Okunacak
177 stories
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 820,124
  • WpVote
    Votes 80,233
  • WpPart
    Parts 33
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
PERİ ve KUZGUN by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 4,349,976
  • WpVote
    Votes 59,403
  • WpPart
    Parts 16
"Ona bir bak! Onunla beni bir arada düşünebiliyor musun gerçekten?" ☙ ❧ "Onu istemiyorum! Onunla ilgili hiçbir şey istemiyorum. Onu görmek bile istemiyorum ama sen ikimizi bir araya getirmek için canla başla çabaladığından onu sürekli görmek zorunda kalıyorum!" ☙ ❧ "Beni hayata döndürecek kadın o mu? Ona dönüp bir baksana! Hiç bana benziyor mu? Birbirimizin ne kadar farklı olduğunu göremiyor musun?" ● O Kuzgun'du. Kuzgunlar gece gibi siyah olurdu. Gecenin karasını kanatlarında taşır, yüreğini de siyaha boyayan duygular gözlerinden okunurdu. Asla acısını belli etmez, asla gün ışığına aldanmazlardı. Aşkın varlığını dahi bilmezler, onu görmek ve solumak istemezlerdi. Karanın rengini almış ruhları, bir sis gibi hareketlerine yayılırdı. Kuzgun yakardı; siyahıyla, gecesinin acısıyla, sevişiyle ve acısıyla. O ne kadar siyahsa, ben o kadar beyazdım sanki.Gece gibi kara bakışlarına bakıyor ve görsün istiyordum. O kadar derin, o kadar koyu ve o kadar çok şey anlatan bir bakıştı ki, içim titredi. Peri'si olarak ona tutunmak, o bakışlardaki acıyı ve çaresizliği ondan alıp sonsuza kadar yok etmek istedim. Bana ihtiyacı vardı ve bunu dile getiremiyordu. Çünkü çok gururluydu. Çünkü gururun onu koruduğunu düşünüyordu. Oysa gurur, bizi hayattaki güzel şeylerden alıkoyuyordu: cesaretli olmaktan, korkusuz olmaktan, sevmekten. Ona, "Yeter artık," diye fısıldamak istedim. "Görmelisin artık beni. Ve teslim olmalısın..." Ama hiçbir şey diyemedim. Biz kelimeler hakkında ne bilirdik ki? Ve duygular hakkında? Konuşamayacak kadar yoğun duygular boğazımızda düğümlenirken titrerdik ancak dil kemiğe bürünüp de söze gelmezdi. Su bütün sızıları dindirirdi ama suyun sızladığını kimse bilmezdi. Gözlerimi kapatmak istedim. Suyun sızısını içimde hissetmek istedim. Sızılarımı dindirebilseydi, ona ne derdim? AŞK SERİSİ 4. KİTAP
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 1,043,254
  • WpVote
    Votes 31,194
  • WpPart
    Parts 53
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!" ••• 29/10/2023 #ask 1 29/10/2023 #genckurgu 2 23/02/2024 #macera 1
Tanıdık Bir Hikaye (Tamamlandı) by thevoun
thevoun
  • WpView
    Reads 1,297,358
  • WpVote
    Votes 107,553
  • WpPart
    Parts 39
Ulaş Ulucan ile aramızda yaşanmış birçok şey var. Örneğin onun beni zatürre etmişliği var. Benim onu hareket eden tekneden aşağıya itmişliğim var. Onun defalarca oturmak üzere olduğum sandalyeyi çekmişliği, beni defalarca yere düşürmüşlüğü var. Ancak tüm bunlara rağmen, aramızda yaşanmış bunca şeye rağmen Ulaş'ın gözlerine baktığımda yaşanmamışlık görüyorum. Yaşanmamış ve 12 yıl boyunca içime kök salmış bir aşk.
 SADEM (TAMAMLANDI) by makarnaperisi
makarnaperisi
  • WpView
    Reads 2,506,663
  • WpVote
    Votes 96,713
  • WpPart
    Parts 48
Pınar mahallesi, iki katlı rengârenk evlerin olduğu, komşuluğun ölmediği bir mahalleydi. Bakkal İsmail amca çocuklara bedavadan çikolata verirdi. Kadınlar altın günü yapar, dedikodu peşinde koşardı. Mahalle parkında ki büyük çınar ağacı birçok aşığa gölge olmuş, onları dinlemişti. Pınar mahallesi her türlü mükemmel ilişkilerin olduğu bir mahalleydi. Bu mahalle de kendinizden bir parça mutlaka bulabilirsiniz. (Bu kitap eski mahalle ilişkilerine, ve geçip giden çocukluğumuza ithaf edilmiştir.) #Mizah 1 numara!
