Hiranurun_kalemi's leeslijst
23 stories
ADALET ÇIKMAZI by 99yazar
99yazar
  • WpView
    Reads 24,670
  • WpVote
    Votes 1,149
  • WpPart
    Parts 50
"O da bizim gibi, kimsesiz, bizden."
Dağ Ardındaki Güneş +18 (Düzenleniyor) by Aslihan_karakurtt_S
Aslihan_karakurtt_S
  • WpView
    Reads 4,142
  • WpVote
    Votes 2,791
  • WpPart
    Parts 7
Bûtimâr; denize aşık bir kuştur. Bûtimâr çok yükseklerde uçan bir kuştur ancak üç durum ile karşılaşınca uçamaz. Kar yağınca, müzik sesi duyunca ve aşık olunca. Bûtimâr, bir insanın sahip olduğu kedere hüzne ve umutsuzluğa sahipti. Sevgiyle ve tutkuyla bağlandığı aşkını kaybetme ve onun güzelliğinden mahrum kalma korkusu, onun kendisini dermansız bırakarak ölüme terk etmesine sebep olmuştu. Günlerin bir günü, su ihtiyacını denizle karşılayan bûtimâr kuşu yine çok aşık olduğu denizi izlerken biraz daha su içerse denizin kuruyacağını düşünür. Bu düşüncesi onu o kadar korkutur ki, denize sadece izlemeye gelir. Günden güne tükenirken bile bakışları denizde, aklı denizde olur. Öyle ki son nefesini de denizde verir. Oysa denizin kurumaması için kendini yakan bûtimâr kuşunu denizde en az onun kadar seviyordur. Bulutların ardında olduğunu zanneden deniz gökten yağan bûtimâr kuşunun gözyaşları sandığı yağmura rağmen, "Buharlaştır beni güneş! O ben kurumayayım diye boğazı boğazı kurumuş, varsın benim her yanım kurusun! Bırak bulutlar arkasındaki sevgilime kavuşayım..." Diye yakınır. Denizin sesini duyan Güneş bu yakarışa daha fazla dayanamaz ve bulutlarla anlaşma yaparak durdurur. Deniz buharlaşarak bulutlara doğru kalkar. Bulutlarda buluşan iki sevgili mutlulukla ağlamaya başlar ta ki, buharlaşarak yukarı çıkan deniz ağlarken yeni bir deniz yaradana kadar. Dilden dile konuşulan bu hikâye sayesinde Bûtimâr kuşuyla denizin ağlamasının birleşmesinden yaranan denize Bûtimâr demişler. Gökyüzünde bulutların ardında buluşan iki sevgili yüzlerce sevgilinin buluşma noktasına çevrilip insanların aşklarına şahid olmuşlar. Gökyüzü evleri, bulutlar aşklarının yakın şahidi, Bûtimâr denizi ise en güzel manzaraları olmaya devam ederken sevdaları gökyüzünü aydınlatmaya devam etmiş, bir yaşamda en güzel haliyle son
KUM SAATİ  by infernobylilith
infernobylilith
  • WpView
    Reads 78
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 2
(+18!) Hazal konser çıkışı sahilde gördüğü ve ilgisini çeken kum saatini gömüldüğü yerden çıkarıp elinde bir süre inceledikten sonra bırakıp gider. Eve gidince pencereyi kapatmak için kalktığında dışarıdan gelen çığlık seslerini duyar ve koşarak dışarı bakmaya çıkar. Sesin sahibini bulamaz ancak kapı önünde bir kutu görür. İçini açtığında sahilde gördüğü kum saati ve bir notla karşılaşır. " (...) Ve düşen son kum tanesiyle başlasın mâphus!" Notu okuduktan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz...
AYKIZ by arinnajash
arinnajash
  • WpView
    Reads 71
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 2
Üsteğmen Aysima Asena Alakurt, küçüklüğünde annesinin ölüm haberini aldığı günden bu yana intikam ateşiyle büyür. Devletin bir askeri olarak annesini ondan alan örgütün yanına sızar. 071224*
AKRABA -TEXTİNG by ruhumdun-
ruhumdun-
  • WpView
    Reads 254,395
  • WpVote
    Votes 17,091
  • WpPart
    Parts 42
Annenin akrabasına yazarsan sonuçları ne olur?
Avukat'ım by skylinesssoo
skylinesssoo
  • WpView
    Reads 1,108
  • WpVote
    Votes 347
  • WpPart
    Parts 13
Güneş Aykar önündeki dosyaya bir kaç saatir dolu gözlerle bakıyor tekrar tekrar okuyor inanmak istemiyordu. Amma doğruydu okudukları. 14 yaşındaki gelin makatının zorlanması sonucu beli kırılıp iç kanama geçirerem ölmüştü. Şerefsiz adam ise öldürmek istemedim zorlayınca oldu diyerek kendini aklamaya çalışıyordu.
