Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.
🪬
109 stories
ZEVAHİR (DÜZENLENİYOR) by mahruliz
mahruliz
  • WpView
    Reads 28,580
  • WpVote
    Votes 1,330
  • WpPart
    Parts 20
"Çok merak ettim," dediğinde bana döndü abim. "Ne diyeceksin Ahu?" Öyle mi dercesine kaşlarımı kaldırdım. "Emin misin abi? Ama bunu duymaya pek hazır değilsin gibi.. Hım?" Gözlerini kapatıp derin bir nefes verdi. "Vazgeçtim, sus." İpek ve Doğa ne diyeceğimi gayet iyi biliyordu. Tuğrul da anlamış olacak ki arkasına yaslandı. "Susmuyorum. İki aydır tavırların değişti, çok farklı biri oldun. Sebebini tabii ki biliyorum, bir yere kadar haklıydın da zaten. Ama artık abarttığını düşünüyorum," dediğimde ayağa kalktım. Tuğrul meraklı gözlerle bana baktı. Aynı şekilde abimde. "Alışsan iyi olacak," dedim ve Tuğrul'un yanına oturdum. "Ahu," dedi abim dişlerini sıkarak. Tuğrul'un elini tuttuğumda abime baktım. "Çünkü biz birbirimizi çok seviyoruz ve senin lafınla da ayrılmaya niyetimiz yok!" Kalbim onu istiyordu. Bu hikayenin sonunda yanacağını bile bile.
SON RUBLE (Tamamlandı) by ilaydakroglu
ilaydakroglu
  • WpView
    Reads 6,069
  • WpVote
    Votes 2,177
  • WpPart
    Parts 47
"Hatta," dedi, sesi odayı inleten bir kahkahaya dönüşürken, "ilk cinayetinden sonuncusuna kadar beni şüpheli göstermesini bizzat ben istedim! Sen bana gel diye... Çünkü ben sana gelemiyordum Afra. O gururun, o savcı kimliğinle bana asla yaklaşmazdın. Ama plan tıkır tıkır işledi; sen bana geldin." Gözlerim kararıyordu. Bir enkaza dönüşmüştüm ve o, bu enkazın üzerinde dans ediyordu. "Sonra," dedi ellerini havaya kaldırarak, "Emir'in ofisinin soyulduğuna dair o yalan ihbarı ben verdim. O yüzü yakılmış fotoğrafı sana ben gönderdim. Sırf bana sormaya gel diye! Sonra sana anahtarı gönderip malikaneye çektim seni. Orada kanıtları buldun, Igor'un yaşadığını öğrendiğinde yine soluğu benim yanımda aldın!" "Hayır! Hayır! Hayır!" "Afra..." diye fısıldadı. Az önceki o canavardan eser kalmamıştı. Kafesin parmaklıklarına tutunarak yere doğru çöktü, dizlerinin üzerine düştü. Bana ulaşmak istiyormuş gibi ellerini demirlerin arasından uzattı. "Seni seviyorum Afra... Yemin ederim, seni seviyorum. Lütfen... Lütfen sen de beni terk etme. Sen de gitme benden." Sesi, hıçkırıklarının arasında boğuluyordu. O, dev adam karşımda küçülmüş, bir merhamet kırıntısı için dileniyordu. "Lütfen Afra... Daha altı ay bile olmadı. Daha birbirimize doymadık, daha her şey yeni başlıyordu. Nazlı gibi yapma bana... Beni bu karanlığın içinde, bu kafeste tek başıma bırakma. Gitme!" "Afra, bak bana! Seni seviyorum dedim! Bir kere olsun inan bana... Lütfen gitme!" "Hayatımdaki tüm kadınlar benden kaçıyor... Önce annem, sonra Nazlı, şimdi de sen! Afra, bunu bana yapma! Lütfen..." "Afra, gitme! Afra, beni yalnız bırakma!" Sesi arkamdan bir kırbaç gibi şaklıyordu. Dar koridorda yankılanan feryadı, her adımımda biraz daha derinden geliyordu ama kelimeleri hala netti: "Burası çok soğuk Afra... Çok karanlık! Beni burada bırakma!"
CİHAN MAVİSİ by Helena__s
Helena__s
  • WpView
    Reads 535,206
  • WpVote
    Votes 24,918
  • WpPart
    Parts 50
Türk Mafya Lideri Harun Cihan Aktan ile, Türkiye Cumhuriyeti Savcısı Firuze Aldinç... Bir aile meselesi ile yolları kesişen bu iki insanın hikayesi, CİHAN MAVİSİ. *Bu kitaptaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla hiçbir alakası yoktur.
