watty mafya kocam (-larım) tarafından kaçırılma duası enter 💅🏻
17 stories
Özel 'Asi'stan  by theokuryazar
theokuryazar
  • WpView
    Reads 2,600,231
  • WpVote
    Votes 81,574
  • WpPart
    Parts 41
Hırslı bir iş adamı. Ve onun asi küçük 'asi'stanı. Hazel ve Yiğit'in hikayesi. Asi mi asi ama bir o kadar da neşeli olan genç kızımız Hazel, Yiğit'i alt edebilecek mi? Peki ya hırslı ve yakışıklı olan ama aynı zamanda kibirliliği ve disiplinliği ile ün salmış olan Yiğit Bey'imiz Hazel'e olan duygularını bastırabilecek mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman okuyun ve kendiniz görün... *** 14.06.2018 * MİZAH #1 🏅
Aşka Tutkun Çocuk | Tutkun Serisi II by buzsel
buzsel
  • WpView
    Reads 1,889,210
  • WpVote
    Votes 94,166
  • WpPart
    Parts 79
Bu kitap sizi okyanusların en derinlerine, soluksuzca okuyacağınız bir dünyaya götürecek... Dikkat edin boğulmayın ;) Bu bir devam kitabı değildir! İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz:) ~~~ Hayatta olduğumuz süre boyunca mutluluğumuzun ve hayallerimizin peşinden gitmeye çalışıyorduk. Ama dediğim gibi sadece çalışıyorduk. Çünkü hep unuttuğumuz bir şey vardı. Kader... Biz istemesek de başımızdan ayrılmayan bu kader bu sefer beni fena köşeye sıkıştıracaktı. Ben kim miydim? Ben bu hikayede mucizelere inanan bir o kadarda mucizlerden kaçan derin mavi sularda yaşayan küçük bir balıktım. Ben, Ezel Yaman'dım... Köpek balığına aşık olacak kadar deli beni seveceğine inanacak kadar aptal olan bir kızdım. Ama demiştim ya kader... Belkide bir mucize olur ve köpek balığı o küçük balığa aşık olurdu. Olmaz mıydı? İşte onu görecektik... ~~~ Kitabın tüm hakları okyanusların derinliklerinde saklıdır! Kitap kapağı yazara aittir!
Aşka Tutkun Adam | Tutkun Serisi I by buzsel
buzsel
  • WpView
    Reads 7,035,226
  • WpVote
    Votes 220,676
  • WpPart
    Parts 93
AŞK, Bir kalıba, Bir yatağa, Bir sıfata, Ya da dört duvara... Sığdırarak yaşanacak kadar küçük bir duygu değil. Her sıfatta ve her firsatta. Her yerde ve her koşulda yaşanacak kadar kabuğuna sığmayan koca bir tutkudur. ... Hata yaparak öğrenir insanlar doğruları... Hata bazen aşkı bir araya getirirdi.. Aşk doğruları saklardı içinde, hata yapmana sebep olurdu. Ya yaptığın hatalar, pişman ederdi ya da o hatalarla yaşamayı öğretirdi. Bazen de yaşayamadan öldürürdü. Neyin doğru neyin gerçek olduğunu bilmediğimiz önümüze sunulan doğruların gerçek olmadığı bir hayat... O aşıktı. Kadının her zeresine tutkun bir adam. Birisi gerçeğin peşindeyken diğeri aşkın.. Gerçek, siz gördüğünüz sürece vardır. Yalanlar ise her daim yanınızdadır.. Oynanan oyunların, bilinmeyen gerçeklerin, söylenen yalanların bir arada olduğu bir hikâye... Aşk her zaman saf ve masum değildir... Tutkun bir Adam... Asi bir Kadın... ... - Aşka Tutkun Adam ismiyle yazılan ilk hikâyedir! Tüm hakları Yazarda saklıdır! Kapak tasarımı Yazara aittir!
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 7,939,478
  • WpVote
    Votes 362,894
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
AŞKA DÜŞÜŞ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 6,676,481
  • WpVote
    Votes 329,060
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın laneti Cihangir'in ruhuna bir veba misali çöktüğünde, Cemre'nin masumiyeti yutulması gereken bir zehir gibiydi. Yılların biriktirdiği adalet arzusu, Cihangir Arslan'ı düşmanının yuvasına saklanmış en kıymetli parçasına, Cemre Başaran'a sürükledi. Artık Cemre'nin avuçlarında babasının günahlarının bedeli vardı. Bu günahlardan örülmüş duvarların ardında kaderiyle baş başaydı. Cihangir'in intikamı, Cemre'nin nefretine çarptığında kader ikisini de aynı uçuruma sürükleyecekti. İkisinin de vazgeçmeye niyeti yoktu. Biri adaletin soğuk ağırlığını, diğeri ise yılların biriktirdiği öfkeyi taşıyordu. Cihangir'in tek istediği; içindeki boşluğu, intikamın soğuk tadıyla doldurmaktı. Ve işte o an geldiğinde; ne adaletin ne de aşkın sınırlarını bilen bu iki ruh, kendi karanlıklarında birbirlerini yok etmek veya yeniden var etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktı.
KARANLIĞA DOĞANLAR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 5,357,184
  • WpVote
    Votes 311,774
  • WpPart
    Parts 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."
SUÇ ORTAĞIM by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 1,079,470
  • WpVote
    Votes 99,159
  • WpPart
    Parts 104
Her gece tam 00.00'da gelen bir ihbar ve ardında bırakılan bir ceset... Sol bileklerinde gizemli harflerle işaretlenmiş kurbanlar ve peşinde iz bırakmayan bir katil... Dört kişilik bir polis ekibi, bu acımasız cinayetlerin arkasındaki sırrı çözmek için karanlık bir yolculuğa çıkar. Ancak bir gece cesetlerden birinin cebinden çıkan bir not, ekibin içindeki sinsi bir ihanetin varlığını ortaya koyar ve güvenin, en beklenmedik anlarda nasıl parçalandığını acımasızca ortaya koyar. Artık bir yandan katili yakalamaya çalışırken bir yandan da aralarındaki hainin kim olduğunu çözmek zorundadırlar. Güvenin her an sorgulandığı bu ölümcül oyunda Mira Aksoylu, hem karanlık bir suçluya hem de giderek derinleşen bir ihanet labirentine karşı tetikte kalmak zorundadır. Cinayetlerin ardındaki sır perdesi aralandıkça, ekip kendini giderek derinleşen bir kargaşanın içinde bulur. Her ipucu, daha büyük bir tehdidin kapısını aralar ve belirsizlik, her birinin ruhunu adım adım çürütür. Katil kim? Hain kim? Her şey gün yüzüne çıktığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
YERALTI by ianinprensesi
ianinprensesi
  • WpView
    Reads 1,214,972
  • WpVote
    Votes 51,337
  • WpPart
    Parts 32
Aras Soykan, Kendi karanlığının içinde, kaybolmuş ruhunun son parçasında nefretini, öfkesiyle körükleyerek intikamına tutundu. İntikamı, aradığı gerçekleri ondan adım adım uzaklaştırırken, kendisini yeni bir oyunun pençesinde; dağılmış bir ailenin parçaları arasında buldu. ~~ Başlangıç: 20.01.2015 Bitiş: 04.03.2018
ESİR by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,839,356
  • WpVote
    Votes 512,893
  • WpPart
    Parts 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.