masalllylmazz
Bir insanın hayatının mahvolması için sadece üç saniye yeterdi.
Üç saniye; yanlış bir koridor, yarı aralık bir kapı ve yeraltı dünyasının en kanlı infazına şahit olan iki ürkek göz.
Ben Karaca. O gece o lüks kulübün karanlık koridorundan arkama bakmadan kaçtığımda, o ölümden de kurtulduğumu sanmıştım. Siyah garson önlüğünü o yağmurlu ara sokağın çöpüne fırlatırken, arkamda sadece katilin bile bilmediği korku dolu ayak izlerimi bırakmıştım.
Ben o gece bir cinayete şahit olmuştum. Ama avının peşine düşen tek kişi o katil değildi.
Yeraltı dünyasında kartlar yeniden dağıtılırken, o kanlı infazın tek şahidi olduğumu öğrenen başkaları da vardı: Katilin en büyük, en acımasız can düşmanı.
Beni o karanlığın elinden çekip alan adam, bana özgürlüğümü vaat etmiyordu. O, düşmanını diz çöktürmek için elindeki en büyük kozu, yani beni, kendi oyununun tam merkezine yerleştiriyordu. Karşıma hiçbir şeyi reddedemeyeceğim o tehlikeli, o kaçılması imkansız anlaşmalı evlilik teklifiyle çıktığında anlamıştım...
Katilden kaçarken, onun can düşmanının malikanesine kilitlenmiştim.
Şimdi o devasa kapılar üzerime kapanacak. Bir intikam uğruna, parmağıma dolanan o yüzük benim kelepçem olacak. Ve bu mecburi esaret, ikimizin de ruhunu tek bir renge boyayana kadar durmayacak.
"Her rengin bir hikayesi vardır, benimkisi esaretin rengi."
&& Şahsıma aittir herhangi çalıntı durumunda gerekli işlemler başlatılıcaktır &&