Gecenin Komutanı  by EMelekk
EMelekk
  • WpView
    Reads 980,027
  • WpVote
    Votes 72,248
  • WpPart
    Parts 56
Yüzbaşı Feza Duman, biyolojik ailesine dair tek izin peşindeyken tayinini Şırnak'a aldırır. Geçtiği dağ yolunda karşısına kanlar içinde bir adam çıkar. Feza kimliğini gizleyerek adamı arabasına alır.Binbaşı Ilgaz Erden, teröristlerin içine sızdığı gizli görevde ifşa olmuştur. Elindeki hayati delillerle ve yaralı şekilde dağ yolunda kaçmaya başlar. Ancak yolda farklı plakalı bir sivil araç görüp durdurur. Peşlerinde ölüm varken karşılaşan bu iki yabancı bir aksiyonun içine sürüklenecek. Karanlık köy yollarında, mermilerin gökyüzünü yırtarak geçtiği bu gecede başlayan bu tanışma; ihanetle, sırlarla, ölüm kalım mücadelesiyle ve derin bir çekimle sınanacaktır
GÖLGELERİN KAÇIŞI by Mehrinrova
Mehrinrova
  • WpView
    Reads 2,102,099
  • WpVote
    Votes 90,600
  • WpPart
    Parts 45
Son yirmi yedi saniye. Zaman gelmişti, kulaklıktaki ses son kez konuşacaktı. "Sonuna geldik, küçük hanım," Alacağı canları düşündükce duyduğu memnuniyet, gözlerini daha da büyütüyor, gülüşü dudaklarını aşmaya çalışıyordu. "Cana can!" Sesi sert, ancak bir o kadar da memnundu. "Kadına kadın!" Keskin nişancının parmağı yavaşça tetiğe baskı yapmaya başladı. "Kıza kız, Anıl!" Beş saniye... "İşini bitir!" "Onun gözleri, özgürlük bulduğum gökyüzü değil, boğulacağım denizdi. Ama artık boğulmaktan korkmuyordum, çünkü ben de onun yanmaktan korktuğu ateşe dönüşmüştüm." Bu kitapta bahsedilen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür; her ayrıntısı, sadece kurgusal bir dünya oluşturma amacını taşımaktadır.
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 1,124,390
  • WpVote
    Votes 41,094
  • WpPart
    Parts 47
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
Karahanlıların Kayıp Kızı by aylasomfa
aylasomfa
  • WpView
    Reads 16,046
  • WpVote
    Votes 698
  • WpPart
    Parts 43
Alara... Bir telefonla hayatının yalan olduğunu öğrenir. Onu büyüten kadın ve adam mı demelıyız yoksa hayatı cehenneme çevıren mı Ailesı değildir. Gerçek ailesi ise- Herkesin adını bildiği, gücünden korktuğu bir aşirettir: Karahanlılar. Yeni bir hayata adım atar. Yabancı olduğu bir evde... Kendine ait olmayan bir soyadının içinde. Ama asıl gerçek- Daha karanlıktır. "Abim" dediği Barlas'ın ölümü... Bir kaza değildir. Bir ring. Silinmiş kameralar. Ve saklanan bir gerçek. Alara... Geçmişiyle yüzleşirken, Ailesine alışmaya çalışırken, Bir yandan da o gecenin sırrını çözmek zorundadır. Çünkü bu hikâyede- Bazıları sadece kaybolmaz. Öldürülür. Ve bazı gerçekler... Kan dökülmeden ortaya çıkmaz.
GÜLBEŞEKER by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 724,132
  • WpVote
    Votes 37,136
  • WpPart
    Parts 56
İnsanın en masum olduğu dönemi çocuk olduğu zamanlardır, öyle değil mi? Doğru. Fakat eksik. İnsanın en acımasız olduğu dönem de çocuk olduğu zamanlardır. Kimi çocuk sevgiyle arkadaş edinir, oyunlar kurardı. Kimisi ise tek bir korku salmasıyla etrafına toplardı kendi tebaasını. Ben ve benim gibi çocukların sevgi cumhuriyetine karşı, zorbaların korku imparatorluğuydu aslında durum kısaca. Diyelim ki bir zamanlar çocuktuk. Biz de, onlar da. Lisede de mi çocuktuk? Türlü türlü oyunlar kurarken de mi çocuktuk? İnsanların hayatlarında unutamayacağı anılar bırakırken, hafızalarından kazıyarak silmek istemelerine rağmen bunu başaramıyor oluşlarının sorumlusu olurken de mi çocuktuk? Tuvalete kilitlerken, okulun önünde alay konusu ederken, yapmadıkları şeylerle suçlarken ve hatta manipüle ederek kendilerinden bile şüphe etmelerini sağlarken de mi çocuktuk? Değildik. Ne biz ne de onlar. Bunu inkar edecek insanın vicdanı sorgulanmazdı zaten.
KAN BEDELİ  by feride_demir
feride_demir
  • WpView
    Reads 212,912
  • WpVote
    Votes 6,612
  • WpPart
    Parts 58
​"Bana Zelal Yılmaz olarak geldin, ama buradan Welat Şahmaran'ın esiri olarak çıkacaksın." ​İki isim, tek bir hüküm: Kan Bedeli. > Welat, öfkesini bir zırh gibi kuşanmış, kalbinin kapılarını dünyaya kapatmıştı. Zelal ise o kapıları yıkmaya değil, o karanlığın içinde kendine yer açmaya mecburdu. Bu bir evlilik değildi; nefretle atılan imzaların, kana bulanan beyaz gelinliklerin hikâyesiydi. ​Onlar birbirlerini yok etmeye söz verdiler. Ama dudakları birbirine mühürlendiğinde, ne intikam kaldı ne de düşmanlık. Sadece ikisini de yakıp kül edecek o yasak ve vahşi tutku... ​"Ölmek için çok genç, Welat Şahmaran'ı sevmek için çok masumdu. Zelal, celladına aşık olduğunda; Welat, kurbanının gözyaşlarında boğulacak mı?"