srmlyn_w adlı kullanıcının Okuma Listesi
50 stories
Balca by pembikhayallerr
pembikhayallerr
  • WpView
    Reads 7,479,081
  • WpVote
    Votes 337,756
  • WpPart
    Parts 56
Öz ailesi sandığı için bütün acıları kabullenen bir kız çocuğu. "Ailemi bulmadan önce etrafa güçlü taklidi yapardım. Onlar hayatıma girdikten sonra birlikte iyileştik ve gerçekten güçlendim." Kalabalığı hiç sevmeyen Balca 4 abi ve 2 kardeşle neler yaşayacak?
Sarıbasanlar/abilerim by lavinsel
lavinsel
  • WpView
    Reads 1,791,975
  • WpVote
    Votes 85,277
  • WpPart
    Parts 36
[TAMAMLANDI] Klasik bir abilerim kitabıdır.
Şirket Oyunları (CEO Serisi I) by __SAS__
__SAS__
  • WpView
    Reads 9,266,539
  • WpVote
    Votes 165,273
  • WpPart
    Parts 25
❤ Artemis Milenyum aracılığıyla kitap oldu! ❤ ❤ Şimdi yeniden Wattpad'de! ❤ Oyun... İnsanlığın çağlar boyu çekimine karşı koyamadığı, vazgeçilmez uğraşı... Ekonomist Defne Dorsay'ın hayatında aşkın yeri yok. O, erkek egemen iş dünyasında, 7/24 dur durak bilmeden çalışan bir CEO. Güvenli bir rutini, sıkı sıkıya bağlı olduğu prensipleri var. Ne var ki hayat, güçlü CEO'ların bile kontrol edemediği, rutinleri altüst edecek, prensipleri rafa kaldırtacak, mantık dışı sürprizlerle dolu. Annesi Ayşen Dorsay kaderle el ele verip, Defne'nin iş ve aşk hayatına iki koldan müdahalelerde bulununca işler rayından çıkacak ve Defne kendini, kurallarını bilmediği bir oyunun ortasında bulacak. Aynı gün tanıştığı, rasyonellikten nasibini almamış iki adam, sakin ve düzenli hayatını adım adım kaosa sürüklerken Defne, iş hayatında içgüdüsel olarak geliştirdiği oyun stratejilerini onlara karşı uygulamaya kalktığında neler olacak? Oyun, vazgeçilmezliğini kışkırtıcı doğasına borçludur. Ve kirli oynamak da kurallara dâhildir. Tüm hakları Alfa Yayın Grubu'na aittir. Başlangıç tarihi: 18 Aralık 2015 Not: Hikayenin eski ismi 'Kadın CEO Problemleri' dir.
Esnaf İşi Aşk (I-II-III) by __SAS__
__SAS__
  • WpView
    Reads 6,374,128
  • WpVote
    Votes 353,199
  • WpPart
    Parts 77
❤ Esnaf İşi Aşk'ın ilk kitabı "Ay Çarpması" ve ikinci kitabı "Güneş Tutulması" Artemis Milenyum aracılığıyla raflarda! ❤ Üçüncü kitap "Lodos Fırtınası" 1 Haziran itibarıyla Wattpad'de! ❤ *Tüm bölümleri Wattpad üzerinden de okuyabilirsiniz!* Bursa Kapalı Çarşı'da nesiller boyu konfeksiyon üzerine esnaflık yapmış bir aileden gelen Nil Sağlam, çalışkan bir tekstil mühendisliği öğrencisi ve tescilli bir kitap kurdudur. Yetiştiği çevreyle ters düşen fikirleri nedeniyle abisi Kürşat'la didişmek rutin aktivitelerindendir. Mahalleden komşuları, abisinin biricik can dostu Fatih Arslan da Kapalı Çarşı'da yıllardır kuyumculuk yapmaktadır. Fatih, Bursaspor altyapısında yetişmiş eski bir futbolcudur fakat yaşadığı sakatlık sonucunda yeşil sahalara veda etmiş, baba mesleğini benimsemiştir. Bir dolunay gecesi, emrivaki yapıp Nil'i istemeye gelen densiz aile, Nil'in kavgasız gürültüsüz geçen yirmi yıllık hayatını bir anda altüst eder. Mahalle karışır, toksik maskülenitenin sözlük karşılığı damat aday adayını Fatih'in elinden zor alırlar. Olaylı gece karakolda biter. İşte her şey o dolunay gecesinin bittiği yerde başlar. Uçsuz bucaksız okyanuslar Ay'ın çekim gücüne karşı koyamazken, fâni kalpler nereye kadar direnebilir ki zaten? Tüm hakları Alfa Yayın Grubu'na aittir. Başlangıç tarihi: Haziran 2017
ALTI SANİYE | KİTAP OLDU by fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    Reads 72,235
  • WpVote
    Votes 7,542
  • WpPart
    Parts 22
Ekin, yıllar önce yaşadığı şehre yüksek lisans eğitimi için geri döner fakat şehrin üzerinde kara bulutlar dolaşmaktadır. Çalıştığı mağazanın genç bir adam tarafından izlendiğini fark eden Ekin, olacaklardan habersizdir. Art arda meydana gelen cinayetler, seri katil şüphesini doğururken mağazanın müdürünün ölümünden sonra oklar Ekin'i gösterir. Cinayetin peşine düşen Komiser Murat Karayel'e masumiyetini ispatlamaya çalışan Ekin, kendini geçmişle geleceğin karmaşasının ortasında bulur. Ekin'in tek bildiği, katilin gözlerinin içine daha önce baktığıdır. Geçmişin izleri, yerini gelecekteki kan izlerine bırakırken Ekin küçük intikamların peşinden koşar, Komiser Murat adaleti kovalar ve Poyraz kan izlerini silmeye çalışırken yağmur dansı yapar.
VEYL | KİTAP OLDU by fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    Reads 876,658
  • WpVote
    Votes 40,937
  • WpPart
    Parts 24
Veyl, üç kitaptan oluşan bir seridir ve ilk kitabı basılmıştır. İkinci ve üçüncü kitabı 2025-2026 yılları içerisinde basılacak ve seri tamamlanacaktır. Burada yalnızca tanıtım amaçlı bölümler bulunmaktadır. Cehennemin kapısı açıldı: Kötülerin Şehri'ne. Yekta Akay, suçluların gönderildiği Kötülerin Şehri isimli adaya düştüğünde suçlu olup olmadığını bilmiyordur. Tek bildiği, suçlu olamayacak kadar iyi bir kalbinin olduğudur. Kötülerin Şehri'nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta'nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır. Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta'yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri'dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler. Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri'nde hayatta kalabilecek midir?
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,799,878
  • WpVote
    Votes 305,105
  • WpPart
    Parts 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Uçurtmayı Sevmek by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 82,545
  • WpVote
    Votes 10,212
  • WpPart
    Parts 8
Serçeyi Öldürmek'ten tanıdığımız Zeliha ve Emir'in hikâyesidir.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 11,134,034
  • WpVote
    Votes 595,504
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.