Byz8797 adlı kullanıcının Okuma Listesi
142 stories
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 1,644,662
  • WpVote
    Votes 102,179
  • WpPart
    Parts 12
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
YAMAÇTA'Kİ EKİN by asena1881
asena1881
  • WpView
    Reads 76,183
  • WpVote
    Votes 2,778
  • WpPart
    Parts 27
Gerçekten bir yamaçta ekin olur muydu? Veteriner bir kadının hikayesi...
SON RUBLE by ilaydaK14
ilaydaK14
  • WpView
    Reads 5,777
  • WpVote
    Votes 2,216
  • WpPart
    Parts 41
"Sarhoşsun," dedi, sesi bir tık daha alçak ve yakındı şimdi. "Değilim!" diye bağırdım, ama hemen ardından hıçkırdım. "Sadece... dünya biraz fazla hızlı dönüyor bugün. Hem sen cevap ver. Peşimdesin değil mi? İtiraf et. Savcıyı izlemek zevkli mi geliyor sana? Bak, elimde kelepçe var... yani odamda var... yani hayır, çantamda..." "Bin şuraya Afra. Yoksa zor kullanmak zorunda kalacağım ve emin ol bu sefer o kelepçeyi ben takarım," diye fısıldadı kulağıma doğru. "Sen..." dedim, başımı koltuğun arkasına yaslayıp ona yan bir bakış fırlatarak. Sesim hala alkolün etkisiyle biraz yayılıyordu. "Sen bana kelepçe falan takamazsın. Senin kelepçen bile yok... Sen kimsin ki? Savcıyım ben, savcı!" Uygar, araba hareket ederken bana doğru hafifçe döndü. O karanlık, tehlikeli gözleri üzerimde gezindi. Yüzünde, ne zaman ne yapacağı belli olmayan o adamın ürpertici ifadesi vardı. "Ayrıca..." dedim, elimle karnımı tutup yüzümü buruşturarak. "Beni öyle baş aşağı taşıdığın için midem altüst oldu. Her şey senin suçun! Midemi mahvettin!" Uygar, o ciddiyetiyle bana yaklaştı. Aramızdaki mesafe bir anda tehlikeli bir boyuta indiğinde, sesindeki o tehditkar, derinden gelen tonu duydum: "Taktığımda görürsün Savcım," dedi, nefesi tenimi yakarken. "Kelepçem var mıymış, yok muymuş... O zaman anlarsın." Zihnim o an alkolün yarattığı o bulanık boşlukta bir bağlantı kurdu. O ses tonu, o bakışlar ve kelepçe kelimesi... Bir anda gözlerim faltaşı gibi açıldı. Hiç düşünmeden, o anki sarhoş cesaretiyle bağırdım: "Sapık!"
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,504,540
  • WpVote
    Votes 1,102,778
  • WpPart
    Parts 51
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,833,932
  • WpVote
    Votes 266,018
  • WpPart
    Parts 45
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
KELEBEKLER BİR GÜN YAŞAR by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 1,811,989
  • WpVote
    Votes 87,062
  • WpPart
    Parts 37
Dilhun kitabında geçen Karan ve Mavi'nin hikayesidir. Bu kitabı anlamak için diğerini okumanıza gerek yoktur. Kırdığın kalbin vebaliyle yaşar, Seni bir daha kalbine almayacağı gerçeğiyle ölürsün. Unutma; Gitmek, ihanet etmektir. Gitmek, seni aslında sevmedim demektir. Gitmek, sana adanmış bir kalbin içine acımasızca tükürmektir. Ve gitmek, En çok sen demektir. Yayınlama tarihi: 14.02.2024
Pretty When She Bleeds | Dark romance by Kioraw
Kioraw
  • WpView
    Reads 204,062
  • WpVote
    Votes 9,282
  • WpPart
    Parts 50
"Pretty When She Bleeds" İstanbul'un arka sokaklarında, sıradan bir kafede çalışan Elif'in hayatı sakin ve tekdüzedir. Ta ki bir gece, yanlış bir anda, yanlış bir yerde bulunana dek. Bir cinayete tanık olur. Ne var ki bu, sıradan bir suç değildir. Katil, acımasız, soğukkanlı ve tehlikelidir.Geçmişi, ardında iz bırakmadan yok olan hayatlarla doludur. Onu gören adamın gözünde Elif artık bir tanık değil, bir saplantıdır. Kaçmaya çalışan bir genç kız... Ve onu asla serbest bırakmaya niyeti olmayan karanlık bir adam... "Ne dersin Elif? Koleksiyonumun 100.parçası olmak ister misin..." 12.02.2025-13.06.2025 Dark#1 Kan#2 Katil#3
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  by Mavverra
Mavverra
  • WpView
    Reads 2,313,323
  • WpVote
    Votes 110,635
  • WpPart
    Parts 66
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,710,218
  • WpVote
    Votes 232,839
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.
UMAY  by ayca_k__
ayca_k__
  • WpView
    Reads 1,740,071
  • WpVote
    Votes 101,732
  • WpPart
    Parts 35
"İzliyoruz " derken sesinde garip bir dalgınlık oluşmuştu. Dudaklarıma bir gülümseme yerleştirirken kemerimi çıkardım ve son kez ona baktım. "Gidiyorum" derken direksiyonda ki elini kaldırıp yüzüme koydu ve sabah evden çıkmadan önce yenilediğim bandajın üzerinde gezdirdi parmaklarını, gözleri yaramdan ayrılıp da tekrar gözlerimi bulduğun da şok olmuş gibi ona bakıyordum. "Yaralanma olur mu? " dediğinde ne diyeceğimi bilemedim. Sadece ona bakıyordum. Güzel yüzü tam karşımdayken ve bana böyle bir cümle kurarken ne diyebilirdim ki? Ne demeliydim? Kendimi toparlamaya çalışırken onun benden uzaklaşan eline kısa bir bakış atıp gülümsemeye çalıştım ve derin bir nefes alırken yüzümü ondan biraz geriye çektim. Elimi kaldırıp bir asker selamı yaparken, "Emredersiniz Yüzbaşım "dedim gülümseyerek ve hemen ardından bir şey söylemesini beklemeden arabadan indim. Son gördüğüm şey ise dudaklarına yayılan gülümsemesiydi. .....