Turuncu Balonlar & Sonsuz Yalanlar  by cakltasi
cakltasi
  • WpView
    Reads 373,193
  • WpVote
    Votes 24,958
  • WpPart
    Parts 64
Bir kere daha başımı geri yatıracak büyüklükte bir kahkaha attım ve omuzlarımdan sıyrılan montu tutmak için bir hamle yaptım. Bir şemsiyenin altında, artık o kadar da yabancı olmayan bir yabancının kapkara gözlerine bakarken derin bir nefes aldım. "Peki Aladağların Turan'ı. O zaman, benim hakkımda bilmen gereken ikinci şeyi açıklıyorum." Turan çenesini havalandırıp gözlerini kıstı. "Gönder gelsin." Şemsiyeyi başımızın üzerinden çekip kapattım ve ikimizi de tatlı ama epey güçlü yağan bir yağmura hapsettim. "Bana gölge eden, hiçbir şeyden hoşlanmam." Uyarım açıktı. Oldukça da net. Mevzunun şemsiye olmadığını anlayacak bir adama bu cümleyi kurduğumu biliyordum. Üzerinde yalnızca gömlekle dururken ve o gömlek saniyeler içinde ıslanırken göz temasımızı kesmemek için olası manzaramı elimin tersiyle ittim. Turan yavaşça gülümsedi ve bir kez başını eğdi. Caddede, nereden geldiğini bilmediğim, piyanoya eşlik eden bir erkek sesi vardı. Üzerimizden en sevdiğim bahar yağmurları akıp giderken, Turan elimi bırakmadan yürümeye devam etti. Biliyordum. Bu anı, bu yağmuru, bu şarkıyı hiçbir zaman unutmayacaktım. Sen yanımdayken O tozlu yollar aşka gider Ah sen, Sonunuzu yazsan inan dayanamam ölürüm ben.
YÜREK SEVDA by karadagceren
karadagceren
  • WpView
    Reads 8,116
  • WpVote
    Votes 266
  • WpPart
    Parts 54
"Yolun ay yıldızlı bayrağımızın ışığı ile aydınlansın, kızılcığım." Bunlar babamın son sözleriydi. Gözlerimden sicim gibi yaşlar yanağımdan aşağıya usulca akarken titreyen ellerime baktım. Ellerim kan içindeydi. Onların kanı... Anne ve babamın kanı... Bedenimi bir titreme krizi esir alırken anneme doğru eğildim. Henüz üniformalarını bile çıkartamamışlardı. İkisinin de yeşil kamuflajları kan lekeleri ile kaplıydı. "Anne," Dedim çatallı, kuru bir sesle. Ardından gözlerim babama döndü. "Baba..." Bu gerçek değildi. Gerçek olamazdı. Gerçek olmamalıydı. "Ambulansı aradım, gelecek! Beni bırakmayın, ne olur!" Annem, son kalan gücü ile zorlukla elimi tuttu. "Kızım..." Acı çekerek döküldü bu kelime onun dudaklarından. "Biz... Biz seni çok seviyoruz... Unutma..." Başımı annemin göğsüne yasladım ve hıçkırıklarımı serbest bıraktım. "Anne, baba... ben sizsiz yapamam. Yaşayamam..." Hıçkırıklarım artarken annemin nabzı yavaşlıyordu. "Vatan için can feda. Bu... Bu ölüm değil, kızılcığım. Bu şereftir." Onlar benim annemle babamdı. Benim savaşçı ailemdi. Türk Askerleri'ydi. Ailemi benden alan o kansızlardan nefret ettim. Beni on iki yaşımda kimsesiz bırakan o hainlerden nefret ettim. Sen kimsesiz değilsin, Asel. Diye bağırdı içimden bir ses. Ailen bu aziz vatan için şehit oldu. Göklerde süzülen Al Bayrak, onların kanıyla bugün yeniden yıkandı. Tıpkı bu topraklar için şehit düşen her asker gibi. Sen kimsesiz değilsin Asel, şehitler kimsesiz değildir. Şehitler kimsesiz değildir. Vatan kimsesiz değildir. Ben kimsesiz değildim. Şehit kanına bulanan Al Bayrak benimleydi. Anne ve babamın uğruna şehit olduğu bu aziz vatan benimleydi. Çöktüğüm yerden kalktığımda elime odamda, yatağımın baş ucunda asılı olan Türk Bayrağı'nı aldım. Evimizin balkonuna çıktım. Gözlerimden akan yaşlara rağmen o bayrağı gururla ba