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 62,229,889
  • WpVote
    Votes 3,128,615
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
KELEBEK ETKİSİ 1-2 by tubux2
tubux2
  • WpView
    Reads 362,078
  • WpVote
    Votes 23,019
  • WpPart
    Parts 79
© Tüm Hakları Saklıdır. * HİÇ BU KADAR IŞIK SAÇMAMIŞTI. İnsanların gizemli ve kutsal bulduğu mucizevi bir çiçektir lotus. Yeniden doğuş gibi saftır. Ruhun yükselişi gibi güçlü. Ölümsüzlüğü simgeler, özgürlüğü... Çamur ve bataklıkta yetişmesine rağmen hiçbir şekilde bulunduğu ortamın kirini kendi üzerine yakıştırmaz. Elif gibi... Başından geçen acı tecrübenin ardından birçok kez ölümün yakasına yapışıp yalvaran Elif, son bir kez yaşamayı tercih eder. Tüm acılarına inat... Yeniden ayağa kalkma zamanı! Fakat ona en büyük çelmeyi geçmişinin atacağından habersizdir. Düştüğü yerden kalkmayı öğrenmiştir. Fakat artık yaralarını sarmak yerine kanatmayı tercih ediyordur. Susmak yerine intikamı... * Zifiri; o gecenin bedenimde bıraktığı koca hiçliğin kelime anlamıydı. Siyaha yaklaştığım, rengimin ilk bulandığı o an... Oysa nereden bilebilirdim ki siyahı bulandıracak güçte bir beyazlığımın olduğunu. O gece herkesin arzuladığının aksine, beni daha da güçlü kıldı. Zordu, çok zor. Yaşananları kaldırmak güçtü. Yaşanacakları tahmin etmek imkânsız... Hikâyem kurumuş bir defne yaprağına yazılıydı sanki. Okuyabildiğim kadarını yaşamıştım. Ben o gece, benliğimde yaşam bulan tüm beyazları siyaha sattım. Değiştiğimi düşündüler. Oysaki yenilendim. Gerçek benliğimi buldum. Ne kadar güçlü olduğumu anladım. Kendim kararırken, siyahı akladım. Ve bir hikâyeye başladım. Kendimin yazdığı, başrolünü üstlendiği bir hikâye. Ben kim miyim? Ben Elif Sancak. Temiz ve kirli arasındaki çizgide kirli tarafa itilen bir kadın.
PANDORA by lun4l_
lun4l_
  • WpView
    Reads 6,936
  • WpVote
    Votes 489
  • WpPart
    Parts 13
❝Senin için yeni bir din yaratırım. Ve o dinin Tanrı'sını sen ilan ederim.❞ Babasının şirketinde modellik yapan Ladin, bir gece ansızın karşısına çıkan maskeli bir adamın silahından çıkan kurşunla yaralanır. O geceden sonra, o adam onun için hem bir gölgeye hem de bir avcıya dönüşür. Kendisi bir kurban mıydı, yoksa hikâyenin asıl başrolü mü; bunu anlamada güçlük çeker. Avcısı, Ladin'in kaderini belirleyen o kurşunun ardından üç yıllık bir sessizliğe, bir inzivaya çekilir. Ancak geri döndüğünde, Ladin artık yalnız değildir. Yanında, her koşulda ona destek olan avukatı Yaman da vardır. Yine de avcının ela gözleri, onları uzaktan izlemektedir. Çünkü o avcı, avını başka bir avcıya kaptırmaya asla niyetli değildir. Peki Pandora, kutusunu açarsa ne olur? -------------------------- Kitap, karanlık temalar ve tetikleyici unsurlar içermektedir. Hassas içeriklere karşı duyarlı okurların dikkatine sunulur. İçerikler kurgu ürünü olup yalnızca edebi amaçla kullanılmıştır.
ARCHIVE (+18) by SDamontes
SDamontes
  • WpView
    Reads 2,763
  • WpVote
    Votes 920
  • WpPart
    Parts 11
Gözlerime kilitlendi. "Çağla, son şansın." Dedi gerçekten konuşmamı ister gibi. Bir yandan da sesi buz gibiydi. Benim Savaş'ım. Gerçekten kötü biri gibi davranıyordu. "Ne zamandır kabadayılık yapıyorsun Savaş?" demek geldi içimden. Kafasını iki yana salladı sabırsızca. "Yanlış cevap." Dedi ve o an ayağa kalkıp arkasındaki adama, yerdeki adamıma silah çekti. Çığlığımı içimde tutmak için avcumu dudaklarıma kapattım. "Son şansın olduğunu söylemiştim." Derken yerdeki adamım, yani Kafes'in adamı, bağlı ağzının içinden çığlık atmaya çalıştı. Gözümü yerdeki adamdan çekemiyordum. Ölecekti. Benim yüzümden. "Dur!" dedim. Ya da demeye çalıştım. Gözlerimi Savaş'a çeviremeden adama bakmaya devam ettim ama konuşacak gücü kendimde bulamadım. "Nereden gönderildiğinle başla." Dediğinde kafamı ancak ona çevirebildim. "Ve Çağla." Dedi oldukça sakin bir şekilde. "Sakın yalan söyleme." Diye ekledi. "Kafes!" diye fısıldadığım anda silahını tekrar beline yerleştirdi. Karşımdaki koltuğa yerleşip gözlerini bana dikti. "Güzel gidiyorsun." Derken beni cesaretlendirdiğini mi sanıyordu? ⚠️ UYARI / DISCLAIMER ⚠️ Bu kitap tamamen kurgudur. Kitapta geçen kişi, kurum, kuruluş, mekan, marka ve olayların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek kişi veya kurumlarla benzerlikler tamamen tesadüftür. Kitapta geçen olaylar, diyaloglar ve tasvirler yalnızca yazarın hayal gücünden ibarettir. Gerçek hayatla ilişkilendirilmemelidir. Eserde yer alan şiddet, cinsellik, psikolojik manipülasyon, hastalık, ölüm, travma, bağımlılık, suç ve benzeri tetikleyici unsurlar yalnızca hikâyenin dramatik kurgusuna hizmet etmek amacıyla yazılmıştır. Gerçek yaşamda uygulanması önerilmez ve teşvik edilmez. Bu kitap; tıbbi, psikolojik, hukuki veya etik tavsiye niteliği taşımamaktadır. Buradaki hiçbir bilgi gerçek bir uygulama için örnek alınmamalıdı