalamasıyla düşmekten son anda kurtulmuştu sinirle kaşlarını çatıp adama kızmaya başladı sümük gibi yere yapışacaktı biraz dikkat etsindi ama Adam kızın sinirle konuşmasını duymuyordu tek dikkatini çeken kimin bu güzel kadını bu kadar ağlatıp makyajını bozmasına sebep olduğuydu kadın kendini dinlemediğini anladığında sinirle adamı itip bu sefer bağırdı babasına olan sinirini bu adamdan çıkarmaya karar vermişti "Biraz dikkat et amela sümüğü bu gibi yere yapışıyordum" "Ufak bir sorun varki sen bana çarptın" "Ben mi sana çarptım" "Evet tavsiyemse bu kadar makyaj yapmaman" Kadın gözlerini şokla açıp karşılık verecekken zaten başında bir dert olduğu aklına geldi daha fazla bu terbiyesiz adama katlanamayacaktı adamdan uzaklaşıp gitmeye çalıştı Adam kadının kolunu tutup cebinden peçete çıkarıp kadına uzattı "Dağılmış makyajını silmek yerine buna sebep olanları sil ve insanlara çarpmamaya çalış makyaj güzeli" Sözlerini söyleyip ordan şirkete girdi kadın hem bu adama sinir olmuştu hemde oldukça etkilenmişti bir kere o makyaj güzeli değildi ayağını sinirle yere vurup şirkette kaybolan adamın boşluğunu izledi Adam arkasında sinirli bir kadın bıraktığını fark edip sırıttı kadını kimin ağlattığı onu ilgilendirmezdi ama merak ediyordu kafasını iki yana sallayıp silkelendi aylar sonda dağlardan dönme sebebi kardeşinin yine bir boklar yemesiydi başka birşeyle ilgilenmeyecekti
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,688,240
  • WpVote
    Votes 231,967
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.