Terörle Mücadele Savcısı Hazan Hilal Türkoğlu
Yüzbaşı Fırat Demir Korkmaz
"Mevzu bahis vatan olduğunda her Türk bir askerdir."
"Kitaptaki olayların gerçek kurum ve kuruluşlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Herşey tamamen hayal ürünüdür."
Kitapları rasgele çantama koyup çantamı sırtıma taktım. Sınıf kapısına doğru ilerlerken önümde beliren kişiyle nefesimi tutup gözlerimi kocaman açtım. Ciddiyetle yüzüme bakıyordu. Ölmem değil mi?
"Korkma hemen." deyip yanımdan geçti. Tuttuğum nefesi yavaşça verdim. Başımı çevirdim güçlükle. Sıranın altından kitap alıp başını kaldırdı. Bana bakmayı sürdürdüğünde dudaklarımı araladım. Ne yapacağım ben? Kitap da yok elimde.
"Benim yerimde sen de olsan korkardın bir kere. Suçlu sensin." dedim kekeleyerek. Beni anladığından emin değilim. Duraksadı.
"Çok heyecan yapıyorsun konuşurken." dedi düşünceli hâlde. "İlerde zorlanırsın. Heyecanını yenmeye çalış."
Gitti. Arkasından bakakaldım. Heyecan olmadan hayat sürer mi?
Boş kalan son sayfa dolmadan, kibritler yere saçılmadan, yanan son mum sönmeden, bu yabancı duman her yanımızı sarmadan ve onlar beni bulmadan bul beni...