zpcalnf
- LETTURE 305
- Voti 102
- Parti 12
Bazı hatalar sessizdir; kimse bilmez, kimse duymadan geçip gitti sanırsın. Oysa hiçbir iz sandığın kadar silik değildir. Kimi bedeller yıllar sonra gelir, ama gelir. Kimin kapısını çalacağını seçmez; bazen en masum olanların omuzlarına çöker ve insan fark eder ki, birinin gecesinde işlenen bir suç, başka birinin sabahına çöken ağırlıktır. Bazı hayatlar böyle karanlığın kıyısında başlar. Kimsenin etmediği bir duanın, kimsenin üstlenmediği bir günahın enkazında başlar.
Ama kader acımasızdır; başlangıç nerede karardıysa, hikâye orada son bulmaz. Çünkü karanlıktan çıkan her adım, birilerinin sakladığı gerçeğe doğru ilerler ve en sessiz geçmişler bile en yüksek sesle geri döner.
Yine de: bu hikâyede önemli olan, birilerinin doğruyu mu yanlışı mı yaptığı değil; o seçimlerin onda bıraktığı iz, taşıdığı yük, ödediği bedel ve kirin kimde daha çok biriktiğidir.
***
Dudaklarım kıvrıldı. "Bu bir satranç oyunu Doğan. Ve şah benim."
Bakışlarımız çakıştı. Göz bebeklerini çevreleyen altın sarısı hareler, tehlikeli bir girdap gibi dönüyordu. Yoğun ve sıcak bakıyordu. Sanki ruhuma dokunmuyor, oraya yapışıp kalıyordu.
Elinin tersiyle çenemi yukarıya, kendine doğru yönlendirdi. "Şah olabilirsin," kulağıma eğildiğinde, sıcak nefesi tenimi yaktı. "Ama oyun bittiğinde seni o tahtanın üzerine yatırıp mat edecek olan yine benim."
+18