Ateşin Gölgesi | Texting  by TaliaSeta
TaliaSeta
  • WpView
    Reads 18,656
  • WpVote
    Votes 1,441
  • WpPart
    Parts 36
Dışarıdan gelen seslerin içimde oluşturduğu tedirginlikle kapı deliğine doğru ilerledim. Gördüklerim bir anda kalbimde deprem etkisi yaratmış ve nefes alışverişlerim hızlanmaya başlamıştı. Beklemeden kapıyı açtım. "Eralp, napıyorsun burada? Sen Leyla teyze ve Yeliz ile gitmemiş miydin?" Kapıyı açmam ile hafif bir sendelese de hemen geri toparlanmıştı. Aramızdaki mesafeye rağmen alkol kokusunu buram buram alıyordum. Kaşlarını çatıp kafası karışmış bir şekilde bana baktı. Olduğu yerde duramıyor, bir sağa bir sola doğru yalpalıyordu. Elinde anahtarla öylece kalakamıştı. Gözlerini etrafta gezdirdikten sonra tekrar bana baktı. Baştan aşağıya süzdükten sonra dudaklarında hafif bir gülümseme gördüğümü sandım ama hemen geri kaybolmuştu. "Sen kimsin?" Sertçe yutkundum. Birkaç kelime söylemek istedim ama yapamadım. Artık beni daha fazla yaralayamaz dedikçe daha fazla yaralıyordu.Ne kadar çabalarsam çabalayım, ne kadar yanarsam yanayım beni hiç fark etmiyordu zaten. Onun için vardım ama yoktum. Aynı Ateş ve gölgesi gibi. • silikAnlar: Dün gecenin ne kadarını hatırlıyorsun? Seninle iddiaya girdik hatırlayıp hatırlamayacağın hakkında. İddiayı hatırlıyor musun bari? eralpkaya: Kimsin? Böyleydi işte bizim ilişkimiz. Aylardır onu deli gibi seviyordum ama o bir kez bile beni hatırlamamıştı. Neden böyleydi? Oysa o beni görmediğinde bile, ben onu görüyordum. Kalabalığın içerisinde yüzlerce kişi vardı ama ben sadece onun bakışlarını arıyordum. Ve en kötüsü de şuydu: O bakışlar asla bana dönmüyordu. *Yetişkin içerik içerir.* - TΛLIΛ SΣTΛ -
SAMYELİ by leydgul
leydgul
  • WpView
    Reads 152,463
  • WpVote
    Votes 8,753
  • WpPart
    Parts 33
"Seni kurtarmak için buradayız ancak pek ihtiyacın kalmamış gibi?" Yüzbaşının sesindeki şaşkınlığı hissetmiştim. Kendi kendime gururlanırken yüzbaşının zümrütlerine bakıp sırıttım. "Siz bir hayli geç kalınca bende kendi kendimi kurtarayım dedim." Sesim ironik çıktığında yüzbaşının tek kaşı havaya kalkmıştı. Kendime engel olamadığım alaylı gülümsememi gözlerinden çekemedim. Haklıydım. Gelmeleri gereğinden fazla uzun sürmüştü. -Kitapta sadece birkaç argo kelime kullanılmaktadır. Argo kelimeler dışında şu anlık +18 öge bulunmayacağı kararındayım ancak ilerleyen bölümlerde bu kararımdan vaz geçersem kitap +18 kategorisine taşınacak ve okuyuculara bilgi verilecektir. Okumaya başlamadan önce buna dikkat etmeniz rica olunur.
ELİT KIRO | TEXTİNG by senayyls
senayyls
  • WpView
    Reads 257,804
  • WpVote
    Votes 13,703
  • WpPart
    Parts 51
Vildan: kanında bi kıroluk olduğu belli zaten ama Vildan: tipinde de elitlik var yani Vildan: hem elit hem kıro Vildan: elit kıro ... "ELİT KIRO" İSİMLİ İLK VE TEK KİTAPTIR. 260625