14 stories
RUH KADEHİ by diaryofaliar
diaryofaliar
  • WpView
    Reads 4,726
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 16
ilk nefesini bir kutuya hapsettiler bu yüzdendir belki de hep esir kaldın. ikinci nefesini veremedin zehri kalbine kadar indi. üçünce nefesin sen ve ben sevgilim. bu gece birlikte yitireceğiz tüm nefeslerimizi ve sonunda hep biz kaybedeceğiz. ^ Bir fuhuş çetesini çökeltmeye çalışma hikayesi.
Middle Of Nowhere | Jikook by kookfupanda
kookfupanda
  • WpView
    Reads 54,268
  • WpVote
    Votes 4,623
  • WpPart
    Parts 38
Jungkook, planladığı intiharını gerçekleştireceği gün Jimin'le tanışır.
Şeker Portakalı by MustafaSusem
MustafaSusem
  • WpView
    Reads 18,851
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 2
Bir Gün Acıyı Keşfeden Küçük Bir Çocuğun Hikayesi
Yalancılar ve Yabancılar by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 3,408,888
  • WpVote
    Votes 165,932
  • WpPart
    Parts 43
Her insan bir yalancıdır. Her insan bir yabancı... Bize öğretileni yapar, bir yalanı yaşarız hayat boyu. Vakti geldiğinde ise yalan hayatlarımıza yabancılaşırız. İsteyerek ya da zorunda kalarak... Biz zorunda bırakıldık ve her şey o gün başladı. Hayatlarımıza yalan o gün bulaştı. Ya da biz öyle sanıyorduk. Biz kim miyiz? Bizler yabancıyız. Belki biraz da yalancı...
KİMSE GERÇEK DEĞİL by Zeynokedicik
Zeynokedicik
  • WpView
    Reads 47,763
  • WpVote
    Votes 586
  • WpPart
    Parts 4
"Derler ki en iyi şifacı, yaralı şifacıdır. Ve bütün şifacılar günün birinde yaralanmaya mahkumdur..." Kim olduğunu sorguladıkça dünyasının sahtelikten ibaret olduğuna anlamaya başlayan Işıl Özsoydan, öğrendiği gerçeklerle ne yapacağını bilemez ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşarak yabancılaşır. İnsanlar "Yaralılar" ve "Şifacılar" olarak iki kategoriye ayıran bir sosyal medya platformundan tanıştığı Oflaz Kantemiz'in, kendisini bu durumdan kurtaracak kahraman olduğunu düşünmektedir. Ancak geçmişi belirsiz, davranışları tutarsız olan bu gizemle adamın, kendi dünyasının yıkılışına şahitlik etmiş yaralı bir şifacı olduğundan birhaberdir. Işıl yıllardır inkar ettiği gerzeklerle Oflaz sayesinde bir bir yüzleşirken Oflaz'ın yaralarının kanamaya başlamasıyla dünyaları altüst olur. Artık ikisinin de akıllarında tek bir soru vardır: Işıl'ın parıltısı, Oflaz'ın büyülü ruhunu kurtarmaya yetecek midir?
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,101,930
  • WpVote
    Votes 720,174
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
KALINTI by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 2,712,880
  • WpVote
    Votes 112,905
  • WpPart
    Parts 27
Psikiyatrist, karanlık kadar çekici ve zeki bir adam... Şizofren, öldürücü güzellikte bir kadın... Her şey çok normaldi ta ki kadının aslında şizofren olmadığını öğrenene kadar. Her şey karanlıktı, kanlıydı, tutkuluydu, acı verici, büyüleyici ve gerçekti. Bu aslında masal kadar inanılmaz ancak kırmızı kadar kızıl, siyah kadar karaydı.
3391 Km Sözleri[TAMAMLANDI] by gelemezdimkisana
gelemezdimkisana
  • WpView
    Reads 356,801
  • WpVote
    Votes 3,203
  • WpPart
    Parts 7
Beyza Alkoç'un yazmış olduğu 3391 Kilometre adlı kitaptan güzel alıntı derlemeleri.
ERKEK LİSESİ by _haticeince
_haticeince
  • WpView
    Reads 420,473
  • WpVote
    Votes 12,565
  • WpPart
    Parts 40
Herşey bir erkek lisesinde başlamıştı. Yeni hayat,yeni dostlar,yeni aşklar...❤ NOT= Kitabı eskiden yazmış olmamla birlikte bir sürü yazım hatası vb. vardır. Ve cringe...
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,284,718
  • WpVote
    Votes 692,822
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.